İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay, katıldığı bir televizyon programında yaz tatilinden sağlıklı yaşama kadar birçok alanda tavsiyelerde bulundu.

Karatay, bilinenin aksine en ideal güneşlenme zamanının öğle vakti saat 12.00'de olduğunu söylerken, havuzlarda bulunan klorun insan sağlığı için tehlikelerine vurgu yaptı.

Habertürk'ten Kübra Par'ın sorularını yanıtlayan Karatay, yaz tatili için bazı önerilerde bulunurken, "Güneş D vitamini, vitamin değil. Vücudumuzda üretilen bir hormon. Cildimiz bunu yapar. Vücudun ürettiği hiçbir şey vitamin değildir. Esas gün ışığı vitaminidir. Atmosferin en kısa mesafede geçtiğinde en etkili olur. Bu gölgenizin güneşte en kısa olduğu zamandır. Bilinen aksine 12.00 öğle civarındadır. 20 dakika durmanız yeterlidir. Başınıza da güzel bir şapka koyarsanız. Dediğim gibi gölgenizin en kısa olduğu zaman. 20 dakika dursanız, insan vücudu 25 bin D vitamini üretiyor. En önemli antioksidanlardan biridir. En önemli bağışık sistemi hormonlarından biridir" dedi.

Karatay'ın açıklamalarından satır başları şöyle:

"Güneş kremi sürdüğünüzde vücuda D vitamini girmiyor"

"Kimyasalların zararı var. Sürdüğünüz güneş kremleri vücuttan içeri giriyor. Güneş kremi sürdüğünüzde vücuda D vitamini girmiyor ki. Sürmeden güneşleneceksiniz. Deniz çok faydalıdır. Ne zaman işinize geliyorsa, ne zaman sizi mutlu ediyorsa o zaman girin ve istediğiniz kadar kalın. Ben havuzlara kökünden karşıyım. Havuzlardaki klor çok tehlikeli. Kimyasallarla temizleniyor. Klor havuzda kaldığınız sürece cilte emiliyor. Çocukların gözünün kırmızı olması, burnunun akması klor zehirlenmesidir. Bunların vücuttaki hücrelerde reseptörler, hüce içinde açılan kapılarda iyot, klorür, florüre anti iyot denir ve bunlar kanserojen elementler. Vücuda girdikleri zaman çok sağlıklı ve elzem olan iyodun kullanılmasını engelliyorlar.

"Evlerde arap sabunu ve sirke kullanılmalıdır"

"Gizli haşimato diye bir şey var. İleri safhada guatr oluyor. Bunlar ölçülüyor. Spot idrarınızda iyota bakacaksınız. İyot eksikliği klorür ve florür zehirlenmesinin belirtisidir. Dünya Sağlık Organizasyonu yaygın olarak vücutta iyot eksikliğini bildirdi. İyotu deniz ve deniz havasından, deniz mahsullerinden alabilirsiniz. Vücuttunuzda brovür fazlaysa, tabii ki Türkiye'de herkeste fazla çünkü unlu mamüllerde var. Brovür sıktığınız saç spreyinde var. Bütün mobilyalarda var. Arabayı aldığınızda kokar ya, o brovür. Bütün temizlik deterjanlarında var. Evlerde arap sabunu ve sirke kullanılmalıdır.

"Çok rica ediyorum ithal hayvanı kesmesinler"

"Kurban kesilir ve dağıtılır. Şimdi etler çok pahalı herkes kesiyor ve depo ediyor. Kurban geleneği dağıtmak içindir. Çok rica ediyorum ithal hayvanı kesmesinler. Canlı hayvanları niye ithal ediyoruz? Kendi hayvanlarımız, meralarımız varken. Meralarımızı çoğaltalım, açıkta beslensinler. Meralarımızı ilaçlamayalım. Tarım ilaçları brovür demek, o yüzden zehir. Pişirmeye gelirsek, ızgara, saç kavurma, kıyma yapılabilir. Babam rahmetli kurbanın kuyruğunu eritir, yağını içerdi. Tazeyken et daha sert olur, onun da tadı başkadır. Dinlendirip de tüketebilirsiniz.

"'Yağlar donuyor, damarları tıkıyor', inanmayın"

"Ben Türk mutfağını bilirim, dünya mutfağını bilmem. Çiğ balık Türkiye'de de yenir. Türkiye'de de salamura yapılıyor. Niçin zararı olsun? Eskiden İstanbul'da uskumru çıkardı, çiroz yapılırdı. Çiroz en sevdiğim balıktır. Yağların donması diye bir şey olmaz. Çünkü insan vücudunun derecesi yağların donmasına imkan vermez. "Yağlar donuyor, damarları tıkıyor", inanmayın. Yediğiniz yağların cinsi önemli. Donan yağlar trans yağlardır. Donmak diye bir şey yok. Bir de yağ eritme diye bir şey yok. Vücuda biriken yağlar kolay kolay eremez, tavaya koyar gibi. Soğuk su içiyorsun, bir kere yemekte su içmek doğru değil. Hazmı zorlaştırır. Mide suyunu, asidini hormonları sulandırır, hazmedemezsiniz. Senelerdir musluk suyunu arıtıp içiyorum. Güvenmediğim için değil, kolay olduğu için.

