AKP’nin seçimleri kazandığı dönemlerde oyların yeniden sayılması taleplerini reddeden Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 31 Mart seçimlerinde AKP için seferber oldu.

Başta İstanbul ve Ankara olmak üzere muhalefetin kazandığı yerlerde AKP’nin itirazları üzerine oyların yeniden sayılması kararı veren YSK, geçmişte tekrar sayım için “somut delil” arama içtihadını ve yasa kuralını da çiğnedi.

 Kurul, muhalefetin talepleri konusunda ise olumsuz yanıt verirken, HDP’nin AKP’ye karşı kıl payı kaybettiği yerlerde ise henüz bir karar vermedi. Kırklareli’nde ise bağımsız aday Mehmet Siyam Kesimoğlu’na pusulada daha küçük yer ayıran YSK’nin bu alanın altındaki boşluğa mühür basılan oyları geçersiz sayması seçmen iradesine gölge düşürdü. Seçimin üzerinden bir hafta geçmesine karşın İstanbul’da Ekrem İmamoğlu, Ankara’da Mansur Yavaş, Adana’da Zeydan Karalar mazbatasını alamadı, görevine başlamadı.

Eski YSK Başkanı Muammer Aydın, geçersiz oyların yeniden sayılabilmesi için sandıkta sayım esnasında oradaki sandık kurulu üyesi olan parti görevlilerinin itiraz etmesi ve buna göre bir karar verilmesi gerektiğini belirterek “Bu yasanın amir hükmüdür. Eğer bu uygulanmadıysa yasaya aykırılık oluşturur” dedi.

31 Mart yerel seçimlerinin üzerinden 6 gün geçmesine karşın YSK sonuçlar üzerindeki tartışmayı dindirmedi, aksine verdiği kararlarla sürecin uzamasına yol açtı. Seçim günü oy verme işleminin sona ermesinden itibaren iktidar partisi ve yandaş medya, muhalefetin zaferini kabul etmeyerek, sonuçlar üzerinde şaibe yaratmaya çalıştı.

Cumhuriyet'ten Alican Uludağ, 31 Mart’tan bu yana yaşanan olağanüstü süreci özetledi:

Yayın yasağı ihlal edildi

31 Mart günü, doğu illerinde sandıklar 16.00’da, diğer kentlerde ise 17.00’de kapandı. Oy sayım işlemleri sürerken ve henüz YSK tarafından yayın yasağı kaldırılmadan, iktidara yakın 24 TV, TVNET televizyon kanalları ile Yenişafak internet sitesi yayın yasağını ihlal etti. Bu yayın organları, ilk sonuçlarında İstanbul, Ankara, Adana gibi önemli kentlerde iktidarı açık ara önde gösterdi. YSK, 21.00 olan yayın yasağını 19.15’te kaldırdı.

AA durdurdu

Yasağın kalkmasıyla sonuçları kendi sisteminde veren Anadolu Ajansı (AA), Ankara’da Mehmet Özhaseki’yi, İstanbul’da Binali Yıldırım’ı önde gösterdi. Ajans sisteminde bir süre sonra Mansur Yavaş’ın önde olduğuna ilişkin veriler girdi. Ancak İstanbul’da tam tersi yaşandı. Ajans sisteminde Ekrem İmamoğlu’nun farkı dakika dakika kapattığı gözlendi. AA’nın saat 23.00 sularında açıkladığı son veride, Yıldırım’ın yüzde 48.70, İmamoğlu’nun ise yüzde 48.65 oy oranına ulaştığı görüldü.

Farkın yaklaşık 10 bin oya düşmesi ve sayımın devam etmesine karşın Binali Yıldırım “Kazandık” şeklinde açıklama yaptı. Anadolu Ajansı da bu açıklamadan sonra veri akışını bir anda kesti. Ancak sayım devam edince İmamoğlu öne geçti.

Algı operasyonu

İmamoğlu’nun öne geçmesinden itibaren iktidar ve yandaş medya, algı operasyonuna başladı. Sabah ve A Haber, İstanbul’da usulsüzlük yaptığı iddiasıyla 30 sandık kurul başkanının gözaltına alındığını öne sürdü. Ancak valilik, bunu yalanladı. Sabah yazarı Hilal Kaplan, YSK’nin İstanbul’da tüm oyların yeniden sayılmasına karar verdiği şeklinde asparagas bir paylaşımda bulundu. Yenişafak gazetesi yazarı İbrahim Karagül, 2 Nisan’da yaptığı paylaşımda İstanbul’da seçimlerin yeniden yapılmasını önerirken, “Çünkü: 31 Mart’ta Türkiye’ye, seçimler üzerinden, açık bir darbe yapıldı. Bu, seçim hilesi ve yolsuzluk değil, çokuluslu müdahaledir. Operasyon FETÖ ve kripto PKK’liler üzerinden yürütüldü. Ama arkasındaki akıl, 15 Temmuz aklıdır” dedi. Star gazetesi, 3 Nisan’da “Sandıkta darbeyi kim örgütledi” manşeti atarak, halkın sandıkta verdiği oyları “darbe” olarak nitelendirdi.

