CHP'nin İBB Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, ''Açlığa, yoksulluğa, işsizliğe itirazım var'' diyerek, kısa, orta ve uzun vadeli ''yoksullukla mücadele'' programlarını açıkladı.

İstanbul'u bu üç sarmaldan çıkarmak zorunda olduklarının altını çizen İmamoğlu,  şöyle konuştu:

''İstanbul'u yönetenler bu 3 konuda umursamaz tavır içinde. Hani bazıları, 'Kimin parasını kime veriyorsun' diye celalleniyor ya. Onlara ve 'Bütçesini nerede bunun' diye soranlara söyleyeyim. Tek tek çalıştık. Bunun neresini anlamıyorsunuz? Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Kimsenin babasının parasını dağıtmıyorum. Sosyal adaleti sağlamak için, İstanbullu'nun parasını, İstanbul'un yoksuluna dağıtıyorum'' dedi.

CHP İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkan adayı Ekrem İmamoğlu, Taksim'deki The Marmara Otel'de, ''İstanbul'da Yoksullukla Mücadele Çözümlerimiz'' başlıklı bir basın toplantısı düzenledi.

İmamoğlu, toplantıya katılan basın mensuplarının ellerini tek tek sıktı. ''Günaydın demediğim kaldı mı'' diyerek konuşmasına başlayan İmamoğlu, anlatımların görsel sunumla destekledi. İmamoğlu, yapacakları ''yepyeni başlangıçla'' İstanbul'un kronik sorunlarını tek tek çözeceklerini vurguladı. ''Ama her şeyden önce, bütün sorunların kesiştiği, her sorunun altında yatan o büyük beladan kurtulmak, İstanbul'u açlık, yoksulluk ve işsizlik sarmalından çıkarmak zorundayız'' diyen İmamoğlu, İstanbul'u yönetenlerin açlık ve yoksulluk karşısında umursamaz bir tavır sergilediğini kaydetti. İmamoğlu, ''Ben buna itiraz ediyorum ve her sabah açlığa, yoksulluğa, işsizliğe uyanan on binlerce İstanbullu'nun derdine çözüm bulmayı, İBB Başkanı olarak öncelikli görevim, sorumluluğum, borcum kabul ediyorum. Sizlere söz veriyorum. İstanbul'da insanca bir yaşam için gerekli gıdaya, temel sağlık hizmetlerine, okula, kreşe erişemeyen hiç kimse kalmayacak. İstanbul'un imkanlarını tüm İstanbulluların hakça ve adaletli bir şekilde paylaşmasını sağlayacağız'' dedi.

''İhtiyacı olanın ayağına gideceğiz''

''Kimsenin bize gelmesini beklemeyeceğiz, biz ihtiyacı olanın ayağına gideceğiz'' diyen İmamoğlu, şehrin açlık, yoksulluk, işsizlik sorunlarını, Yoksullukla Mücadele Programı'yla çözeceklerini vurguladı. İmamoğlu, söz konusu programla kısa vadede açlık ve yoksulluğa acil müdahaleyi, orta vadede, sosyal politikaları arttırarak yaygınlaştırmayı ve işsizliği azaltmayı, uzun vadede ise yoksulluk yaratan mekanizmaları ortadan kaldırmayı amaçladıklarının altını çizdi.

''İstanbullular'ın yaşamlarını kolaylaştıracağız''

Dar gelirli İstanbullular'ın yaşamlarını, 'İstanbul Büyükşehir Belediyesi Destek Paketleriyle' kolaylaştırmayı hedeflediklerini belirten İmamoğlu, ''Bir yandan da hayat pahalılığı ile mücadele edeceğiz. Göreve gelir gelmez, Büyükşehir Belediyesi'nin sosyal yardımlara harcadığı parayı 3 katına çıkaracağız'' İstanbulluları 4 farklı destek paketinden yararlandıracağız'' dedi. İmamoğlu, bu paketleri sofra, geçim, eğitim ve evlilik destek paketleri olarak sıraladı. İmamoğlu, bu paketleri şöyle detaylandırdı:

''Bunun neresini anlamıyorsunuz!''

