Adnan Oktarcılar’ın, MEB’e bağlı resmi ve özel okullarda ve üniversitelerde, hem “evrim” karşıtı propaganda yaparak cirit attıkları hem de bunu kullanarak örgütlendikleri biliniyordu. Hatta buralardan devşirdikleri öğrencileri, “yarışma” adı altında Amerika’ya götürdükleri de…

Ancak, özellikle MEB’de, Oktarcılar’a ve onların farklı isimler altında kurdukları “Bilim”, “Eğitim”, “Teknoloji”, “inovasyon”, “robotik”, “biyomimetrik” kavramlarını kullanan BAV ve Doğa Bilimleri Derneği gibi paravan örgütlere kimlerin izin verdiği bilinmiyordu.

Mine Kırıkkanat’ın Cumhuriyet’te yayımlanan “Kucaktan kucağa Milli Eğitim” ve onun peşi sıra yayımlanan Gerçek Gündem’de “Adnan Oktarcılar’a Eğitimde “Turnike” İzninin Belgesi1” ve Odatv’de Hakan Erol’un “… MEB’den İzinleri Böyle Kopardı” başlıklı yazılar bazı izin belgelerinin ve isimlerin ortalığa dökülmesine neden oldu. Peki; Adnan Oktarcılar’a son izni kim verdi?

Paravan ‘Bilim’ Kuruluşu BAV

Adnan Oktarcılar’ın BAV, yani Bilim Araştırma Vakfı, yaklaşık yirmi iki, yirmi üç yıl öncesinden başlamıştı okullarda fink atmaya. Oktar’ın BAV şemsiyesi altında çalışan müritleri okullarda sergiler açıyor, konferanslar veriyorlardı. Boyalı sırma saçlarını laboratuarlarda kedicikler üzerinde özel ve sistematik çalışmalar yaparken ağartmış; büyük ‘bilim alimi’ ve hem Türkiye’nin hem de Dünyanın tek kedicik uzmanı Adnan Oktar’ın yazdığı iddia edilen Harun Yahya imzalı “Evrim Aldatmacası” adlı kitabı bir bildiri misali önüne gelene dağıtıyorlardı. Hem de kamyonları şehir merkezlerine çekerek…

Tek tek okullarda en küçük bir etkinlik için bin dereden su getirten, iğneden ipliğe mevzuatın gereklerinin peşine düşen MEB bürokrasisi, Adnan Oktarcılar’ın,  BAV adıyla faaliyet yapmak isteyen müritlerine karşı çok müşfiktiler. Kendilerinin yol olamadığı yerde, onlara engel olmamayı düstur bellemişlerdi. Hiç zorluk çıkarmadan kolayca faaliyet izni veriyorlardı. Bu izinleri verenlerin kimler olduğunu, şimdilik, bilmiyoruz elbette. Ama öğreneceğiz!

Ancak BAV’ın, Adnan Oktar ve müritleriyle ilişkisi iyice ayyuka çıkıp, ipliği ortalığa saçılınca, başka paravan kuruluşların yanı sıra Doğa Bilimleri Derneği kuruldu. Ve hızlı bir piar çalışmasıyla hedef kitleye ve kamuoyuna sunuldu.

Elbette MEB bürokrasisi, tıpkı BAV’a olduğu gibi, Doğa Bilimleri Derneği’ne ve onun Adnan Oktar’ın “turnikeci”si olduğu yazılıp çizilen başkanı Altuğ Revnak Eti’ye ilgisini esirgemedi. Derneğin kurulduğu tarih olan 2008’den itibaren, neredeyse her yıl MEB’e bağlı resmi ve özel okullarda faaliyet izni verdi.