"Doyuncaya kadar yiyeceksiniz, limit diye bir şey yok"

"Avokado Türkiye'de üretiliyor. En sağlıklı meyvelerden biri. Yağı çok önemli. Bol yağı ve lifi vardır. Avokado tok tutar. Çok pahalı. Gücünüz yetiyorsa yiyin derim, zararı yok tabii ki. Doyuncaya kadar yiyeceksiniz, limit diye bir şey yok. Vücut ihtiyacı olduğunu size söylüyor zaten. İhtiyacı olmadığı zaman istemiyor zaten. O güzel vücudunuzun sesini dinleyin, güvenin. İnsan vücudu sizden daha akıllı. Doymamanızın sebebi vücudunuzdaki enzim ve hormonal dengenin bozukluğunu gösteriyor. Yedikleriniz sizi acıktırmazsa sağlıklıdır.

"Hz. Muhammed ve İbn-i Sina 'iki öğün yemek yiyin' diyor"

"İbn-i Sina 11. yüzyılda iki öğün sağlıklıdır diyor. 10 asır önce İbn-i Sina 'iki öğün sağlıklı, üç öğün hastalıktır' diyor. Hz. Muhammed de iki öğün yerdi. Vücut ona göre programlanmıştır. Hindistan cevizi yağı tereyağla aynıdır. Doymuş yağdır. Tereyağı hayvansal doymuş yağdır, hindistan cevizi yağı da bitkisel doymuş yağdır. Her ikisi de faydalıdır. Ama ithal ediliyor, tereyağ yiyin. Zeytinyağı, tereyağı alzheimeri önler. Esas tehlikeli olan palmiye yağıdır ve her şeyin içinde vardır.

"Siz üç ay veya üç sene makinelere bağlı yoğun bakımda kalıyorsanız ona uzun ömür deniyor"

"Eskiden insan ömrü kısaydı, çünkü salgın hastalıklar vardı. Sular hijyen değildi. Şimdi insan ömrü uzamadı. Yaşadığınız ömrün kalitesine bakacaksınız. Siz üç ay veya üç sene yoğun bakımda kalıyorsanız makinelere bağlı olarak ona uzun ömür deniyor. Bütün teknoloji ve ilaçlara rağmen maalesef insanlar hasta. Bugün 20 yaşındaki çocukların haşematosu var, tiroid kanseri var. İlaçlar ömrü uzatmaz. Gençlerin maalesef hepsi sağlıksız. Kimyasalların piyasaya sürülmesinden, yiyeceklerin fabrikada üretilmesinden, yapay olmasından, tarım ilaçlarının piyasaya sürülmesinden, hibrit tohumların İsrail'den ithal edilmesinden.

"Türk kahvesi şeker katılmadan içilirse sağlıklıdır, kahveden korkmayacağız"

"Protein yağla yenildiği zaman faydalı. Pirzolayı, pastırmayı düşünün. Üçe bir oranındadır. Protein üçse bir yağ yanında olacak. Beyin için, göz için, kulak için, prostat için. Eriyenler hepsi kimyasal dolu. Türk kahvesinin hazırlanış şekli, çekirdekli, baskılar var, filtreler var, bunlara şeker katılmadan üstüne süt tozu katılmadan içilirse sağlıklıdır. Kahveden korkmayacağız. Rahmetli dedem Türk kahvesi şekeri sevmez derdi. Ne seviyorsanız onu için ama şeker katmayın içine, süt tozu katmayın içine. Gençleri protein tozlarıyla zehirlemeyin. Bütün spor salonlarında satıyor. Çok tehlikelidir, sporcuların ve gençlerin erken ölümüne sebep oluyor. Tamamen ithal edilmesi yasaklanmalıdır.

"Haftada 24 tane yiyenlerle 1 tane yiyenlerin kolesterolünde bir fark yok"

"Yumurta artık bütün dünyada süper besin olarak kabul edilmiş durumda. Yapılan bütün araştırmalar yumurta yiyenlerde kolesterolün düştüğünü gösterdi. Yumurta bütünüyle, sarısıyla yendiğinde şeker hastalığını yendiğini gösterdi. Alzheimerı önlediğini gösterdi. Haftada 24 tane yiyenlerle 1 tane yiyenlerin kolesterolünde bir fark yok. Senelerce bu ülkede süper besin olan yumurta yasaklandı. Bütün yumurtalar aynıdır günümüzde, hepsi ticari. Doğal beslenecekler, serbest gezen olacaklar. Güney Afrika'da ihtisas yaptım. O zaman ırkçılığın en sıkı, koyu olan zamanıydı. Siyah ailelere haftada 200 gramdan fazla protein girmesi yasaklanmıştı. Türkiye'de de onu yaptılar, 'yumurta yemeyin, yağ yemeyin' nedin? Beyin çalıştırıyor da ondan. Ben bunu yaşadığım için söylüyorum.

"Oğlum İngiliz bir kıza aşıktı, aşktan dolayı vejeteryan oldu"

"Oğlum vejeteryan. Tepki olarak vejeteryan olmadı, İngiliz bir kıza aşıktı, aşktan dolayı oldu. Biz çocukluktan beri ne yaptıysak onu yapıyoruz. Sizlere yeni geliyor. Annelerimiz Cumhuriyet'in ilk öğretmenleri. Parasız yatılı olarak okumuşlar. Bütün yemeklerin nasıl yapılacağını öğretmenler anlatırdı bize. Kaynanam rahmetli oldu, ıspanağı haşlamaş çiğ yedirirdi. Haşlayınca lezzetli oluyor ama gıda kalitesini kaybediyor. Ispanak salatası, karalahana salatası yapıyorum.Beni Nebahat Çehre ile niye karıştırıyorlar. Türkiye güzeli olmuş bir hanım. Ben kimim ki onunla karşılaştırılıyorum. Kendisini çok seviyorum."