Hazır mıyız?

Fenerbahçe'nin yeni teknik direktörü Jorge Jesus, başkan Ali Koç'a yaklaşıyor ve gülerek Türkçe soruyor; hazır mıyız?

Başkan gülerek el sıkışıp sarılıyor.

Soru benim kafamda defalarca dönüyor, acaba gerçekten hepimiz hazır mıyız?

Mesela Fenerbahçe yönetimi,

Aylardır beklesek de en nihayetinde teknik direktöre imzayı Haziran başında attırdık. Hatta hoca, takımı aylardır izliyormuş.

Geçmiş yıllara oranla bu bir nebze avantaj sayılır.

Acaba takımı da kampa kadar tamamlayabilecek miyiz, en azından olmazsa olmaz diyebileceğimiz mevkilere oyuncu alıp kamp otobüsüne bindirebilecek miyiz?

Transferleri hocanın listesine uygun yapabilecek miyiz, sezon başında hocanın sistemine uygun derin bir kadromuz olacak mı?

Kadroyu yaptık, lig başladı, sonuçlar istediğimiz gibi gitmezse hocanın işine karışacak mıyız?

İstediğimiz oyuncular beklediğimiz süreleri alamazsa, oyun ilk haftalarda beklediğimiz randımanı vermezse hocaya göndermeler içeren basın toplantıları yapacak mıyız, maç sonu röportajlarında imalar olacak mı?

Taraftar, hocaya ve takıma tepki gösterdiğinde yanlarında gerektiği kadar dik duracak mıyız?

Türkiye'nin zorlu futbol ikliminde, Samandıra'da izole bir ortam sağlayabilecek miyiz?

Mesela Fenerbahçe taraftarı;

Transfer sevdiğimiz için yönetimin üzerinde sürekli daha çok daha çok topçu alınması için baskı kurmayı bırakabilecek miyiz?

Yeni gelen topçuları ilk günden kral ilan etmekten vazgeçecek miyiz, sahada performans göstermelerini bekleyebilecek miyiz?

Takımın üzerinde daha ilk hazırlık maçından itibaren büyük baskı kurma alışkanlığımızı bastırabilecek miyiz?

Üç gün önce kral ilan ettiğimiz topçuları ilk pas hatasında çöp ilan etmeden durabilecek miyiz?

Erken açılan sezonda takıma yeteri kadar kredi verebilecek miyiz? Olumsuz sonuçlarda sakin kalabilecek miyiz?

Daha Temmuz ayında, bu takımdan hiçbir şey olmaz dememeyi başarabilecek miyiz?

Tribünde maç boyu sahadaki oyuna destek verip kendi takımımız üzerinde anlamsız baskı kurmadan pozitif bir hava yaratabilecek miyiz?

Kadıköy'ü rakipler için 2000’lerin başındaki gibi gitmek istenecek en son stat günlerine döndürebilecek miyiz?

Gök gürültüsü gibi sahaya çökebilecek miyiz?

Sahada gerilim had safhadayken arabesk bete yerine oraya gereken baskıyı kurabilecek miyiz?

Tribünde teknik direktör değil taraftar olduğumuzu hep hatırlayabilecek miyiz?

Takım yine sahadaki kararlarla kırılırsa arkalarında duracak mıyız? Onları iklimin geriliminden uzak tutabilecek miyiz?

Hep oynamalarını istediğimiz genç topçular sahaya çıktığında yeteri kadar gerçekten sabredebilecek miyiz?

Tıpkı yönetim gibi hocanın sistemini oturtmasına gereken zamanı verebilecek miyiz?

Mesela Fenerbahçe futbolcusu;

Geçen senenin son bölümünde roller doğru dağıtıldığında yakaladığımız havayı bu seneye taşıyabilecek miyiz?

Hocanın sistemine ayak uydurabilmek için bir adım daha fazla bir adım daha fazla atabilecek miyiz?

Bu sistemi yukarı taşıyabilmek için kendi önceliklerimizi bir kenara bırakıp önce takım diyebilecek miyiz?

Sahada da kenarda da aynı hedefe hep beraber odaklanabilecek miyiz?

Oyundan alındığımız zaman hem sahada kalabilme hırsını taşıyıp hem giren arkadaşımızı motive edebilecek miyiz?

Yönetimin ve taraftarın sabırsız olduğu zamanlarda sakin kalabilecek miyiz?

Formayı hak etmek için her şeyi yapıp alamadığımızda hocaya saygı duyup alabilmek için daha fazlasını daha fazlasını yapabilecek miyiz?

Futbol iklimi malum, her zaman sahaya odaklanabilecek miyiz?

Taraftarın gönlünü kazanmak için forma öpmek yerine forma terletmenin gerekliliğini hep hatırlayacak mıyız?

Mesela yönetimiyle topçusuyla taraftarıyla;

Geçmiş yıllarda yapılan hatalardan topluca ders çıkarabilecek miyiz?

Şampiyonluk hasreti 8 yıla çıkmışken. Hem şampiyon olmanın gerekliliğini hissedip hem bunun baskısından bağımsız mücadele edebilecek miyiz?

Geçen yıl olduğu gibi kritik bir maçta hakem kararıyla kırılırsak "bizi şampiyon yapmazlar" havasına girmeden gerektiği kadar itirazımızı edip sahaya odaklanabilecek miyiz?

Eskisiyle yenisiyle yönetici taraftar topçu isimlerden bağımsız Fenerbahçe için bir arada durabilecek miyiz?

Hocanın işini hocaya bir gün değil sene boyu bırakabilecek miyiz?

İki günde şampiyon ilan etmelerden. Üçüncü gün dibe vurmalardan kurtulabilecek miyiz?

Evet duygularını en güçlü yaşayan bunu da hep gösteren bir camiayız. Ezelden beri de öyleyiz ama bunları bu kez doğru yönetebilecek miyiz?

Liste uzar gider. Dost da acı söyler.

Bu satırları okuyan herkes bunları benden iyi bilir.

Bilmekle kalmayıp hatırlarsak gerçekten hazırız diyebiliriz.

Federasyon, hakem, basın vesaire etken çok. Onlar buranın konusu değil. Biz bize bakalım.

Hocam size şimdilik sadece başarılar dilerim.

Hazırsak başlayalım.

Arda gülsün Fenerbahçe gülsün...

Etiketler
Jorge Jesus