İMAMOĞLU'NDAN, “TÜRK OCAĞI” TEPKİSİ: “KİMSE BULUNDUĞU KOLTUK ÜZERİNDEN YARGIÇLIĞA, SAVCILIĞA KALKMASIN, İNSANLARI YARGILAMAYA KALKMASIN”

 

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu; Sosyal Hizmetler Daire Başkanlığı, Bağımlılıkla Mücadele ve Rehabilitasyon Şube Müdürlüğü'nün mart ayında Bağcılar'da açtığı Sosyal Uyum Destek Merkezi'nde incelemelerde bulundu, gazetecilerin gündeme ilişkin sorularını yanıtladı.

“KİMSE BULUNDUĞU KOLTUK ÜZERİNDEN İNSANLARI YARGILAMAYA KALKMASIN”

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun katıldığı, "Günümüz İslam Dünyasında Meseleler ve Çözüm Yolları 2" adlı sempozyumu; İBB ile ortaklaşa düzenleyen Türk Ocakları İstanbul Şubesi'nin, Genel Merkez kararıyla görevden alması ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin tepkisinin anımsatılması üzerine İmamoğlu şunları söyledi:

“Tabii üzüntüyle takip ettim. Açıkçası bazı kurumlar vardır, topluma mal olmuştur. Toplumun farklı kesimleriyle bağ kurmuştur. Uzun yıllar süren bir hizmet alanı olan bu tür sivil toplum kuruluşlarının varlığından kimin, ne zaman haber aldığını ya da nasıl iş birliğinde olduğunu bazen kimse bilemez. Yani örneğin 110 yıllık Türk Ocağı'yla benim de bir bağım olmuş olabilir. Benim de yakınlarımın geçmişte içinde olduğu bir ortam olabilir. Olabilir derken tahminen elbette konuşmuyorum, mesaj veriyorum buradan ve dolayısıyla benim ruhumda da saygın bir yeri vardır, olabilir.

O bağlamda kimse bulunduğu koltuk üzerinden yargıçlığa, savcılığa kalkmasın; insanları yargılamaya kalkmasın. Bu tür kurum ve kuruluşlar hele hele adı Türk Ocağı olduğu bir yerde o iki önemli kavramı taşıdığı bir yerde bu ülkenin sınırları dahilinde her yerde hizmet etmelidir, herkese sesini duyurmalıdır. Bizim gibi kurumlar ise İBB olarak bu tür sivil toplum kuruluşlarına, saygın sivil toplum kuruluşlarına hizmet ederler, destek olurlar, ortam sağlarlar ve orada gelirler bu çalışmalarını yürütürler.

“BU KARARIN ALTINDA EZİLDİLER ZATEN, SESLERİ BİLE ÇIKAMAYACAK BU SAATTEN SONRA”

Yapılan iş ve işlem böyle bir işlem. 2016’da aynısı yapılmış. O dönemde de yine CHP'li olan Kartal Belediyesi'yle süreç yürütülmüş. Yani 6 sene sonra mı uyandı acaba, diye düşünüyorum. Siyasi konjonktürün ya da siyasi söylemlerin etkisi altında mı kalındı diye düşünüyorum. Bakın benim Türk Ocağı'na faydalarım olmuştur. Kimse bunu bilemez; belki farkındadırlar, değillerdir. Merkezine de faydalarım olmuştur. İstanbul gibi başka yerlere de faydalarım olmuştur. Yarın da olacaktır. Yani bu kararın altında ezilirler, ezildiler de zaten. Sesleri bile çıkamayacak bu saatten sonra. Yaptıkları işlemle hamle bile yapmamaları lazım. Kendilerine bir çeki düzen vermeleri lazım, diye düşünüyorum.

“SAYIN KILIÇDAROĞLU'NUN TÜRK OCAĞI'NA GÖSTERDİĞİ HASSASİYETİN BEN ŞAHİDİYİM”

Bu bağlamda siyasetin etkisi altında kalmasınlar. Yani CHP'nin Genel Başkanı, Sayın Kemal Kılıçdaroğlu'nun, Türk Ocağı’na gösterdiği hassasiyeti, ben şahidiyim. Bir başka genel başkan gösterse Türk Ocağı bugün çok daha rahat, çok daha huzurlu yerlerde olurdu. Bakın benim genel başkanım çok hassasiyet göstererek katkı sunulması gereken sivil toplum kuruluşlarından, iş birliği yapılması gereken sivil toplum kuruluşlarından biridir; diyen bir insana dönüp bu şekilde bir ortam, yani efendim orada sanki sadece il başkanına bir mesaj verilen, kıvrak bir tarifle mesaj verilen bir durummuş gibi, hani kimse bizi o kandıracak durumda değil.

“UMARIM YANLIŞ KARARDAN GERİ ADIM ATARLAR”

Bu işin sahibi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'dır, Belediye Başkanlığı'dır. Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu orada ev sahibidir. Saygıdeğer Genel Başkanım Kemal Kılıçdaroğlu orada bu sürecin destek olanı, motive edenidir. Dolayısıyla diğerleri de misafirlerdir. Bu süreçleri değerlendirirken, karar verirken bunlara dikkatli olacaklar ve hassas davranacaklar. Süreci yakinen takip ediyorum. Ama bir baksınlar, Ekrem İmamoğlu acaba Türk Ocağı'na başka zamanlarda, başka tarihlerinde, sıkıntıda oldukları zamanlar yanlarında olmuş mu, olmamış mı? Olduğu zaman acaba ne düşündüler? Bu kararı alırken ne düşündüler? Ben onlara soru soruyorum sadece, bu kadar söyleyeceğim. Üzüntüyle karşılıyorum. Umarım yanlış karardan geri adım atarlar, hızlıca."