İBB'nin seçilmiş Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Ahmet Hakan'ın Tarafsız Bölge programının erken bitirilmesi ve tekrarının yayınlanması hakkında konuştu.

CNN Türk’te yayınlanan Tarafsız Bölge programına konuk olarak katılan 31 Mart seçimlerinin kazananı Ekrem İmamoğlu’nun,  İBB’deki yolsuzlukları anlatmaya başladığı sırada program sunucusu Ahmet Hakan’ın programı bitirmesi tepkilere neden olmuştu.

Haber Global'de canlı yayına katılan Ekrem İmamoğlu, konuşmasına YSK'nın skandal iptal kararından günler sonra açıkladığı "gerekçeli kararı" değerlendirerek başladı.

www.gercekgundem.com'un derlediği habere göre, Ekrem İmamoğlu, Ahmet Hakan'la ilgili soruya yönelik şunları kaydetti:

Benim Ahmet Hakan Bey'in şahsıyla sorunum yok. Beni davet ettiği için tek tartışma konumuz bir belediye başkanının ifadelerini savunur pozisyonda olması.

Kamuoyunun aydınlatılması için hangi soru varsa soracaksınız. Oturduk aklınızdaki soruları soracaksınız cevaplayacağız.

Ancak kurumu aklamıyor.1. sayın Hakan bana süremiz doldu dedi. Elimde pano var, panodan anlatıyorum, süremiz doldu dedi.

Bu programı siz yönetiyorsanız kararı siz mi verirsiniz, rejiyi mi verir, rejiyi arayan yukarıdan biri mi verir bilemem.

Benden sonra yarım saat program yoktu. En azından sözünüzü bitirin sayın İmamoğlu diyebilirlerdi. Sayın Ahmet Hakan'ın Tarafsız Bölge programı tamamı tekrarı yayınlanan programlar.

O gece yayınlanmadı. Beni kimden kaçırıyorsunuz? Youtube var.

3. Bu da yetmedi. Orada olanları kesit kesit kullanan kanallar oldu. Raporları gördüm sabah. O kanal orada olan bitenlerden tek bir ses kullanmadı.

Ben 31 Mart öncesinde o kurumun politikalarını beğenmediğim için sorun değil. Her yere giderim. Ben siyasi münazara isterim.

Her yerde söylerim. Kimi tercih ediyorsa onu etsin. Oturalım konuşalım İstanbul'u YSK sürecini konuşalım. İnsanlar görsün, karşılaştırsın. Ben bundan kaçınmıyorum. Sadece şahsımı söyleyeyim. Ben kimseden talimat almıyorum. Demokrasinin gereğini yapma konusunda partim bana yetki vermiştir.  Elbette ben o disiplini bilen insanım. Bir de demokrasinin kuralları, tartışma gereği. Türkiye'de uzun yıllar yok biliyorsunuz.

Hepimiz yıllarımızı tecrübe ederek geçirdik. Siz yıllrınızı gazeteciliğe vermiş bir insansınız. Ben iş yaşamında. Aynı zamanda politikacı geçmişim var. Siz bir insanın konuşmasından, metinden o insana soru sormayı çok iyi anlarsınız. Bir de ima ederim. İma kısmı söylediğimiz şahsın kullandığı kısımda çok net. Ben bu konuyu anlatmak istemiyorum ama: Yunanistan'da bir gazetede Yunan diyor, nereli bu arkadaş? Oradan ses geliyor. Allah aşkına neyi ima ediyorsunuz? Neyi kullanmaya çalışıyorsunuz? İnsanların soyu sopu üzerinden. Ben soyumu sopumu biliyorum. Söylendiği şey bölge insanına hakaret. Bu şehirde her etnik kökenden insan var. Onlara da hakaret.

Ben cahil olduğunu söyledim. 25 yıl siyaset yapmışsınız, bu cahil olmadığı anlamına gelmiyor. 24 Haziran'da oturacak karşıma, kürsüde gözüme bakamayacak. 

Siyasette anlamsız boyunuzu aşan sözler edip boynunuzu bükmenize gerek yok. Yaptığı şeylerden utanmayan insanlar var.

Irk inanç bu nedir Allah aşkına. Irk, inanç üzerinden üstünlük. Millet bizden başka şey bekliyor. İstanbul'un sorununu çözün. Düne kadar her muhabbeti yaptığınız ortam üzerinden bana FETÖ'cü diyeceksiniz. Bu millet hiçbir şekilde prim vermez. Sayın Hakan'a şunu tekrarladım ısrarla: Savunur pozisyona düşmeyin. Programdan sonra dinlettim. Haklısınız, söylememeliydi, dedi. 

Ahmet Hakan çağırabilir her soruyu sorabilir. Gazetecidir, yazılarını okurum, beğendiğim beğenmediğim tarafları vardır. Üzüldüm. Esas üzüldüğüm konu yayının kesilmesidir. Tekrarı verilmedi, ses kullanılmadı.

O Ahmet Hakan'ın suçu mudur? Rejiyi arayanların suçu mudur? Rejinin suçu mudur? Ben anlamam.

Ayrıntılar geliyor...