Operasyondan Önceki Son “Turnike”

Odatv’de Hakan Erol, Doğa Bilimleri Derneği’ne Milli Eğitim Bakanlığı YEĞİTEK Genel Müdürlerince imzalanıp verilen üç izin belgesini yayınladı. Bunlardan üçüncüsü hem son izin belgesi olma niteliği taşıyordu hem de Ziya Selçuk’un Maya Okulları’yla birlikte, Adnan Oktar’ın “turnikeci”si olduğu söylenen Altuğ Revnak Eti’nin eğitimde son “turnike”sine icazet özelliği…

Kronolojik olarak baktığımızda, aslında Altuğ Revnak Eti, Ziya Selçuk’la kurduğu ve “Abi” diyecek kadar yakın olduğunu belirttiği ilişkisiyle, onun okulundaki konferansın kilometre taşlarını çok öncesinden döşüyordu. Kendi sayfasından yaptığı 16 Haziran 2017 ve 23 Haziran 2017 tarihli iki paylaşım bunun delili gibi ortada duruyordu. Özellikle de paylaşımlara eklediği “Vex Robotik, Bilişim Garajı, Maya Koleji Türk usulü işbirliğine geçti” sözüyle bunu perçinliyordu.

Ancak tek başına bunlar Altuğ Revnak Eti’nin Maya Koleji öğrencilerinin arasında boy göstermesi için yeterli değildi. Çünkü bunu resmi olarak yapabilmesi için 2017-2018 eğitim öğretim yılına ilişkin de MEB bürokrasisinin icazetine ihtiyaç vardı. Bu icazeti almak da çocuk oyuncağı kadar kolaydı onun için…

Yapması gereken tek şey YEĞİTEK’e bir dilekçe yazmaktı. 1 Ağustos 2017 tarihli bir dilekçeyle Doğa Bilimleri Derneği Başkanı sıfatıyla başvurusunu yaptı. Aynı gün işleme alınan dilekçe ve içeriğinde belirtilen taleplere, usulen 15 gün bile beklemeden, 7 Ağustos 2017 tarihinde onay verildi.

Onayı veren kişi Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz’ın YEĞİTEK koltuğuna oturttuğu, hemşerisi Bilal’di. Yani YEĞİTEK Genel Müdürü Bilal Tırnakçı.

Yalnızca Konferans İzni Değil

Bilal Tırnakçı tarafından verilen bu iznin, önceki gibi önemli bir diğer özelliği ise Adnan Oktar’ın Doğa Bilimleri Derneği’yle okullarda ve öğrenciler arasında “yarışma”lar düzenlemesinin de yolunu açmasıydı. Yalnızca bu da değil. Bu izin sayesinde bazı öğrencilerin, söz konusu kişiler tarafından “yarışma” adı altında Amerika’ya götürülmesi de mümkün oldu. Bunun da görselleri var.

Peki; Doğa Bilimleri Derneği kapatıldı, Altuğ Revnak Eti itirafçı oldu diye bu faaliyetler bitti mi? Elbette hayır! Adnan Oktarcılar’la bağlantıları sır olmayan kişilerin faaliyetleri, operasyon ve tutuklamalar sonrasında da devam etti.

Bu kez yalnızca okullarla da sınırlı kalmadılar. Ne yazık ki bazı CHP’li belediyeleri de etkinlik alanlarına kattılar ki bunlara yeri ve zamanı geldikçe, daha sonraki yazılarda değineceğiz. Bakalım kimler varmış bu ilişki ağının içinde? Kimler kimlerle berabermiş? Hep birlikte göreceğiz efendim…

 

* Ankara Üniversitesi, DTCF Felsefe Bölümü mezunu ve “Arzu Okulu”, “Aşk Mavidir Öğretmenim”,  “Öğretmen Düzenin Duvarındaki Tuğla”, “Edebiyat Nedir Ki…”, “Allah dedi Üstad-ı Azam” kitaplarının yazarı. Felsefenin Işığında / Felsefece; http://atalaygirgin.blogspot.com

 

1 “Adnan Oktarcılar’a Eğitimde “Turnike” İzninin Belgesi” başlıklı yazı: https://www.gercekgundem.com/yazarlar/atalay-girgin/3400/adnan-oktarcilara-egitimde-turnike-izninin-belgesi