Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Galatasaray'da yaşanan son gelişmeleri kaleme aldı.

Altaylı'nın bugünkü "Güruh yönetim mafyadan medet umar" başlıklı yazısı şöyle:

"Ne zamandır spor yazmıyordum ama bugün duramadım artık. Çünkü Galatasaray’da ilginç şeyler oluyor. Bir yönetim tüm birimleri ile tefessühün, çürümenin, kokuşmanın dibine vuruyor. En büyük rezaletle başlayalım. Galatasaray Spor Kulübü Disiplin Kurulu üyesi biri, Cem Emiroğlu, kulübün futbolcusu Belhanda’ya ırkçı tanımlamalarla hakaret ediyor. Başkası bunu yapsa, ceza vermesi gereken bir makamın işgalcisi ırkçılık yapıyor.

Hem de Galatasaray’da. Bunun en son yapılabileceği kurumda. Ama bu yönetimle beraber Galatasaray’ın geçmişiyle, ilkeleriyle bağları öyle bir kopmuş ki, böyle bir rezil disiplin kurulu üyeliğine getirilmiş. Galatasaraylılar bu rezaleti hazmedemeden, bir diğeri patlıyor. Teknik Direktör Fatih Terim, basın toplantısında transferlerden söz ediyor, kendisini yalnız bırakan yönetimi eleştiriyor, transferlerin yapılmasını istiyor. Terim’in yaptığı ne doğru ne hoş. Kabul edilebilir gibi değil. Ama bunu ilk kez yapmıyor zaten. Terim’e yanıt yönetimden gelmiyor! Mafyalaşmış, mafya ile ortaklaşmış sözde taraftar grubu, aslında taraftar güruhu olan Ultraslan yönetiminden geliyor.

Mafya ile ilişkileri aşikar olan ama bu yönetim tarafından şımartılan, beslenen, kulüp mağazalarında ürünleri satılan, statta oda verilen bu rezil güruh, teknik direktöre saldırıyor. Çok açık, gayet aşikar biçimde yönetimden aldığı emirle yapıyor bunu.

Pusu kültüründen gelen, arsız bir yönetim anlayışı kendi çıkıp “Bir teknik direktörün böyle konuşmasına izin veremeyiz” diyemiyor. "Madem beğenmiyorsun biz de yolları ayırıyoruz" demeye paçası sıkmıyor. Beslediği taraftar güruhunu saldırtıyor. Mafyadan medet umuyor. Hocasını mafya ile karşı karşıya getirmekten utanmayan bir yönetim olarak ortaya çıkıyor. Irkçı, mafyaya bel bağlamış bir anlayış Türkiye'nin en güzide kulübünü yönetiyor. Bu kadar utanmamıştık hiç. İyi ki, bu yönetim beni üyelikten atmış. Bu pisliğin yönettiği bir ortamda bulunmamak daha iyiymiş. Anladım."