AKP seferberliği

31 Mart yerel seçimlerini kaybeden iktidar partisi de yenilgiyi kabul etmedi. Özellikle AKP, İstanbul’daki seçim sonuçlarına ilçeler bazında itiraz etmeye başladı. İktidarın kazandığı geçmiş seçimlerde muhalefetin yaptığı itirazları sürekli reddeden YSK ise, bu kez farklı davrandı. YSK, 2014’teki yerel seçimlerde Mansur Yavaş’ın Ankara’yı 32 bin oy farkla kaybetmesi üzerine CHP’nin oyların yeniden sayılması talebini “somut delil ve yeterli gerekçe yok” diyerek reddetmişti. Oysa o dönem Ankara’da 140 bin geçersiz oy çıkmıştı.

Eşitliksiz pusula

YSK, Kırklareli’nde ise anayasada tanımlanan vatandaşın seçme hakkını bir kenera bıraktı. Hazırladığı oy pusulasında siyasi partilere ayrılan yerin yarısı kadar bağımsız aday Mehmet Siyam Kesimoğlu’na yer açan YSK; böylece seçmenin yanılmasına neden oldu. Birçok yurttaş, Kesimoğlu’na oy verirken, burası için ayrılan yerin altında kalan boşluğa mühür vurdu. YSK’nin siyasi partilerle bağımsız adaylara aynı ölçüde pusulada yer ayırmaması seçimlerin “eşit” esaslara göre yapılacağı ilkesine aykırılık oluşturdu. Üstelik YSK; bu oyların geçersiz sayılmasına ilişkin kararı durduran İl Seçim Kurulu’nun kararını da kaldırdı. Oysa aynı YSK; 16 Nisan referandumunda mühürsüz oyların geçersiz sayılmasını seçmen iradesinin sandığa tam olarak yansımasına dayandırmıştı. Kesimoğlu, Kırklareli’de 278 oy farkla kazanmıştı.

HDP’ye art arda ret

YSK, bu seçimlerde iktidar partisi lehine aldığı yeniden sayım kararlarını uygularken HDP’nin benzer başvuruları için aynı çabayı göstermedi. HDP’nin kıl payı kaybedip AKP’nin kazandığı Muş, Malazgirt, Dargeçit, Tatvan, Viranşehir ve Şemdinli’de oyların yeniden sayılması talepleri, ilçe seçim kurulu tarafından reddedildi. HDP, bu karara karşı itiraz ederken henüz il seçim kurullarından bir karar çıkmadı. HDP Batman Milletvekili Mehmet Rüştü Tiryaki, Muş’ta geçersiz oy sayısının 2 bin 500 olduğunu, AKP’nin adayı ile Sırrı Sakık arasındaki farkın ise 495 olduğunu kaydetti.

103 sandık tutanağına ayrıntılı itirazda bulunduklarını belirten Tiryaki, “Tutanaklar çok özensiz tutulmuşlar. Denetime elverişli değil. Geçersiz oylar çok yüksek. İlçe seçim kurulu itirazımızı yaptıktan 1.5 gün sonra karar verdi ve reddetti. İl seçim kurulu kararlarını bekliyoruz” dedi.

Tatvan’da 2 bin 276 geçersiz oy olduğunu ifade eden Tiryaki, aradaki farkın 300’ün altında olduğunu aktardı. Tiryaki, Malazgirt’i ise 3 oy farkla kaybettiklerini belirterek “Resmen Malazgirt kuşatma altına alındı. Valinin, güvenlik amirlerinin, ilçe seçim kuruluna adliyeye gidip görüşmeler yaptığını duyduk. İktidarın 20 bin farkla kaybettiği yerlerde yeniden sayım kararları alınırken bizim kıl payı kaybettiğimiz yerlerde sayım kararı alınmadı. Bizim kazandığımız Erçiş’te 330 sandıkta oy kullanıldı. AKP 80 sandığa itiraz etti. Seçim kurulu, AKP’nin talebini de aşar şekilde 330 sandıkla ilgili sayım kararı verdi” dedi.

