Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Çankaya Köşkü'nde, 13. Büyükelçiler Konferansı'nda konuştu. 

Erdoğan, konuşmasında, dünya siyasetinde yaşanan gelişmelere değindi. Başkanlık sistemine övgüler dizen Erdoğan, "Kendini milletten üstün gören elitist zihniyetin engellemelerine maruz kaldık" ifadelerini kullandı. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan ve BAE ile ilişkilerin geliştirildiğini belirttiği konuşmasında, Avrupa Birliği hedeflerinden de vazgeçilmediğini kaydetti. 

"Ülkemiz FETÖ ile mücadelesinde de yalnız bırakılmıştır. FETÖ elebaşının hala serbestçe dolaşmasını kabul etmiyoruz. Meclis'i bombalayanların yeri sokaklar değil, hapishanelerdir" diyen Erdoğan, "Bu tavrımızı Madrid’deki son NATO zirvesinde bir kez daha ortaya koyduk. PKK'lıların sokaklarında cirit attığı devletlerin üyelikleri NATO'nun temsil ettiği değerlere zarar verecektir. Finlandiya ve İsveç'le ilgili net ve kararlı tutumumuzu koruyoruz. Sözler yerine getirilmeden Türkiye bu iki ülkenin üyeliğine onay vermeyecektir." ifadelerini kullandı.

"EN KÜÇÜK İHMALİN SONUÇLARI AĞIR OLACAKTIR"

Erdoğan özetle şunları söyledi:

"Konferansın icrasında emeği geçen herkesi şimdiden tebrik ediyorum. Devletimizi gururla temsil eden büyükelçilerimizin değerlendirmelerinin son derece kıymetli olduğuna inanıyorum. Büyükelçilerimizin kendi aralarında bilgi paylaşıma imkan veren konferansın idari yapımızda önemli bir ihtiyacı giderdiğini görüyoruz.

Bir günü bir asra bedele olan bu dönemlerde en küçük bir ihmalin sonuçları ağır olacaktır.

Türkiye sadece devlet organlarında eş güdüm eksikliğini değil, çatışmanın bedelini ödemiş bir devlettir. İlk göreve geldiğimizde maalesef biz de bu sorunla yüzleştik. Kendini milletten üstün gören elitist zihniyetin engellemelerine maruz kaldık.

Birçok karanlık odakla karşılaştık, mücadele ettik. 17-25 Aralık girişiminden 15 Temmuz kanlı darbe girişimine kadar devletin içine çöreklenmiş yapıların hedefi haline geldik. Hamd olsun tüm saldırıları boşa çıkardık. Bürokratlarımızın da çabasıyla ülkemize önemli eserler kazandırdık.

"VESAYETÇİ YAKLAŞIMLARI RAFA KALDIRDIK"

Türkiye en büyük sağlık krizi ile en iyi baş eden ülkelerden biri olmuştur. Bizden talepte bulunan ülke ve kuruluşlara da yardım gönderdik.

Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek Türkiye'ye bedel ödeten vesayetçi yaklaşımları rafa kaldırdık.

Rusya - Ukrayna savaşında hep sayın Zelenskiy ile hem de Sayın Putin ile olan görüşmelerimizde sorunların diyalogla çözülmesinin altını çizdik. Önce Antalya sonrasında ise İstanbul'da yaşanan görüşmeler barış umutlarını yeşertti.

Barış nutukları atarak dünyada barış tesis edilemez. Ancak girişimci ve sorumluluk üstlenen yaklaşımlarla gerçeğe dönüşebilir.

Yurtta barış dünyada barış ifadesi ancak proaktif ve gerçekçi adımlarla ilerleyebilir. Sahada güçlü olmadan masada kazanmanın zorluğu da ortadadır.

ORTADOĞU MESAJLARI

Suudi Arabistan ve BAE ile ilişikilerimizi eskisinden güçlü hale getiriyoruz. İsrail ile ilişkilerimizi Filistinli kardeşlerimizin haklarını savunmak için de kullanıyoruz. İlk kıblemiz Mescid-i Aksa'nın kırmızı çizgimiz olduğunu açıkça belirtiyoruz. Çocukların daha kundaktaki bebekleri öldürmenin hiçbir bahanesi olamaz. Türkiye Filistin halkının ve Gazzeli kardeşlerinin yanındadır.

Derin bağlarda olduğumuz Balkanlarda refahın tesisi için ayrıca çalışıyoruz. Ege, Doğu Akdeniz ve Karadeniz'de de aynı gayretlere devam ediyoruz.

