CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yapılan linç saldırısı gündemdeki yerini koruyor. Akkuzulu köyünde bir dönem tarikat örgütlenmesi yapıldığı ortaya çıktı.

Sözcü gazetesi yazarı Saygı Öztürk, Akkuzulu köyüne ilişkin dikkat çeken bir noktayı gündeme getirdi. Öztürk, 'Şeriat İsteriz' diyerek Ankara'ya yürüyen Ticani tarikatının lideri olan Kemal Pilavoğlu'nun köyde tarikat örgütlenmesi yaptığını yazdı.

Öztürk'ün “Şeriat isteriz” sloganıyla Ankara’ya yürüdüler" başlığını taşıyan yazısı şöyle;

Piyade Sözleşmeli Er Yener Kırıkçı, Hakkari'nin Çukurca İlçesi Kavuşak Seriberi Üs Bölgesinde bölücü terör örgütü mensuplarınca şehit edildi. Şehidimizin cenazesi Çubuk'un Türkmen köylerinden olan Akkuzulu'da toprağa verilecekti. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu istemiyor diye CHP Genel Başkanı cenazeye katılmamazlık etmedi. Zaten, bakanın emri kanunsuz olduğu için de uygulanmadı.

Akkuzulu köyünde yaşananların sorumlusu sanki İçişleri Bakanı değilmiş gibi CHP Genel Başkanı'nı suçlayanlar oluyor. Bakanın açıklamalarının önemli bir bölümünün gerçeği yansıtmadığı görüntülerle de ortaya çıktı. Terörle mücadele konusunda kararlı olan ve bu konuda önemli destek de gören İçişleri Bakanı, açıklamalarında da biraz gerçekçi olabilse.

YEŞİL BAYRAKLA YÜRÜDÜ

Kemal Pilavoğlu, Ankara Hacıbayram Camii yakınında kitapçılık yaparken daha sonra dava vekili olarak Çubuk'a gidiyor. 1957 yılında yeşil bayrağı açıp arkasında yaklaşık 7 bin kişiyle “Şeriat isteriz” sloganlarıyla Ankara'ya yürüyor. Ticani tarikatının lideri olan Kemal Pilavoğlu'nun emriyle o dönem Atatürk heykel ve büstlerine saldırılar yapılıyor. Sonuçta, Bozcaada'ya sürgüne gönderiliyor.

Pilavoğlu, Çubuk'ta kaldığı dönemde ticaniliği yayıyor. İşin şaşırtıcı olan yönlerinden birisi de, Türkmen köyü Akkuzulu da, Türkmen kökenli olan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun linç edilmek istenmesiydi. Türkmen köyünde, Türkmen genel başkana yapılan saldırının bu boyutunun da mutlaka araştırılması gerekiyor.

OLAY YERİ TUTANAĞI

Linç girişimini araştıran isimlerden CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç'un anlatımı ve ortaya koylukları video görüntüleri ve fotoğrafları anlatmış, Kılıçdaroğlu'nun öldürülmesi, vurulması için bağıranları da duymuştuk. Olaylar sırasında olmayan, ya da olaya yeterince müdahale etmediği partililer tarafından ifade edilen Jandarmanın “Olay yeri tutanağı”ndaki bilgileri de aktaralım:

“Olay günü Ankara il Jandarma Komutanlığı'nca toplam 135 personel görevlendiriliyor. Akkuzulu'da cenaze namazının kılınacağı alan, mezarlık bölgesi, taziye evi ve yol güzergahında emniyet tedbiri alınmıştır.”

“SON ANDA KATILDI”

Cenaze namazına yaklaşık 12 bin kişi katıldı. Jandarma Kıdemli Başçavuş Süleyman Erol, Uzman Çavuşlar Mustafa Kocadağ ve Hamit Arslan'ın düzenlediği tutanakta, CHP Genel Başkanı'nın cenazeye katılımıyla ilgili önceden kendilerine resmi bilgi verilmediği belirtildi. Olay, tutanağa şöyle geçirildi:

“Son anda cenaze merasimine katılan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu tören alanına girerken vatandaşların bir kısmı tarafından yoğun bir şekilde protesto edilmiştir. Kılıçdaroğlu aracına doğru yürürken PKK aleyhinde slogan atan bir grup, Kemal Kılıçdaroğlu'nun aleyhinde slogan atmaya başladı. Bu esnada bazı vatandaşlar tarafından Kılıçdaroğlu'na fiziki müdahale girişiminde bulunulmuştur.

İHMALİNİZ YOK MU?

Kılıçdaroğlu'nun, aracına kalabalıktan ulaşma imkanı kalmadığının anlaşılması üzerine jandarma ile birlikte Rahim Doruk'un evinin içerisine alınarak, emniyeti ekiplerimiz tarafından sağlanmıştır. Ev ve evin çevresinde emniyet tedbirleri artırılmıştır. Vatandaşlar ayrılmaya başlamışken zırhlı araçlar ve Polis Özel Harekat Timi evin önüne gelmiş, bu arada yol trafiğe açılmış ve zırhlı araçlar ile CHP Genel Başkanı mahalleden güvenle çıkarılmıştır” deniliyor.

Görev bölgesi olmamasına rağmen Ankara İl Emniyet Müdürü Servet Yılmaz 300 Çevik Kuvvet olmak üzere toplam 400 polis, zırhlı araçları, TOMA'yı getirtiyor. Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Arif Çetin, tüm yaşananlara rağmen “İhmal yok” diyorsa, Emniyetin önlemlerini incelemesi gerekiyor.