- ''Sofra Destek Paketi'' sayesinde, İstanbul'da hiç kimse yatağa aç girmeyecek. Açlık sınırının altındaki aileler ekmeğe, süte ve damacana suya para ödemeyecek; bu temel gıdaları dert etmeyecek. Hiç geliri olmayan ya da açlık sınırı altında gelirle yaşamaya mahkum edilen her aile Halk-Ekmek ve Halk-Süt satış noktalarından ihtiyacına göre ücretsiz ekmek, süt alabilecek. Ücretsiz damacana suyu alacak. Hani bazıları, 'Kimin parasını kime veriyorsun" diye celalleniyor ya. Onlara ve 'Bütçesini nerede bunun' diye soranlara söyleyeyim. Tek tek çalıştık. Sofra Destek Paketi'nin yıllık maliyeti, yaklaşık 52,5 milyon TL'dir. Bu paranın, İBB bütçesi içerisindeki payı yalnızca binde 2'dir. İBB bütçesinin binde 2'sini alacağım ve açlık sınırının altındaki ailelere vereceğim. Bunun neresini anlamıyorsunuz? Bundan niye rahatsız oluyorsunuz? Kimsenin babasının parasını dağıtmıyorum. Sosyal adaleti sağlamak için İstanbullunun parasını, İstanbul'un yoksuluna dağıtıyorum!

''Mahalle Çözüm Merkezleri kurulacak''

- ''Geçim Destek Paketi''yle, İstanbul'da geçim sıkıntısı olan her aileye 200 liradan 2020 liraya kadar aylık destek sağlayacağız. Hiçbir geliri olmayan, asgari ücretle geçinmeye mahkum edilen veya İstanbul koşullarında geçinemeyen yoksul aileler bu destekten faydalanacak. Bunun için ailelerin bir yere başvurmasına da gerek olmayacak. İstanbul genelinde İhtiyaç Araştırması yapacağız. Bu aileleri biz tespit edeceğiz. Ardından, kuracağımız ''Mahalle Çözüm Merkezleri''ndeki sosyal hizmet uzmanları tarafından süreci takip edeceğiz.

''Kayırmacılık yok!''

- ''Aile Geçim Desteği''; ''Gelir Desteği'', ''Çocuk/Öğrenci Desteği'' ve ''Yaşlı/Hasta/Engelli Desteği'' olarak üçe ayrılıyor. Her bir desteği birbirinden ayrı olarak hesaplıyoruz. Desteklerin miktarı toplandığında, ihtiyaç sahibi ailenin alacağı ''Aile Geçim Desteği'' miktarına ulaşılıyor. Yani, ''Gelir Desteği'' ile, eve giren para ve evin ihtiyacına göre asgari ücrete kadar ailelere destek olacağız. Kayırmacılık yok! Adaletsizlik yok! Kimse görmeden; veren el, alan eli bilmeden bu yardımları yapacağız. ''Aile Geçim Desteği''ni, geçim yükünü omuzlarında taşıyan kadınlara ödeyeceğiz.

''İlköğretim düzeyindeki öğrencilere kumanya''

- ''Eğitim Destek Paketi''yle, özellikle gelir seviyesi düşük ailelere katkı sağlayarak, bu ailelerin çocuklarının okurken sağlıklı ve nitelikli bir şekilde beslenmelerini ve temel ihtiyaçlarını karşılamalarını sağlayacağız. Önce, 10 pilot ilçede uygulama acilen başlatılacak, sonrasında tüm İstanbul'da yaygınlaştırılacak. İlköğretim düzeyinde okuyan öğrencilere kumanya desteğinde bulunulacak. İhtiyaç duyulan diğer bölgelerde Halk-Süt ücretsiz dağıtılacak. Hiçbir anne-baba çocuğunu okula gönderirken, aç mı açıkta mı kalacak dert etmeyecek. Öğretim yılı başında ihtiyacı olan 500 bin öğrencinin kırtasiye ve üniforma ihtiyaçları, İBB'ce karşılanacak.