“ADINI ABDÜLHAMİD HAN KOYDUĞUMUZ 4. SONDAJ GEMİMİZİ MERSİN TAŞUCU LİMANINDAN UĞURLAYACAĞIZ”

Karadeniz'de yaptığımız doğal gaz keşfi ısrarlı çabalarımızın ilk sonucu oldu. Yarın adını Abdülhamid Han koyduğumuz 4. sondaj gemimizi Mersin Taşucu limanından uğurlayacağız. Bugüne kadar yetki alanlarımızda bize rağmen herhangi bir işlem yapılmasına izin vermedik, bundan sonra da vermeyeceğiz. Terör tehditlerini ortadan kaldırmaya kararlı olduğumuzu tüm dünya biliyoruz. Operasyonlarla bölücü terör örgütünün belini kırdık. Bölgemizin geleceğinde teröre yer olmadığını tüm dünyaya gösterdik. Katil sürülerini bölgemizden tamamen söküp atana kadar durmayacak, terörle mücadelemizi sürdüreceğiz. Suriye'de terör örgütünün yuvalandığı son bölgeleri de temizleyerek güvenli bölgenin halkalarını birleştireceğiz.

Mevcut küresel sistemin yapısından kaynaklanan sorunların günümüzün meseleleri konusunda yetersiz kaldığını görüyoruz. 5 ülke binlerce sivilin ölümüne, milyonlarcasının evini terk etmesine engel olamamıştır. Dünya, 5'ten büyüktür sözümüzü haklı argümanlarla tekrarlıyoruz.

“MECLİS'İ BOMBALAYANLARIN YERİ SOKAKLAR DEĞİL, HAPİSHANELERDİR”

Türk Hava Yolları, TİKA, Türkiye Muharif Vakfı, Kızılay gibi kuruluşlarımız diplomatik hedeflerimize ulaşmamıza destek sağlıyoruz. Bu işbirliği ruhunu güçlendirerek devam ettireceğiz. Türkiye bulunduğu coğrafi konum itibariyle ne doğuya ne batıya sırtını dönemez. Doğuyla da batıyla da ilişkilerimizi aynı anda güçlü tutmamız gerekiyor.

Terör örgütlerine silah vermenin, taziye mesajları yayınlamanın müttefiklik ilişkileriyle bağdaşmadığı da ortadadır. Ülkemiz FETÖ ile mücadelesinde de yalnız bırakılmıştır. FETÖ elebaşının hala serbestçe dolaşmasını kabul etmiyoruz. Meclis'i bombalayanların yeri sokaklar değil, hapishanelerdir. Bu tavrımızı Madrid’deki son NATO zirvesinde bir kez daha ortaya koyduk. PKK'lıların sokaklarında cirit attığı devletlerin üyelikleri NATO'nun temsil ettiği değerlere zarar verecektir. Finlandiya ve İsveç'le ilgili net ve kararlı tutumumuzu koruyoruz. Sözler yerine getirilmeden Türkiye bu iki ülkenin üyeliğine onay vermeyecektir.

AB MESAJI

Karşılaştığımız çifte standartlara rağmen Avrupa Birliği hedefimizden vazgeçmedik.

Batılı ülkelerde son dönemde Müslüman ve Türk düşmanlığıyla beraber kültürel ırkçılığın da arttığını görüyoruz. Mescidlerimize kesilmiş domuz başı bırakılması, derneklerin, camilerin kapatılması, mezarlara dahi tahammül gösterilememesi... Bunlar İslam düşmanlığının ulaştığı ürkütücü boyutları göstermiştir. Türkiye'nin bu tehditleri görmezden gelme lüksü yoktur.

SEÇİM MESAJI

Seçimlerin ülkemize, demokrasimize yakışır şekilde düzenlenmesi hususunda sizlere büyük görevler düşüyor. FETÖ ve PKK'nın süreci zehirlemesine müsaade etmemelisiniz. Sizlerin de desteğiyle 2023'ü yurt dışında da demokrasi şölenine çevireceğimize inanıyoruz, gayretleriniz için şimdiden teşekkür ediyorum.

Türk diplomasisi cumhuriyetimizin 100. yılında geleceğe güvenle bakıyoruz. Dışişleri şehitliğimiz ödenen bedellerin abidesidir. Şehitlerimize Allah'tan rahmet diliyorum. 255 temsilciliğimizde görev yapan arkadaşlarımız şehitlerimizin emanetlerini yüreğinde taşıyor. Türkiye'nin içeride ve dışarıda prangalarını kırdığı bu kritik dönemde sizden daha çok gayret bekliyorum. Rabbim yolunuzu, bahtınızı açık etsin diyorum. 13. Büyükelçiler Konferansı'nın tekrar hayırlı olmasını diliyorum, kalın sağlıcakla..."