Türk futboluna 1990'lı ve 2000'li yıllarda damga vuran, 209 kez formasını giydiği Beşiktaş adına 98 gol atarak tarihe adını yazdıran isimlerden… 1985'te Fatih Karagümrük'te başlayıp 2008'de aynı takımda biten oyunculuk kariyeri… Sonrasında başlayan teknik direktörlük…

44 yaşındaki Oktay Derelioğlu Sözcü'ye konuştu. İşte açıklamaları...

– Pandemi süreci nasıl geçti?

Herkes gibi evde. Herkes kendine göre birtakım önlemler aldı ama aslında alınacak tek önlem var: Kalabalıktan, toplumsal olaylardan uzak durmak. Bunun da tek çözümü var. Evde kalmak. Uzun süre çıkmadık evden ama kafayı sıyıracak noktaya geldik! Sıkıntılı bir durumdu.

– Okan Buruk, Başakşehir ile şampiyon oldu. Erol Bulut, Sergen Yalçın ve diğerleri… Bu bir değişim mi?

Kesinlikle! Olsunlar zaten. Başarılı olmalarını canı gönülden isterim. Saydığın isimlere imkân veriyorlar şu anda. Onlar da imkânları iyi kullanıyor. Hepsi de Süper Lig hocaları. Başta Okan Hoca olmak üzere tebrik ediyor, başarılarının devam etmesini istiyoruz.

– Süper Lig'de çalışmayı düşünüyor musunuz?

Tabii ki… Ama o şansı vermediler daha bize! Ben kendi adıma daha o imkânları alamadım.

– ‘Şans vermek'ten kastınız ne?

Birileri birinin elinden tutuyor. İsmin, birikimin olsun, istediğin kariyere sahip ol… Türkiye'de seni birileri bir yere getirmiyorsa bir şey yapamazsın. Ben iyiysem bir yere getirsinler. Sabırla o şansı bekliyoruz. Allah büyük. Ben henüz üst liglerde çalışmadım. Zamanımı bekliyorum. Gelince o şansı iyi kullanırım diye ümit ediyorum. Koşturuyoruz. İnsanlar aşağıda ne yaptığımızı pek umursamıyor. Gören görür! Görmeyenlerin de canı sağ olsun.

– Küme düşme olmayacak. Nasıl yorumlarsın?

Pandemiden dolayı oynanmasa tamam. Ama oynandı. Almanya, İtalya ve diğer ülkelerde küme düşürülüyor. Bizde sahada oynanmayan bir oyun var. Masa başında oynanan bir oyun haline döndü futbol. O zaman şampiyonu da ilan et! Fransa ve Hollanda yaptı. Kimse ağzını açmadı. Oyunun bir amacı olmalı.

– Sıkıntı nerede?

Kararları kimin, nasıl aldığı belli değil. Adeta hak ve adaletin, hukukun olmadığı bir ülke haline geldik. Ben zevk almıyorum ama başka bir iş de bilmiyorum. Şampiyon için mi oynattın bu ligi? Ortada hayatın ve sağlığın önemli olduğu bir durum vardı. Bunu bahane ediyorsan, o zaman neden oynatıyorsun. Oynatıyorsan da gereğini yap.

– Türkiye’deki golcüleri, forvet gözüyle değerlendirir misiniz?

Sörloth çok önemli çıkış yaptı ve Avrupa'da da söz sahibi. Hem Trabzonspor hem Sörloth hem de Crystal Palace kazandı. 200-300 milyon dolarlık yatırımların yapıldığı dönemlerde insana yapılan yatırımın dönüşü olarak görüyorum Sörloth'u. Galatasaray zaten zor durumda. Falcao'nun önüne 21 milyon Euro'luk kontrat koydu. Yanlış. Vedat Muriqi çıkış yaptı ama Fenerbahçe taraftarının aradığı oyuncu değil. Vedat için 20-25 milyon Euro'lar söyleniyor. Hemen elden çıkarsınlar. Hiç beklemesinler.