''Beyaz Eşya-Mobilya Çarşısı kurulacak''

- ''Evlilik Destek Paketi''yle yeni evlenecek, geliri yoksulluk sınırı altındaki çiftlere 2.000 TL düğün hediyesi vereceğiz. Kuracağımız ''Beyaz Eşya - Mobilya Çarşısı''ndan uygun fiyata eşya sağlayacak, taşınma masraflarını karşılayacağız. İBB sosyal tesislerinde, haftanın 1 akşamı çiftlerimizin düğününü, ücretsiz hep birlikte yapacağız. "Kimin parasını kime veriyorsun" diye soranlara söylüyorum, bilsinler. ''Evlilik Destek Paketi''nin yıllık maliyeti yaklaşık 40,5 milyon Türk Lirasıdır. Bu paranın İBB bütçesi içerisindeki payı da binde 2'dir. Ben, işte bu parayı yoksulluk sınırı altında gelire sahip yeni evli çiftlere vereceğim.

''Kent Gıda Konseyi ile tarımda üretim ve tüketim denetim altına alınacak''

Hayat pahalılığıyla mücadele programını da acil olarak uygulamaya koyacaklarını belirten İmamoğlu, hayat pahalılığıyla mücadele kapsamına aldıkları 4 temel hedefl de açıkladı: ''Vatandaşın ucuz ve sağlıklı gıdaya erişimini sağlayacağız. Ulaşım indirimleri sağlayacağız. Eğitime katkı sunacağız. Suda indirim yapacağız.'' Bugün yaşanan gıda krizinin aslında bir üretim krizi olduğunu ifade eden İmamoğlu, ''Bu nedenle, ilişki kuracağımız 'Tarımsal Alt Bölgelerde', öncelikle, sürekli zarar ettiği ve finansal kıskaç altında varlığını kaybettiği için üretimden çekilmek zorunda kalan çiftçiyi koruyacağız. Öncelikle İstanbul çevresi, Trakya ve Marmara Bölgesi için 'Bölgesel Ölçekte Tarımsal Koruma ve Üretim Planı' hazırlanarak, İstanbul ve çevresinde yapılan tarımsal üretimi verimli hale getirip, artıracağız. Tarım topraklarımızı kesinlikle koruyacağız. Bölgedeki üretici birliklerini ve kooperatifleri destekleyeceğiz. Böylelikle içerisine esnafı, pazarı, manavı, kooperatifleri ve belediyeyi koyan 'Üreticiden Tüketiciye Gıda Zinciri' oluşturacağız. Alıcı ile satıcı arasında belediyenin organizasyonu ile akıllı kontrat yapılacak. Bu kontratlar, üzerinde oynama yapılması mümkün olmayan teknolojilerin kullanıldığı bir platform üzerinde gerçekleştirilecek. İstanbul'a yakın 150'yi aşkın kırsal nitelikli mahallemizi analiz ettik. Buralarda organik tarımı teşvik edeceğiz. Köy pazarları ile üreticiden tüketiciye doğrudan satış sağlayacağız. Kimi mahallelerde arıcılık, kimi mahallelerde süt üretimi ve daha birçok potansiyel var.''
Sağlıklı gıda için hızla ''Kent Gıda Konseyi'' kuracaklarını ve özellikle yoksul kesimlerin sağlıklı gıdaya ulaşmasına yönelik politikalar geliştireceklerini vurgulayan İmamoğlu, ''İBB bu gıdaların denetlemesinden sorumlu olacak. Kent Gıda Konseyi, afet durumlarında da kullanılacak gıda stoklarının oluşmasını sağlayacak ve israfı engelleyecek'' dedi.

