Neredeyse doğar doğmaz hayata 1-0 yenik başladı Afyonlu Hatice. Daha 5 yaşındayken annesini elektrik çarpması, 2 yıl sonra da babasını Trafik kazasında kaybetti. 14 yaşındayken, yaşı büyütülüp evlendirildi. 13 yıl ev kadınlığı ve iki çocuk sonrasında ortaokul mezunu olarak sınava girip memur oldu. Arkasından açık liseye kayıt yaptırdı, sözelde sadece tek yanlışla üniversiteyi kazandı. Üniversiteyi okurken eşini kanserden kaybetti. Ama o yılmadı, Malatya’da öğretmen olup her hafta yüksek lisans için Konya’ya gitti.

HİNDİSTAN’DA GÖREV YAPTI

Ardından doktoraya başladı. Altunkaya 3 yıl önce YÖK tarafından ‘doçent’ unvanıyla Hindistan’daki bir üniversiteye Türkçe öğretmeni olarak atandı. Orada 1 yıl görev yaptı, yeni kültürler tanıdı. Kendi hikâyesini Esma olarak, bir Hindistanlı kadının hikayesini Ayşe olarak, bir Kanadalı kadının hikayesini Maria olarak Lotus Çiçekleri kitabında anlattı. Kahramanlarından Esma’nın yüzde 50 kendisi olduğunu söyleyen Doç. Dr. Hatice Altunkaya, 3 kadını neden Türkiye, Kanada ve Hindistan’dan seçtiğini ise şöyle anlattı:

MESAJLA EŞ BOŞAYAN VAR

“Hindistan’da Hindu ve Müslümanlarla tanıştım. Müslüman kadınların aslında Kuran’da yer almadığı şekilde, örflere dayalı olarak eziyet çektiklerine şahit oldum. Whatsapp mesajıyla kocalarının, 3 kez ‘Boş ol’ yazarak boşadıklarını gördüm. Hindu inancında kocası ölen kadının cennete gitmesi için eşiyle birlikte yakıldığını gördüm. Neden bir kadın öldüğünde kocası yakılmıyor da, kadınlar yakılıyor cennete gitsin diye. Kadınların maruz kaldığı durumlar beni çok rahatsız etti. Bunlardan biri Ayşe’ydi. Hindistan’ta, Bahailik dininin merkezi olan ve Lotus çiçeğine benzer şekilde yapılmış Lotus Tapınağı’nda Kanadalı Maria ile tanıştım. Bahailik dini hakkında sohbetlerimiz oldu. Öğrendiklerimin hepsini bir kurguya dönüştürüp mesaj vermek için Lotus Çiçekleri’ni yazdım.”

BEN YAPTIM SİZ DE YAPARSINIZ

Hatice Altunkaya, kitabıyla vermek istediği mesajı şu sözlerle anlatıyor: “Amacım, tüm dünya kadınlarına daha iyi bir dünya için hizmet edebilmek. Yayımlanmış olan Lotus Çiçekleri kitabım ile kadınlara ‘Yapabilirsiniz’ demek istiyorum. Herkes hep ülkeyi kurtarma derdinde. Birey önce kendini kurtarmalı. Kendini kurtarabilirse en yakınından, çocuklarından başlayıp halkayı genişletir, elinin değdiği her şeyi kurtarabilir. Toplum da gelişir. 14 yaşında anne babam yoktu ama hep, ‘Kendimi nasıl kurtarabilirim’ dedim. Kendimi kurtardıktan sonra kızımı kurtardım. Dini, ırkı ne olursa olsun iyiler iyidir. Birçok ülke gezerek bunu deneyimledim.”