• BIST 105.483
  • Altın 163,633
  • Dolar 3,9516
  • Euro 4,6506
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C

Uğur Dündar gelecekten umutlu

Uğur Dündar gelecekten umutlu
17 Aralık’ı değerlendiren usta gazeteci Uğur Dündar “Türkiye mutlaka bu sarmalı da aşacak. Umutluyum” dedi.

Nil SOYSAL / SÖZCÜ - Türkiye’de araştırmacı-gazeteciliğin ünlü ismi Uğur Dündar ile sohbetimizde “Osmanlıca”yı da konuştuk 17 Aralık’ı da! Peki usta gazeteci ne mi dedi? Onu aşağıda okuyacaksınız. Ama bu röportaja geçmeden önce benim buraya düşmek istediğim bir de notum olacak… Dündar, 2015 yılı öngörülerinde en iyimser yazarım oldu… Bu iyimserlik nereden baktığınıza bağlı…

CUMHURİYETE SALDIRILAR BOŞA ÇIKACAK

- Bu yılın en popüler sorusu; Türkiye nereye gidiyor? Sizce nereye gidiyoruz?

Türkiye’nin bir yere gideceği yok. Türkiye; Atatürk’ün deyimiyle ilelebet var olacak. Cumhuriyeti, dini esaslara dayalı bir devlet rejimine çevirme gayreti sergileniyor. Atatürk’ün cumhuriyeti sağlam temellere oturttuğuna inanıyorum. Bunlardan biri laiklik, diğeri gençlik. Cumhuriyet rejimine karşı olan teşebbüslerin, o düşünce sahiplerini büyük hayal kırıklığına uğratacağına inanıyorum. Türkiye sıkıntı yaşayacak. Ama bu sarmalı mutlaka aşacak.

- Ne zaman peki? Mesela 2015 Genel Seçimleri Türkiye için bir milat olabilir mi?

Kamuoyu yoklamaları AKP’nin oyunun azaldığını ve yüzde 37-38’lerde olduğunu gösteriyor. Hem yolsuzluk ve hırsızlık iddiaları, bir de kaçak saray gerçeği, insan hayatının çok ucuzlayıp değersizleşmesi, peş peşe gelen maden ocağı katliamları, ki ben bunların hiçbirine kaza demiyorum… Bu AKP’ye oy veren seçmeni de sarstı.

- Öyleyse ümitlisiniz… AKP gidecek mi?

Evet ümitliyim. Ben Türkiye’nin geleceğinden de ümitliyim. AKP’nin gideceği konusunda da çok fazla kuşkum yok açıkçası.

- 17 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonlarının yıldönümünde, aradan geçen bir yılı nasıl değerlendiriyorsunuz?

Benim hayatım hırsızlık ve yolsuzluk yapanları kovalamakla geçti. Eskiden hortumcular yurt dışına kaçardı, biz onları dünyanın öbür ucunda kovalardık, başımıza da bir yığın bela gelirdi onlarla uğraşırken. Şimdi bir Rönesans yaşıyoruz(!). Artık kaçmıyor hırsızlık ve yolsuzluk yapanlar. Kaçmadıkları gibi; hırsızlık ve yolsuzluk iddialarının muhatabı bile olmuyorlar. Onların yerine bunları dile getiren gazeteciler çok zor durumda kalıyor, yargılanıyorlar ve mahkum oluyorlar. Şimdi böyle bir devrim sürecindeyiz. Ünlem işaretli bir devrim, bir Rönesans içindeyiz.

AKP, OYLARI DÜŞTÜKÇE HIRÇINLAŞIYOR

- 2015’te bir ilk yaşayacağız. O da Cumhurbaşkanı’nın kabineye başkanlık yapması olacak. Bu durum AKP’de gerginlik yaratır mı?

Erdoğan tek adam! Yasama, yürütme, yargı onun elinde. Şimdi 2015’te hayırlısıyla kabineye de başkanlık yapacakmış. Tabii bu aslında bir gerçeği de gözler önüne seriyor. Başbakanlığa vekalet eden Ahmet Davutoğlu, Erdoğan’ın beklediği performansı sergileyemedi. Bu nedenle de Cumhurbaşkanı şimdi o açığı kapatmak için bakanlar kuruluna başkanlık yapacak. Çünkü anketler onun önüne gidiyor. AKP’nin oylarının giderek düştüğünü görüyor. Hırçınlaşmasının bir nedeni de kanımca budur.

Osmanlı’yı yeniden inşa etmek fikri bir hayaldir

- Türkçeyi en güzel konuşan isimlerden biri olarak size Osmanlıca’yı da sormak istiyorum. Siz biliyor musunuz Osmanlıca?..

Müsellesin, zaviyetan-ı dahiletan mecmu’ü 180 derece ve müselles-i mütesaviyü’l-adla zaviyeleri birbirine müsavi müselles demektir.

BAŞBAKAN SÖYLEYEMEZ

- Efendim?

İddia ediyorum bunu en deneyimli TRT spikeri bile bir defada okuyamaz. Bu nedir biliyor musunuz; üçgenin iç açıları toplamı 180 derecedir ve eşkenar üçgen, açıları birbirine eşit üçgen demektir. Bunu dilimize çeviren ise Büyük Önder Atatürk. 1936 yılında Haşet Kitabevi’ne gitmiş Fransızca kitaplar almış, Osmanlıca kitaplar almış ve sonuçta 44 sayfalık bir geometri kitabı yazmış. Bugün bile kullandığımız geometri terimlerini Büyük Önder Atatürk Türkçeleştirmiş. Az önce size okuduğum o Osmanlıca metni Başbakan okuyabilir mi? Atamızı inkar edecek durumumuz yok. Ama Osmanlıca dayatmasının da bugünün gerçekleriyle uzaktan yakından bağdaşır hiçbir tarafı yok. Kaldı ki; İstanbul’un göbeğinde Ağaçlı diye bir köy var. Eyüp İlçesi’ne bağlı Kemerburgaz’da bu köy. Orada dört sınıf, hatta beş sınıf bir arada öğrenim görüyor. Bugünkü tedrisatı öğretecek öğretmen bulamıyorsunuz, kalkıyorsunuz “Herkes Osmanlıca öğrenecek” diyorsunuz. Bu saçma sapan bir gündem oluşturma çabasından başka hiçbir şey değil. Tamam, Ortadoğu’da Osmanlıyı yeniden inşa etmek gibi hayaller peşinde koşabilirler. Ama bunlar ham hayal olarak kalmaya mahkumdur.

- Peki yine moda bir soru; 2015’te biz en çok neyi konuşacağız?

Seçimi, özerkliği, baskıları ve küresel dengelerin değişmesi sonucunda Ortadoğu coğrafyasından yansımaları konuşacağız. Maalesef güzel şeyleri konuşmayacağız.

Etiketler:
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2017 Gerçek Gündem | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.