''Kent Lokantaları, bölge esnafı ile uyumlu çalışacak''

İmamoğlu, ''Organize Hayvancılık Bölgeleri''ni destekleyecek ve 2 bölgede Tarıma Dayalı Organize Sanayi Bölgesi kuracaklarını ifade ederek, İstanbullular'ın ucuz, sağlıklı et ve süte kavuşmasının önünü açacaklarını belirtti. Halk-Süt'le kent insanının, sağlıklı ve ucuz sütü kolaylıkla temin edebileceğini söyleyen İmamoğlu, bu sayede hem İstanbul içinde, hem de çevresindeki kırsal alanlarda istihdama katkı sunacaklarını vurguladı. İmamoğlu, ''Kent Lokantaları'' projesini de detaylandırdı: ''Gelir seviyesi düşük ve emek-yoğun çalışılan mahallelerde ve üniversite öğrencilerinin yoğun olarak yaşadığı bölgelerde ucuz, temiz ve nitelikli yiyecek hizmeti sağlayan Kent Lokantaları kuracağız. Kent Lokantaları, bölge esnafı ile uyumlu, hatta onlarla birlikte, açıldıkları mahallelerde bir yandan yoksul, öğrenci ve emekçilerin günlük yemek masrafını kısmi olarak çözümleyecek, diğer yandan da o bölgelerde istihdam oluşturmuş olacak.'' İmamoğlu ulaşım, eğitim ve su konularında yapacakları indirim ve katkıları da toplantıda etraflıca dile getirdi:

Ulaşım

- 0 - 4 yaş arasında çocuk sahibi kadınlar ile 12 yaşına kadar olan çocuklar, toplu ulaşımdan ücretsiz yararlanacak.
- 25 yaşın altındaki gençlere, toplu ulaşımda yüzde 40 indirim sağlanacak.
- Öğrenciler için aylık kart, 50 TL olacak.
- Belediye hizmetlerinde, düzenli olarak yer alan gönüllüler için toplu ulaşım ücretsiz olacak.
- Bütün resmi, milli ve dini bayramlarda toplu ücretsiz gerçekleştirilecek.
- Tüm toplu taşıma sistemlerinde, ilk binişten sonraki yarım saat içerisinde yapılacak tüm aktarmalar ücretsiz olacak.

Eğitim

- Eğitime yönelik katkılar, ücretsiz etüt hizmeti ve üniversiteliye burs ve yurt imkanı sunarak gerçekleştirilecek.
- Mahalle evleri ve kültür merkezlerinde, sömestr ve yaz dönemlerinde matematik, dil, deneysel bilim, felsefe dersleri ve kodlama eğitimleri veren ücretsiz etüt merkezleri oluşturulacak.
- Kurslara katılan öğrencilere, ücretsiz ulaşım imkanı sunulacak.
- İstanbul'daki devlet üniversitelerinde okuyan veya başka illerde okumakla birlikte, aileleri İstanbul'da oturmakta olan ihtiyaç sahibi 75 bin öğrenciye, yılda 8 ay üzerinden, aylık 400 TL karşılıksız burs verilecek.
- Üniversiteliler için, 12'si kadın ve 8 'i erkek öğrenci yurdu olmak üzere, toplamda 10 bin öğrenci kapasiteli, 20 yurt derhal hayata geçirilecek. Evde kalan öğrencilere de kuracağımız Beyaz Eşya ve Mobilya Çarşısı aracılığıyla destek olunacak.

''İstanbullu, 5 yıl sonra musluktan su içebilecek''


