Bilim insanları sosyal yaşamın en çok merak edilen konusunu masaya yatırdı. İlginç sonuçlar çıktı. Rotterdam Erasmus Üniversitesi Davranış Bilimi Uzmanı Prof. Dr. Sophie Van Der Zee, “Yalan tespit etmede bu kadar kötü olmamızın nedenlerinden biri, yalan söyleyen insanların olabildiğince dürüst görünmeye çalışmasıdır. Ancak beden dilini taklit etmek farkında olmadıkları yalan davranışıdır ve kontrol etmek zordur” dedi.

Profesör Van der Zee, birinin yalan söyleyip söylemediğini belirlemenin yollarını araştıran pek çok araştırmanın yalan söylenen insanları da dikkate aldığını belirterek, “Konuşma, muhatabımızın davranışına göre davranışımızı ayarladığımız bir dans olarak görülüyorsa, kesinlikle her iki ortağa da bakmalıyız” diye konuştu.

Van der Zee, “Onlarca yıldır aldatma araştırmacıları, yalan söylemenin her zaman konuşmanın bir parçası olduğu gerçeğini görmezden geldi, Yalancıların davranış şeklinin aslında diğer kişiden de etkilenebileceğini düşünüyoruz” şeklinde konuştu.

Royal Society Open Science dergisinde yayınlanan çalışma, karmaşıklığı artan yalanlar söyleme talimatı verilen yaklaşık 100 gönüllüyü inceledi. Araştırmada hem onlara hem de konuştukları kişilere, hareketlerini takip eden cihazlar takıldı. Çalışmasında ve yayınlanmayı bekleyen diğer çalışmalarında bulunan şey şuydu: İnsanlar karmaşık bir yalan söylerken karşısındakiyle daha fazla senkronize oluyorlar.

Araştırmada işbirliği yapan Lancaster Üniversitesi’nden Paul Taylor, “Beden dilini karşındakiyle senkronize etmek, insanların zihinsel olarak da uyum içinde olduklarını gösterme yoludur. Barda biriyle konuşurken yarım kadehten sonra aynı anda içmezsen, şansın iyi geçmez” dedi.