• BIST 106.474
  • Altın 151,840
  • Dolar 3,6440
  • Euro 4,3033
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 3 °C

'Yarın ne olacağını kimse bilmiyor'

'Yarın ne olacağını kimse bilmiyor'
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Milli Savunma Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşülmelerine başlandı.

ANKARA (ANKA) - Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, 2015 Yılı Bütçesine ilişkin yaptığı konuşmada, "Ukrayna'da, Gürcistan'da, Azerbaycan'da, Ermenistan'da, Irak'ta, Suriye'de, Libya'da ve Yemen'de yarın ne olacağını kimse bilmemektedir" dedi.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu'nda, Milli Savunma Bakanlığı'nın 2015 yılı bütçesinin görüşülmelerine başlandı. Görüşmelerin ilk bölümünde Bakan Yılmaz, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Müsteşarlığı 2015 yılı bütçesine ilişkin sunumunda, 21. yüzyılda ülkelerin uluslararası tanınmış coğrafi sınırlarının değiştiğini dikkat çekerek, "Ukrayna'da, Gürcistan'da, Azerbaycan'da, Ermenistan'da, Irak'ta, Suriye'de, Libya'da ve Yemen'de yarın ne olacağını kimse bilmemektedir" dedi.

Fırsatların ve tehditlerin iç içe geçtiği bu süreçte siyasal güç dengelerinin her gün değiştiğini ifade eden Yılmaz, Türkiye'nin her şeye rağmen bu coğrafyanın barış adası ve güvenli limanı olma vasfını sürdürdüğünü de söyledi. "Bir taraftan Ortadoğu diğer taraftan Ukrayna'da Avrasya güvenlik mimarisini derinden etkileyecek, stratejik önemde gelişmeler yaşanmaktadır" diyen Yılmaz, şöyle devam etti:

"Bu kapsamda Rusya Federasyonu'nun Ukrayna'da istikrarsızlığı körükleyen, ülkemizin ve bölgedeki diğer ülkelerin derin güvenlik kaygısı duymasına sebep olan tavırları, Suriye ve Irak başta olmak üzere Ortadoğu'daki gelişmelerin ortaya koyduğu tehditler, ülkemizin süratle değişmekte olan bu yeni güvenlik ortamında her türlü risk ve tehditlere karşı mücadeleye hazır olmasını gerektirmektedir. Sorunların etkin müzakere ve işbirliğiyle çözülmesi gerektiğine inanan Türkiye'nin yeniden yapılanmakta olan güvenlik ortamında gerek tek başına gerekse müttefikleriyle uluslararası konjonktürdeki gelişmeleri, sınırlarının ötesinde yönlendirebilecek stratejilere ve yeteneklere sahip olmasını gerektirmektedir. Bu amaç doğrultusunda ülkemizin güvenlik ve bölgesel politikaları yönlendirebilme kapasitesini geliştirmesi kaçınılmazdır. Yaşanan süreçte ülkemizin bölgesinde yaşanan uluslararası istikrarsızlık ve belirsizlikleri fırsata çevirebilme ve yönlendirebilme kapasitesinin geliştirilmesi ve idamesi ancak güçlü bir Türk Silahlı Kuvvetleriyle mümkündür.

Avrupa ve çevresinde yeniden şekillenmekte olan güvenlik ortamında özellikle NATO üyesi ülkelerin askeri yeteneklerini geliştirmeleri ve buna yönelik olarak kapasitelerini artırmaları gerektiği görüşündeyiz. Türkiye 2013'te gayrisafi yurt içi hasılasının yüzde 1,74'ünü savunma harcamalarına ayırmıştı. Bu konuda NATO ülkeleri arasında 7. sırada yer alıyoruz. Türkiye gerek tek başına gerekse üyesi olduğu kuruluşlar vasıtasıyla geniş yelpazede, barışçı, ilkeli ve etkin bir güvenlik politikası izlemektedir."

Yılmaz, "12 yıl önce yüzde 80 oranında dışa bağımlı olan savunma sanayimiz kritik teknolojiye sahip savunma sistemlerinin, yerli sanayimiz tarafından tasarlanması ve üretilmesi sayesinde bugün binden fazla şirketimizin, KOBİ'lerimizin, araştırma kuruluşlarımızın ve üniversitelerimizin katılımını sağlayan, Türkiye'nin bu alanda bütün üretim gücünü seferber eden bir yapıya dönüşmüştür" diyerek, 2023 vizyonu kapsamında Türkiye'nin dünya savunma sanayi alanında en gelişmiş on ülke arasına girmesi için çalıştıklarını söyledi.