Suda yüzde 40 indirim yapacaklarını yineleyen İmamoğlu, ''Yılda ortalama 1.000 TL hanelerin cebinde kalacak ve 5 yıl sonrasında, altyapı çalışmalarını tamamladığımızda, İstanbullu musluktan temiz su içebilecek'' dedi. Sosyal yardımlarnı çok önemli olduğunu ama sorunların kesin çözümleri olmadığını vurgulayan İmamoğlu, yoğunlaşacakları ''kalıcı'' çözümlere de konuşmasında yer verdi: Bu amaçla; orta vadede genişleyen ve artan bir sosyal politika ağı kuracağız. Bunun yanında da tabi ki işsizlikle mücadele edeceğiz. Sosyal politikalara yönelik altyapı çalışmaları acilen başlanarak vatandaşların eşit, nitelikli, ucuz ve hatta ücretsiz hizmet alması sağlanacak. Her zaman da, biricik önceliğim çocuklar olacak. Çocukların geleceği ve kadınların yükünü hafifletmek, onlara diledikleri şekilde geçirebilecekleri zaman veya iş hayatına katılabileceği fırsatı sunmak için, öncelikle yoksul mahallelerde 150 adet, her biri 100 çocuk kapasiteli nitelikli kreş açacağız. Sonrasında da İstanbul'da kreşşiz mahalle bırakmayacağız.''

''Atanamayan öğretmenler Mahalle Evleri'nde istihdam edilecek''

''İstanbul'un 961 mahallesinde, kadın, çocuk, yaşlı ve gençlerin sosyal-kültürel hayata katılımını arttıracak, eğitim destek faaliyetlerini yürütecek ve mahalle kültürünü geliştirecek birimlerini oluşturacağız'' diyen İmamoğlu, bu amaçla Mahalle Evleri kuracaklarını belirtti. İmamoğlu, ''Mahalle Evleri'nin çok amaçlı salonu, mahallelinin ihtiyacına göre kına, nişan, doğum günü gibi özel günlerine ev sahipliği yapacak. Çocuk ve gençlere, ücretsiz rehberlik ve danışmanlık hizmeti, ders destek eğitimleri, bireysel gelişim programları, kültür-sanat etkinlikleri, oyun alanları, sportif faaliyet olanakları sağlanacak. Atanamayan öğretmenlerin ve emekli eğitimcilerin belirli akreditasyon ve denetim dahilinde, Mahalle Evleri'nde hizmet vermesi sağlanacak'' dedi.

''Sağlık hizmetlerine erişim kolaylaşacak''

İmamoğlu, toplum sağlığı konusundaki projelerine de toplantıda yer verdi. ''Artık İstanbul'da tedavi olmak, sağlık hizmetlerine erişmek, giderek zor ve pahalı hale geldi. Bu konuda da elimizi taşın altına koyacağız'' diyen İmamoğlu, yoksulluk ve sağlık hizmetlerine erişim sıkıntısı çekilen bölgelerde, İBB olarak kamusal sağlık yatırımları yapacaklarını vurguladı. İmamoğlu, bu kapsamdaki projelerini de şöyle sıraladı: ''40 Semt Doğumhanesi, 20 Kadın Sağlığı Tarama Merkezi, 10 Çocuk Sağlığı Merkezi, 3 adet Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi, 5 İşçi Sağlığı ve Mesleki Hastalıklar Merkezi açılacak.''

''Temel görevimiz, yoksulların barınma sorununu çözmek''

İBB'nin dar gelirlilere yönelik, somut bir konut politikası olmadığını kaydeden İmamoğlu, ''Göreve geldiğimiz an, KİPTAŞ'ın temel görevi bu şehirde yoksulların barınma sorununu çözmek olacak. Ucuz ve nitelikli konut oluşturarak, yoksul ailelerin ve orta direğin konut almaya ve kiraya ayrılan payın oranını düşürmeye gayret edeceğiz. Öncelikle şehrin merkezinde İBB'nin mülkiyetinde bulunan arsalarda, dar gelirlilere yönelik 15 bin sosyal konut yapılacak. Yapılacak yeni konutların yüzde 40'ı, kiralık konut olarak üretilecek. Böylelikle düşük kira bedelleri ile vatandaşın nitelikli konut edinmesi sağlanırken, bu bölgelerdeki kira fiyatları da makul seviyelere getirilecek. İBB mülkiyeti haricinde diğer ilçelerde de arsa geliştirme politikaları izlenerek, dar gelirlilere yönelik toplu konut üretimi yaygınlaştırılacak'' dedi.