‘Fiilen sayım’la oldu bitti

YSK; 31 Mart yerel seçimlerinde 2014’teki içtihadını çiğneyerek AKP’nin İstanbul başta olmak üzere birçok kentte oyların yeniden sayılması taleplerini kabul etti. 2 Nisan’da ilk olarak Ümraniye, Beykoz, Fatih, Bayrampaşa, Ataşehir, Şile, Gaziosmanpaşa İlçe Seçim Kurulu, geçersiz oyların sayılmasına karar verdi. İl Seçim Kurulu, bu kararı durdurdu. Ancak YSK, AKP’nin itirazı üzerine “Bütün çuvallar açıldı, sayım yarıda kesilemez” diyerek bu 7 ilçede sayımın devamına karar verdi. Maltepe’nin de arasında bulunduğu 5 ilçede geçersiz oyların sayımı sürerken İlçe Seçim Kurulları ikinci bir kararla tüm oyların sayılmasına karar verdi. Bu kararlar, yine İl Seçim Kurulu tarafından durduruldu. Ancak YSK, “sayım fiilen başladı” diyerek tarihinde görülmemiş bir şekilde tüm oyların iktidar lehine sayımının devamına hükmetti.

Eski YSK Başkanı Aydın: İtiraz sandık açıldığında yapılır

Cumhuriyet’in ulaştığı eski YSK Başkanı Muammer Aydın, YSK’nin birçok ilde oyların yeniden sayılmasına karar vermesine ilişkin, “Geçersiz oyların yeniden sayılabilmesi için sayım zamanında, sandık açıldığında itiraz edilmesi gerekir. Biliyorsunuz orada 5 tane partili var. İki tane memur olan bir sandık kurulu var. Bu sandık kurulu, sandıkları açtığında oyları tek tek kontrol ederken eğer geçersizse geçersiz olup olmadığını oylamaya koyuyor. A partisinin oyu geçersiz oldu. A partisinin görevlisi, itiraz edecek. Bu tutanağa geçecek. Oylama yapılır kurulda. Geçerli sayılırsa ilçe seçime gider. İlçe seçim de gerekli görürse yeniden sayım kararı verir. Yasanın amir hükmü bu. Bunun uygulanmaması yasaya aykırıdır” değerlendirmesini yaptı.

YSK Başkanı Güven: Seçimlerin ‘yargı süreci’ devam ediyor

YSK Başkanı Sadi Güven, YSK’ye gelişinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. YSK’nin, yargı ve diğer seçim iş ve işlemlerine ilişkin hazırlıklar ile seçimi yönetme olmak üzere, iki görevinin olduğuna işaret eden Güven, seçimin sona ermesinden itibaren YSK’nin yargıya ilişkin görevinin başladığını kaydetti. YSK’de temsilci bulundurma hakkına sahip partilerin, kurula kendi görüşlerini bildirmek suretiyle de katkı sunduklarını aktaran Güven, şöyle devam etti:
“Kurul, önüne gelen dosyaları bir an önce sonuçlandırıyor, bu süreç devam ediyor. Herkes bilmelidir ki yargı süreci içinde hâkimler, bakmış oldukları davalarla ilgili herhangi bir açıklama yapmazlar. Sizin haber alma özgürlüğünüz var ama her bir dosya için benden açıklama yapmamı beklemeyin. Yargı sürecinden önce diğer konularda detaylı bilgi verdiğim halde yargı sürecinde bakmış olduğumuz davaların içeriği ile ilgili herhangi bir açıklama yapmayacağım. Bunu Yüksek Seçim Kurulu’nda temsilcisi bulunan partilerden ve diğer İlçe Seçim Kurullarından alabilirsiniz ama benden ‘şu dosya geldi, şu kararı verdik, oy birliği oldu, oy çokluğu oldu’ gibi detay bilgi istemeyin. Bunu daha önceki seçimlerde de vermedim. Vermem de doğru değil. Yargı sürecine aykırı olur.”


Kesin sonuçlar 13 Nisan’da

Seçim sonuçlarına, seçimin hemen ardından başlayan itiraz süreci devam ediyor. İlçe seçim kurullarına yönelik itiraz ve karar süreci dün doldu ve İl Seçim Kurullarına itiraz aşamasına geçildi. İl Seçim Kurulları 6-7 Nisan tarihlerinde itirazları karara bağlayacak. İl Seçim Kurullarının kararlarına karşı da 3 gün içinde YSK’ye itiraz edilecek. Bu itirazlar 8-9-10 Nisan günlerinde yapılabilecek. YSK de bu itirazları karara bağlayacak ve kesin sonuçları en geç 13 Nisan’a kadar açıklayacak.