EN BÜYÜK PİŞMANLIĞIM BEŞİKTAŞ’TAN AYRILMAK

“Beşiktaş, Trabzonspor ve Fenerbahçe'de oynadım. Beşiktaşlıyım. Bunu tartışmıyorum. Süleyman Seba'dan sonra gelen başkanlar bize gereken ilgiyi göstermiyor ama hak ve adalet yerini bulacaktır. En büyük pişmanlığım Beşiktaş'tan ayrılmak. Bunu her zaman söylüyorum. Seba'yı kırarak gittim, o yüzden çok üzgünüm.”

YABANCI SAYISI SERBEST OLMALI

“Futbolda yerli-yabancı diye bir şey yok. İyi-kötü futbolcu var. Bizim oyuncularımız da gitsin, yurtdışında oynasın. Yabancı sınırlaması bugün gelişmiş ülkelerin hepsinde serbest. Bence bizde de amatöre kadar serbest olmalı. Ülkemizde çoğu kişi oyunun başka tarafında. ‘Oyuncu yetişmiyor. Türk oyuncu korunmuyor' deniyor. Türk futbolcu yetişmemesinin ana nedenleri şunlar: Planlamamız yok. Ve o üretimi gerçekleştirecek tam donanımlı eğitmenlerimiz yok.”

YÖNETİM KÖTÜ MİLLİ TAKIM İYİ

“Yurt dışına giden futbolcular bazı şeylerin farkına varıyor. Tebrik ediyorum hepsini. Burak Yılmaz'ı ayrı tebrik ediyorum 34-35 yaşında. Yine çıktı Avrupa'ya. Çin, ona göre değildi. Para için gitmişti. Çağlar Söyüncü, Merih Demiral, Yusuf Yazıcı ve Zeki Çelik… Sen iyiysen, dünya futbolu çok büyük. Git, her yerde oyna. Zaten futbolcunun en uzun ömrü 15 sene. Kötü bir yönetime rağmen yurtdışına gidenler sayesinde iyi bir A Milli Takım'a sahibiz.”

BILIC VE RIJKAARD’DAN NOKTA ATIŞ

“Slaven Bilic, ‘Türkiye'de yetkisi olanların bilgisi, bilgisi olanların da yetkisi yok' demişti. Frank Rijkaard da ‘Bu ülkede her şeyden biraz var. Ama tam hiçbir şey yok' demişti. Bu laflar yabancıların gözüyle baktığında çok nokta atışı tespitler.”

DÖRT BÜYÜKLER ARTIK FAKİR

“Kızmasınlar ama dört büyükler maddi bakımdan artık fakir durumda! Maddi sıkıntılar ve belirsizlikler. İflasın eşiğindeler. Geçmişten gelen kötü yönetimlerin bıraktığı kalıntılar bunlar. Türkiye'nin en zengin kulüpleri, borcu olmayanlar. Başakşehir, Sivasspor, Kasımpaşa, Gençlerbirliği… Önemli olan bu. Ayranın yok içmeye, tahterevalli ile gidiyorsun bir yerlere!”

KİMSE HESAP SORMUYOR

“Beşiktaş bir şeyler yapmaya çalışıyor. Bakalım nasıl başaracaklar? Eski yönetim o kadar borç yaptı, Fikret Orman zamanında. Ama ellerini kollarını sallaya sallaya gittiler. Kimse de hesap sormuyor. Herkes her şeyi kılıfına uyduruyor.”

KARAGÜMRÜK BİR FUTBOL SEMTİ

“Fatih Karagümrük'ün Süper Lig'e çıkmasına çok sevindim. Çocukluğumda kulübe yeni yazılmamdan birkaç sene önce üst ligdeydiler. Ondan sonra çok uzun bir süredir Süper Lig hasreti vardı. İnsanlar Karagümrük'ü çok bilmiyor. Karagümrük bir futbol ilçesi. Futbolla yaşayan bir semt. Çok sevindim. İnşallah kalıcı olur Süper Lig'de. Bu çok önemli. İyi bir başkanı, futbolu iyi bilen bir yönetimi var.”