Şam'a giderek Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad'la görüşmeye hazırlanan Vatan Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, Türkiye'nin ülkedeki bazı uygulamalarını eleştirdi.

Halk TV yazarı İsmail Saymaz'a açıklamalarda bulunan Perinçek, "Görüşmede hangi başlıkları ele almayı düşünüyorsunuz?" şeklindeki soruya şu yanıtı verdi:

"Esas olarak terörü bitirmek ve Türkiye’deki misafirlerin ülkelerine güvenli dönmesi. Suriye onları affediyor zaten. Tam güven sağlayacağız. Rahatça işlerine dönecekler. Başlarına birşey gelmeyecek. Bir de PKK’nın bitirilmesi Suriye ile işbirliğini gerektiriyor.

'SAÇMASAPAN'

Bizimki alternatif… Tayyip Erdoğanlarınki, 900 kilometre boyunda, 30 kilometre derinliğinde güvenlik şeridi, o bir çözüm değil. O, mülteciyi kaldırıp Türkiye’nin egemenlik alanına götürüyor, başka yere yerleştiriyor. Ona Türkiye bakacak, Kızılay’dan yemek verecekler, briket evler, saçmasapan."

'ÇÖZÜM DEĞİL'

Buna karşı olduklarını dile getiren Perinçek, "Suriye topraklarına konut yap, postane ve banka kur falan, bir nevi Türkiye’nin egemenlik alanını genişleten bir uygulama. Kimsenin de kabul edebileceği bir şey değil. Çözüm değil" ifadesini kullandı.

ERDOĞAN, BRİKET EVLERLE ÖVÜNÜYORDU

Bir süredir AKP ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a yakın söylemleriyle öne çıkan Perinçek'in, Suriye konusunda bu eleştirileri yöneltmesi dikkati çekti.

Vatan Partisi liderinin 'saçmasapan' diye nitelediği briket evler, Erdoğan'ın övündüğü uygulamalar arasında yer alıyordu. Cumhurbaşkanı, Mayıs 2022'de yaptığı açıklamada şunları söylüyordu:

"(...) Birçok Meksikalının duvarları yıkarak Amerika’ya sığındıklarını görüyorsunuz. Almanya düzenli düzensiz göçü alıyor bizim gibi mi hayır. Teröristleri alıyorlar. Bütün bunları değerlendirdiğimiz zaman Türkiye’nin alicenaplığı ortaya çıkıyor. Biz özellikle Suriye kuzeyinde briket evlerle adım attık. Hedefimiz bu evlerde 1 milyon mülteciyi barındırmak.

Onun için 100 bin, 200 bin konuta ihtiyacımız olacak. Amacımız onları bu tür evlerle iskan edelim. Yaşanması zor koşullardan onları kurtaralım. İnsanca yaşayabilecekleri konutlarla onları oralarda iskan edelim istiyoruz (...)"