'İstismar videoları ahlak dışı davranışların normalleşmesine yol açıyor'

Prof. Dr. Levent Eraslan, sosyal medya platformlarında yaptıkları araştırmanın sonucunda çocuk istismarı içeren videoların hemen her dilde yayımlandığını ve toplamda milyarlarca tıklanma oranına ulaştığını gördüklerini söyledi.

'İstismar videoları ahlak dışı davranışların normalleşmesine yol açıyor'

Sosyal medya uzmanı Prof. Dr. Eraslan, "Bu neye yol açar? Bu, böylesi gayri ahlaki durumların normalleştirilmesi, ahlak dışı davranışların normalleşmesine yol açmakta" dedi.

Sosyal medya platformu Youtube üzerinden çocuk istismarına yönelik yayın yapan kanallara karşı sosyal medya kullanıcılarının gösterdiği büyük tepki Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığını harekete geçirdi. Bakanlık, milyonlarca kez izlenen söz konusu videoların yayınlandığı 'Gerçek Hikayeler', 'Hikayem Bitmedi', 'İşte Benim Hikayem' ve 'Hayatın Penceresi' adlı kanallar hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) bu videolara erişimi engellerken, Emniyet Genel Müdürlüğü de (EGM) sosyal medyada genel ahlak kurallarına aykırı yayın yapan kanalların birçoğunun kapatıldığını, suç teşkil ettiği değerlendirilen içeriklerin de kaldırıldığını açıkladı.

'ÜZÜCÜ TARAFI MİLYONLARCA KEZ İZLENMESİ'

Anadolu Üniversitesi Rektör Yardımcısı, Sosyal Medya ve Dijital Güvenlik, Eğitim, Uygulama ve Araştırma Merkezi (SODİGEM) Müdürü Prof. Dr. Levent Eraslan, sosyal medya üzerindeki çocuk istismarı yayınlarını değerlendirdi. Youtube'de 'Kendi hikayeni anlat' adıyla başlayan bir modanın varlığına dikkat çeken Prof. Dr. Eraslan, "Çocukların özellikle cinsellik, madde kullanımı, ahlaki deformasyonlara iten bazı hikayeleri anime hali yani oyunlaştırılmış, çizgi roman hallerini biz Youtube'da gördük. İşin en üzüntü veren yanı bu animasyonların milyonlarca kere izlenmiş olması. 'Annem hastanedeyken babam eve kadın getirdi', 'Evde arkadaşımdan hamile kaldım', '15 yaşında hamileyim' gibi söylerken bile insanları rahatsız edici bu tarz videolar milyonlarca kere izlenmiş. Problem bu" dedi.

'AHLAK DIŞI DAVRANIŞLARIN NORMALLEŞMESİNE YOL AÇIYOR'

Prof. Dr. Eraslan, SODİGEM olarak sosyal medya platformlarında yaptıkları araştırmanın sonucunda 'kendi hikayeni anlat' formatında çocuk istismarı içeren videoların hemen her dilde yayımlandığını ve toplamda milyarlarca tıklanma oranına ulaştığını gördüklerini söyledi. Prof. Dr. Eraslan, "Bu neye yol açar? Bu, böylesi gayri ahlaki durumların normalleştirilmesi, ahlak dışı davranışların normalleşmesine yol açmakta ve bunların hedef kitlesi de 15 ve 18 yaş grubu, yani ergen grubu. Böylesi bir videoyu izleyen bir genç kızın milyonlarca kişinin de bunu izlediğini ve altına yorum yaptığını görünce normal, olağan karşılaması, gündelik yaşamın bir normal süreci gibi görmesi benzeri çok olumsuz durumlar ortaya çıkmakta. Aile Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Milli Eğitim Bakanlığı, BTK ve kolluk güçlerinin böylesi durumları haber olmadan önce saptamaları ve engellemeleri gerekiyor" diye konuştu.

'ANNE BABALAR DİKKAT ETMELİ'

Prof. Dr. Eraslan, çocukların zararlı içerikli videoları izlemesinin önüne geçmek isteyen ailelere de uyarıda bulunarak, şunları kaydetti:
"Teknik olarak erişim yasağı getirmek çare mi? Aslında değil. Ben şimdi şunu sormak istiyorum ebeveynlere. Bir, çocuklarınız hangi Youtube kanalına abone, bunu biliyor musunuz? İki, VPN, DNS gibi uygulamalar çocuklarınızın bilgisayarlarında var mı? Üç, kriminal saat denilen gece 02.00 ile 05.00 arası çocuklarınız internet ve sosyal medyada online mı? Doğum tarihlerini abone olurken büyük mü yazmışlar? Ya da otomatik temizleme araçları dediğimiz internetteki geçmişi silen araçlar kullanılıyor mu? İşte bakın bu parametreler bile çocuğumuzun böylesi videolara, böylesi alanlara girdiğinin bir izi olabilir. Bu yüzden anne ve babalara, karar vericilere çok büyük görev düşmekte. Çünkü çok ciddi bir prodüksiyon var burada. Yani seslendirme, ciddi bir altyapı, fon müziği ve bir animasyonla böylesi videolar dolaşıma sunulmakta."

'AMAÇ EKONOMİK KAZANÇ SAĞLAMAK'

Söz konusu videoların kaynağı araştırıldığında Rusya, ABD ve Fransa'nın görüldüğünü belirten Eraslan, "Tabii buradaki amaç ekonomik kazanç sağlamak. Çünkü videoların başında ortasında ve sonunda reklamlar var. Artı Youtube biliyorsunuz izleme oranına göre bir ödüllendirme sistemine de sahip. 'Kolunu kesen çocuk' videosunu 500 bin kişi izlemiş. 'Okulda sevgilimden hamile kaldım' videosu tam 4 milyon kez izlenmiş. Böylesi bir problemle, böylesi bir deformasyonla karşı karşıyayız. Bu yüzden bunlara dönük olarak anne ve babaların eğitilmesi, çocukların bilinçlendirilmesi, karar vericilerin de gerekli tedbirleri alması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

2000 yılı ve sonrasında doğan çocuklar için 'dijital yerli' tanımının yapıldığını hatırlatan Prof. Dr. Eraslan, teknolojiyi çok iyi kullanan bu neslin ebeveyn filtrelerini aşmanın yollarını da bulabildiğini dile getirdi.

'EBEVEYN DENETİM PROGRAMLARI VAR'

Prof. Dr. Eraslan, teknik olarak bazı tedbirlerin olduğunu, örneğin ebeveyn denetim programlarının aktifleştirilmesinin çocukların hangi video kanallarına, hangi sosyal ağlarına girdiğini belirleyen ve bunları ebeveynlere ileten programların söz konusu olduğunu bildirerek, "İşte 'Google Family Link' denilen bir uygulama var mesela. Anında sistem size bilgi veriyor. Anne ve babalar için çocuklarını istemedikleri yerlere sokmayan programlar, uygulamalar var. Fakat teknik sınırlandırmalardan ziyade bir çocuk böylesi yerlere girmemeyi kendi içselleştirmeli. Buna dönük eğitim verilmeli. Karar vericilerin de bu süreçleri önceden izleyip, gözetleyip tedbir alması gerekmektedir. Aksi takdirde böylesi durumlar daha da artacak" dedi.