''Yerel yönetimin işi değil'' kafasından çıkılacak!

Toplantıda işsizlik sorununa geniş yer ayıran İmamoğlu, durumun her geçen gün daha da vahim bir hal aldığını vurguladı. İstanbul'daki resmi işsizlik rakamının yüzde 15'ler seviyesine çıktığını belirten İmamoğlu, her 4 gençten biri nin işsiz olduğunu kaydetti. ''Bu konuyu, 'Yerel yönetimin işi değil' kafasıyla geçiştiremeyiz'' diyen İmamoğlu, ''Vatandaşın her derdi, benim de derdimdir'' dedi. İmamoğlu, İstanbul'da istihdamı nasıl sağlayacaklarını da ayrıntılarıyla anlattı:

- İBB'nin genişleyen hizmet ağı sayesinde 25 bin kişiye, doğrudan istihdam oluşturacağız. Bahsettiğim kreşler, sağlık merkezleri, mahalle evleri, çözüm merkezleri ve daha birçoğu. Tüm bu yeni hizmetler vatandaşın bir yandan hayatını kolaylaştırırken, diğer yandan da insanımıza iş imkanı sağlayacak.

- Bölgesel İstihdam Ofislerini kuracağız. İş arayan ile yatırımcıyı, işvereni buluşturacağız. Yatırımcıyı yönlendireceğiz, iş arayanı asla yalnız bırakmayacağız. Beylikdüzü'nde bunu başardık. Bir ilçede 4 bin kişiye iş imkanı sağladık. İstanbul'da da sağlayacağız.

- İşsizliği yaratan en önemli etkenlerden olan eğitim sorununa odaklanacağız.

- İSMEK'leri birer Kariyer Danışma Merkezi'ne dönüştüreceğiz. Yaşam Boyu Eğitim yaklaşımı ile güncel, talebe uygun, nitelikli meslek eğitimini ücretsiz bir şekilde İstanbul'un her bölgesine yaygınlaştıracağız.
- İstanbul'u yeni bir kavram olan Kent Enstitüleri ile tanıştıracağız. Buralarda yeni gelişen ekonomilere uygun teknoloji, bilişim ve inovasyon içerikli, sertifikalı eğitimler düzenleyeceğiz.

- Girişimciliği destekleyeceğiz. İstanbul'da ticaret ve iş hacmini büyüteceğiz. Kent Enstitüleri aynı zamanda girişimcilere, start-up'lara ofis imkanı ve finansal destek sağlayan merkezler olacak.

- İstanbul Tanıtım ve Yatırım Ajansını kurarak, İstanbul'u güvenli bir şekilde yatırım yapılabilir bir merkez haline getireceğiz. Yatırımlara finansman olanakları bulacağız.

- İstanbul Kadın Emeği Ofisi'ni açacağız. Böylece ev kadınlarının ürünlerini, değerinde alıcıya ulaştıracak kanalı sağlayacağız. Kadınları ekonomik olarak güçlendireceğiz. Düzenli gelir ve iş imkanı sağlayacağız.

''Yoksulluk yaratan mekanizmalar ortadan kaldırılacak''

