CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İBB'nin seçilmiş Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün saat 09.00'da Saraçhane'de bulunan İstanbul'un ilk Belediye Başkanı Hızır Bey'in kabrini ziyaret edecek ve dua okuyacaklar.

HIZIR BEY KİMDİR? 

6 Ağustos 1404’te, zihinlerimize tebessümle yerleşen bir âlimin, Akşehirli Nasrettin Hoca’nın torunu olarak Sivrihisar’da dünyaya gelir Kadı Hızır Bey. Eğitimini ise Bursa’da, devrin ileri gelen âlimi Molla Yegân’dan alır.

Başarısıyla kendinden söz ettirmeye başlayan Hızır Bey, genç yaşta Molla Yegân’ın kızıyla evlenir. İlerleyen yıllarda, tayin edildiği Sivrihisar Medresesi’ndeki göreviyle muvaffakiyetini taçlandırırken, kendisine açılacak kıymetli kapılardan bihaberdir genç müderris…

Yıllar geçer; dönemin hükümdarı Fatih Sultan Mehmet, İstanbul için fetih hazırlıklarına başlar. Aynı dönem Edirne’ye gelen bir Arap âlimi, yenilmez bilgisiyle ortalığı kasıp kavurur. Bunun üzerine Sultan Fatih, kimsenin susturamadığı Arap âlim için bilgisiyle nam salmış genç bir müderrisi, Hızır Bey’i çağırır Sivrihisar’dan.

Hünkârın huzurunda Arap âliminin her sorusuna cevap veren genç müderris, âlimi kendi soruları karşısında cevapsız bırakır. Bu başarıyla hünkârın takdirini kazanan Hızır Bey, Bursa’daki Sultaniye Medresesi’ne tayin edilerek ödüllendirilir.

Fatih Sultan Mehmet, yedi cihana destan olan İstanbul’u 1453 yılında fetheder ve bu kadim hazineyi güvenilir bir isme, Hızır Bey Çelebi’ye emanet eder. Böylece İstanbul’un ilk kadısı olan Hızır Bey Çelebi, idari ve şer’i işlerin de kendisine verilmesiyle İstanbul’un en büyük idare amiri ve ilk belediye başkanı olur.

1453’ten, vefat ettiği 1458 yılına kadar devam eden görevi süresince İstanbul için değerli çalışmalara imza atan Hızır Bey, savaşa göğüs geren İstanbul surlarının tamiriyle başlar işe. Böylece yıkılan kale duvarları yeniden inşa edilir, açılan gedikler eski haline getirilir.

Yalnızca İstanbul’un yaralarını sarmakla kalmayan belediye başkanı, Belediye Hizmetleri’ne yönelik suçlar için kurulmasını sağladığı özel mahkemeler, pazarlarda tartılara ayar şartı, satılan gıdalara denetim, esnafa kayıt ve tescil zorunluluğu gibi yeniliklerle şehre dirlik ve düzen getirmeyi amaçlar.

İdareci kimliğinin yanında değerli bir âlim olduğunu hiçbir zaman unutturmayan Hızır Bey, yalnızca dini ilimlere değil; matematik, astronomi gibi fen ilimlerine de hâkim olduğundan, döneminin “ilim dağarcığı” olarak nitelendirilir.

Aynı zamanda başarılı bir şair de olan Hızır Çelebi, geride manzum olarak kaleme aldığı ünlü eseri Kaside-i Nuniyye gibi değerli miraslar bırakmıştır.

Yetiştirdiği birçok talebeyi tarihe kazandıran ve yaşamı boyunca adalet gayretinde olan âlim, 1458 yılına dek gönülden hizmet verdiği İstanbul’da vefat etmiş ve Vefâ ile Zeyrek arasında, Voynuk Şücaeddin Camii yakınına defnedilmiştir.