Altay Ana Muharebe Milli Tankı'nın seri üretiminin 2017 yılından itibaren başlanması ve Kara Kuvvetleri Komutanlığımızın hizmetine sunulması öngörüldüğünü belirten Bakan Yılmaz, askerlerin mayın tehdidinden korunmasını amaçlayan "Kirpi Projesi" kapsamında toplam 614 araçtan 473'ünün kabulünün yapıldığını, 141 aracın ise teslimatının en kısa zamanda bitirilmesinin planlandığını bildirdi. Yılmaz şöyle devam etti:

"Ülkemizde özel sektörümüzün ürettiği mini insansız hava aracı sistemlerinden bugün kadar TSK envanterine 164 insansız uçak, 4 insansız helikopter alınmıştır. Ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğümüz için 15 mini İHA teslim edilmiştir. Bu mini İHA'lar yurt dışına da ihraç edilmiştir. Katar'da faaliyet göstermektedir. Türk tasarımı ilk eğitim uçağı Hürkuş'un ilk uçuşunu gerçekleştirmiş ve 15 adetlik seri üretimi için karar alındı. Proje kapsamında üretilen 2 numaralı prototip uçağın uçuş testleri 10 Eylül 2014'te başlamıştır. ATAK Projesi kapsamında 5 helikopter teslim edildi. Proje kapsamında 59 uçak üretilecek.

TSK ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının hafif sınıf genel maksat helikopteri ihtiyacını karşılamak ve helikopter ihtiyacının özgün ürünlerle karşılanmasını sağlamak için Özgün Helikopter Programı'nın başlattık. Özgün bir savaş uçağı geliştirilmesi de yine hedeflerimiz arasındadır. Bu kapsamda başlatılan proje kapsamında kavramsal tasarım çalışmalarında 3 konfigürasyon belirlenmiştir. Çalışmanın sonuçları toplanacak ilk İcra Komitesine sunulacak olup, projenin bir sonraki aşaması olan mühendislik geliştirme ön tasarım fazına geçilecektir.

Milli mühimmatlarımızın da entegre edileceği F-35 savaş uçağının bilgi füzyonu, görünmezlik ve ileri algılayıcı teknolojileri gibi gelişmiş yetenekleriyle 2020'li yıllarda Türk Hava Kuvvetlerinin önemli bir muharip unsuru olması öngörülmektedir. Hali hazırda bu uçağın ilk iki tanesinin de siparişleri verilmiş durumdadır. 2015 yılı bütçe teklifi 22 milyar 764 milyon 255 bin liradır. Söz konusu bütçenin yüzde 57'sini personel giderleri, yüzde 41'ini ise mal ve hizmet alım giderlerinin oluşturmaktadır."

Bakanın konuşmasının ardından söz alan CHP İstanbul Milletvekili Aydın Ayaydın, zorunlu askerlik uygulamasının aşamalı olarak azaltılması ve profesyonel ordu sistemine geçilmesi gerektiğini vurgularken, dünyada, savunma alanında artık insan gücüne ihtiyacın azaldığına vurguladı.

Astsubayların, istifa ve intihar olayları ile gündeme geldiğini belirten Ayaydın, TSK'da özlük hakları ve çalışma koşullarının düzeltilmesi gerektiğini ifade etti. Ayaydın ayrıca, bedelli askerlik konusunda bir çok gencin ümitlendirildiğini, bu nedenle hükümetin artık bu konuda net bir açıklama yapması gerektiğini kaydetti.

MHP Antalya Milletvekili Mehmet Günal, ordunun sindirildiği, kışlaya hapsedildiği bir ortamda Milli Savunma Bakanlığı'nın bütçesinin görüşüldüğünü belirterek, "Ordunun görevlerini yapması, siyasete karışmaması başka bir şey, görev yapamaz hale getirilmesi başka bir şey" dedi.

HDP Şırnak Milletvekili Hasip Kaplan, TSK'dan 463 subayın "darbeci" diye hapis yattığını, şimdi yeniden yargılamaların başladığını hatırlatan Kaplan, "İktidarınız sonra buna 'kumpas' dedi. Peki kim kurdu bu kumpası? Hükümetinizin paralelle hiç mi ortaklığı olmadı bu dönemde?" dedi.

CHP Ankara Milletvekili Bülent Kuşoğlu, ise Jandarmanın tamamen İçişleri Bakanlığı'na bağlanmasının planlandığını söyleyerek, şöyle konuştu:

"Buradan başlayarak TSK'yı yeniden mi dizayn etmek istiyorsunuz? TSK'ye ele geçirmek, burayı iktidarın bir kurumu yapmak mı istiyorsunuz? İktidara yakın gördüğünüz kişilerle doldurmak mı istiyorsunuz? Faaliyetleriniz bunu gösteriyor. Afyonkarahisar'da 25 askerin şehit olduğu patlamayla ilgili soruşturmada gelinen son aşama nedir?"

MHP Manisa Milletvekili Erkan Akçay, askerin kendini savunamaz, bayrağı koruyamaz hale getirildiğini ifade ederek, "Yıllarca askeri kötülediniz. 'İyi ki bunlarla savaşa girmemişiz' dediniz. Şehide 'kelle' dediniz. Darbelerle mücadele söylemi altında asıl darbeyi siz yaptınız, sonra kumpas dediniz. Nice subay, astsubay ailelerini perişan ettiniz. Jandarma üzerinde yapmak istedikleriniz de yanlıştır. Bunlar zaten İçişleri Bakanlığı'na bağlı çalışıyor. Atama ve sicil işlemlerini de İçişleri Bakanlığı'na bağlamak istemekle ne yapmaya çalışıyorsunuz" dedi.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.