İmamoğlu, yapacakları akılcı çalışmalara, 5 yıl içerisinde en az 200 bin kişiye iş imkanı yaratacaklarının müjdesini verdi. ''İstanbul'da yoksulluk yaratan adaletsiz mekanizmaları tümden ortadan kaldırmayı hedefliyoruz'' diyen İmamoğlu, uzun vadeli hedeflerini de detaylandırdı: ''Bunun için öncelikle güçlü bir veri tabanının oluşturulması ve göstergelerin düzenli olarak takip edilmesi gerekiyor. Bu amaçla, kuracağımız İstanbul İstatistik Ofisi bu konuları düzenli bir şekilde takip edeceğiz. İBB bünyesinde bir "Koordinasyon Merkezi" yapılandıracağız. Bu merkezin temel rolü, uzun dönemde yoksulluk üzerinde etkili göstergelerin iyileştirilmesi amacıyla yapılacak etkinlikleri ve müdahaleleri tasarlamak, planlamak, gerçekleştirilmesini sağlamak ve sonuçlarını izlemek olacak. Yoksullukla Uzun Dönemli Mücadele Programını uygulamak üzere bir de 9 kişilik bağımsız, Yoksullukla Mücadele Kurulu oluşturacağız. Bu kurul, uzun vadede yoksulluğun kaynaklarını yok etmek, sosyal adaleti ve toplumsal eşitliği arttırmaya yönelik programlar için stratejik hedefleri belirleyecek. Belirlenen hedeflerin ve kısa/orta vadeli aşamalarını takip edecek, alınan önlemlerin etki analizini gerçekleştirerek sonuçlara ulaşmamızı sağlayacak.''

''Kimse rahatsız olmasın: Projelerimiz insanlık için''

''Bu program, bir iradenin, bir kararlılığın, bir yönetim anlayışının ürünüdür'' diyen İmamoğlu, ''Bu programın arkasında çok geniş bir akademik kadro, uzmanlık bilgisi ve deneyimi, ortak akıl ve tüm paydaşların katılımı yatıyor. Bu programın arkasında vicdan, sorumluluk ve adalet duygusu yatıyor. Bu programı uygulayacağız. Kimsenin kuşkusu olmasın. Kimse rahatsız olmasın. İstanbul'un kaynaklarını hakça, özenle ve saygıyla paylaşacağız. İstanbul'da yoksulluğu azaltacağız, işsizliği gerileteceğiz. Hem sosyal adalet için. Hem adil bir İstanbul yaratmak için. Hem sosyal patlamaları engellemek için. Hem güvenlik için. Ama en önemlisi de insanlık için. Çok büyük hedeflerimiz var ve o hedeflere, kimseyi açta açıkta bırakmadan, hep birlikte yürüyelim istiyoruz'' diye konuştu.

İmamoğlu, 31 Mart günü herkesi sandığa gitmeye, oy kullanmaya ve tarihi bir başarıya imza atmaya davet etti ve sözlerini, ''Sandık güvenliği endişeniz olmadan, "tek bir oyla bu gidişatı nasıl değiştirebilirim ki?" demeden sandığa gidin. İnanın ki, o bir oy bu kez çok şeyi değiştirecek. İstanbul'u yeniden rotasına oturtacak. İstanbul'a yeni bir başlangıç sizinle gerçek olacak'' şeklinde tamamladı. Herkesi sandığa gitmeye çağırarak, ''Sandık güvenliği konusunda da kimsenin kuşkusu olmasın. Tek bir oy bile değerli'' dedi.

''Kimseyi rencide etmedik''

İmamoğlu, toplantının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtladı.
İmamoğlu, ''Siz bu zamana kadar yönettiğiniz ilçede ne yaptınız yoksullukla mücadele için'' sorusuna, ''Bizim 5 yıllık tecrübelerimiz, bu bahsettiğim tüm politikaların tamamına bir taban oluşturuyor. Birçok konuda uygulamalarımız var. Sağlık müdürlüğü yokken, ihtiyacı olan insanların yoğunluğunu gördüğümüzde kurduk. Bir yılda 100 bine yakın insana dokunduk o müdürlüğümüzde. Yardımlaşmayı, ''Veren el, alan eli görmesin'' mantığıyla, gıda bankasından 'Dost eller mağazamızda'' bütün tabanlarını yaşadık. Ciddi bir yardımlaşma kültürüyle beraber, şehrin içinde tek bir yoksul bırakmamaya, açlık sınırı altında olan insanlara, deneyimli kadromuzla ulaşmaya çaba gösterdik. 5 yıl içinde müthiş bir geri dönüş ve mutluluk yakaladık. Bunları da kimseyi rencide etmeden yaptık'' dedi.