Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Ankara Hakimevi'nde düzenlenen "Adli Sicil Bilgi Sistemi Tanıtım Töreni"nde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin demokratik bir hukuk devleti olduğunu söyledi.

Kararları verenler hakkında değerlendirme yaparken herkesin bir ölçü içerisinde olmasını belirten Bozdağ, şunları belirtti:

"Karar verdi herhangi bir denetim yapan yer, bir ihtilaf konusunu karara bağladı, karar lehimize, 'çok iyi hakim, çok iyi ombudsman, çok iyi Bilgi Edinme Kurulu' veya 'çok iyi Kişisel Verileri Koruma Kurulu' dedik övdük ama karar aleyhimize bu sefer de yerin dibine geçirdik. Kararı vereni farklı farklı sıfatlarla yaftaladık. Ahlaki mi, vicdani mi, insani mi, hukuki mi bu? Değil. Biz kararları eleştirebiliriz. Onun için yargı bir karar verdiğinde itiraz yolu var, itiraz bir eleştiridir o karara ama o eleştiriyi değerlendirecek bir merci var, oraya gider, o merci ona cevabını verir, o da karar olarak verir."

“KİMSE SAVCILIĞA SOYUNMASIN”

"Eğer Türkiye'nin yönetimine talip olanlar, Türkiye'de siyaset yapanlar veya bir kamu gücünü kullananlar, birtakım görevlerde bulunanlar, hakim ve savcılarımızın yaptığı bu büyük görevler nedeniyle kendilerine teşekkür etme yerine, hakimliğe, savcılığa soyunurlarsa o zaman o ülkede hukuk devletinden de bahsedilemez” diyen Bozdağ, şu ifadeleri kullandı:

"Kimse savcılığa soyunmasın, kimse hakimliğe soyunmasın, kimse mahkeme reisliğine soyunmasın, kimse kendini istinaf olarak, kendini Yargıtay olarak, kendini Anayasa Mahkemesi olarak görmesin. Hukuk devletinde ana muhalefet partisi veya grubu olan siyasi partiler, meşru siyaset yapanlar kendilerini mahkeme yerine koyabilirler mi? Böyle bir üslupla konuşabilirler mi? Konuşamazlar. Böyle bir kendilerine de niteleme yapamazlar. Siyasi taraftarlığa göre verilen kararları bizim taraftarlığımıza uygun olursa 'hukuka uygun, anayasaya uygun, yasaya uygun' ama bizim taraftarlarımıza uygun kararlar vermezlerse 'hukuka, anayasaya ve kanuna aykırı' dersek o zaman verilen kararları hangi terazide tartıyoruz, anayasa, hukuk ve kanun, delil terazisinde değil, taraftarlık terazisinde tartıyoruz. O zaman taraftarlık terazisinde biz bunları tartarsak adalet terazisinin ayarı nasıl dosdoğru tartacak? Hepimiz canımızı acıtsa da, çok hoşlanmasak da, tepki göstereceğimiz kararlar da olsa nihayetinde bu kararlara uyuyoruz, uyguluyoruz."

“MAHKEME KARARI ELEŞTİRİLEBİLİRİ”

Bozdağ, kararların eleştirilmez kutsal metinler olmadığını söyledi.

Bozdağ, konuşmasına şöyle devam etti:

"Elbette ki her mahkeme kararı eleştirilebilir, bu demokratik bir haktır. Hukuk devletinin de teminatı altındadır ama biz ne yapıyoruz, kararı eleştirmek yerine kararı vereni eleştiriyoruz. Eleştirsek o da iyi hakaret ediyoruz, iftira ediyoruz. Böyle bir şey olur mu? Ben bir yandan hukuk devletine inanıyorum diyorsun, öte yandan da hukuk devletinin gereği olan bir usul uygulandığında da o gerekliliği yapanlara karşı hukuk devletinin ortaya koyduğu standartların dışına çıkıp ifadeler kullanılıyor. 'Gelince biz işte hakimleri, savcıları şöyle müdahale edeceğiz, böyle ödüllendireceğiz' diye de konuşuyor. Bir yandan yargı bağımsız, tarafsız, şimdiden nasıl ayrımcılık yapacağını, nasıl haksızlık yapacağını, nasıl taraftarlarını koruyacağını, kollayacağını, adalet terazisini taraftarlık terazisi olarak nasıl ikame edeceğini aleni olarak söylüyorlar. Ben utanıyorum bir Adalet Bakanı olarak bundan. Olmaz böyle şey. Olmaz, kimse bunu diyemez. Kimse bu ülkede savcılığa soyunmasın, hakimliğe soyunmasın. Mahkeme olmaya, istinafın yerine geçmeye, temyizin yerine geçmeye kalkmasın."

(AA)