GERÇEK GÜNDEM-FURKAN KARABAY

Türkiye’de, devlete, kadrolara, sermayeye hükmedebilmek için yargı "sopa" olarak kullanıldı. Buna, yakın tarihte Fethullahçıların kumpaslarıyla şahit olundu. AKP’nin iktidar olduğu yıllarda, siyasi destekle yargı mekanizması kullanılarak, tasfiyeler, kumpaslar, sermayeyi ele geçirmeler gerçekleştirildi. Bunun için de yargıda, “kullanışlı” hakim ve savcılara ihtiyaç vardı. Fethullahçılar ismen gitti fakat aynı yöntemler başta yargıda olmak üzere birçok noktada devam ettirildi.

Dün yayımlanan, “Yargıda ‘Antalya’ operasyonu: Rüşvetle anılıp yeniden başsavcı vekili yapılan isim ve Erdoğan’ın avukatları yine sahnede” başlıklı haberimizde, HSK’nın yaz kararnamesiyle Antalya Adliyesi’ndeki kritik değişime dikkat çekmiştik. Kararname ile Antalya’da, Cumhuriyet Başsavcısı ve vekilleri olmak üzere 184 hakim ve savcının yerleri değiştirilmişti. Antalya’daki büyük değişimin ipucunda ise iki yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve hakkında FETÖ’den soruşturma da açılan Fettah Tamince’nin avukatlığını yapan Kürşad Köhle ile cezaevinde bir mahkumu “gizlice” ziyaret ettiği ortaya çıkan savcı Gürkan Kütük vardı.

KIZAĞA ÇEKİLEN "RÜŞVET" İDDİASI OLAN İSİM TEKRAR BAŞSAVCI VEKİLİ

Rüşvet, tehdit ve yolsuzlukla anılan, soruşturma da geçiren Gürkan Kütük, kızağa çekildiği Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcılığı’ndan tekrar başsavcı vekilliğine getirildi.

Delphin otellerinin ortağı Ufuk Cömertoğlu’nun mahkemedeki itiraflarında adı geçen, Erdoğan’ın avukatı Ahmet Özel başta olmak Kürşad Köhle ile “FETÖ Borsası”nda adı geçen Gürkan Kütük’ün yeniden başsavcı vekili olması ise yargı kulislerinde “yeni bir sayfa mı açılıyor” sorusuna neden oldu. Kulislerde ayrıca, Kütük’ün yeniden başsavcı vekili yapılmasıyla Erdoğan’ın iki avukatının da adının geçtiği FETÖ Borsası’nda ve akçeli işlerde yeni bir sayfa açıldığı burada da Erdoğan'ın bir diğer avukatı Mustafa Doğan İnal’ın da yer alacağı iddiaları konuşuldu.

ANTALYA ADLİYESİ’NDE “GİZLİ” YOLSUZLUK SORUŞTURMASI MI YÜRÜTÜLÜYORDU?

Yargı kulislerinde konuşulanlar sadece Erdoğan’ın avukatları ve Kütük ile ilgili değildi. Bir iddia daha konuşuluyordu kulislerde. O da Antalya Adliyesi’nde yürütülen “gizli” bir soruşturmaydı. Bu iddia, adliye içerisindeki hakim ve savcıların da adının karıştığı bir yolsuzluk soruşturmasıydı.

Geçmiş yıllarda başsavcı vekili Kütük’ün ve Antalya Adliyesi’nin müdavimlerinden Ahmet Özel’in bizzat adının karıştığı yolsuzluk vakaları vardı. Sermayenin merkezlerinden biriydi Antalya ve yüklü miktardaki para transferlerinin gerçekleştiği yerlerdendi. Çok sayıda milyoner iş insanları ve otel sahipleri hakkındaki FETÖ soruşturmaları, rüşvetle kapatıldığı kulislerde konuşulanlar arasındaydı.

FETÖ Borsası’nın yıllardır işlediği Antalya Adliyesi’nde yürütülen “gizli” soruşturmayı ise başsavcı güvendiği birkaç vekiliyle yürütüyordu. İddialara göre ise HSK’nın kararnamesiyle soruşturmayı yürüten isimler Antalya’dan uzaklaştırıldı.

FETÖ BORSASI'NIN MERKEZİNE GÖNDERİLEN SAVCILAR KİM?

FETÖ Borsası’nın ve sermayenin merkezlerinden biri haline gelen Antalya’da, başsavcı ve vekillerinin yerine gelen isimler bir o kadar dikkat çekiciydi. Kütük’ün tekrar başsavcı vekili yapıldığı adliyeye İstanbul’dan çok sayıda atama yapıldı. Bu isimlerden öne çıkanlar, İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekilleri Zafer Koç ve Yakup Ali Kahveci’ydi.

Yargı camiasında Kahveci ve Koç, eski Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’a yakınlığıyla bilinen “Pelikan” adlı oluşumun yargı ayağı olarak adlandırılan “İstanbul Grubu”nun önde gelen savcısı oldukları ileri sürülüyordu.

HSK kararnamesi ile Zafer Koç, Antalya Cumhuriyet Başsavcısı; Yakup Ali Kahveci ise Antalya Cumhuriyet Başsavcı Vekili oldu. Bu isimlerin, Antalya’ya atanması dikkat çekiciydi. Hakkında FETÖ Borsası ve rüşvet iddiaları olan Kütük’ün de yeniden başsavcı vekili yapılmasıyla kulislerde konuşulanlar, Antalya’da yeni bir sayfanın açıldığı yönündeydi.

SİYASİ DAVALARDA YER ALMIŞLARDI

Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’na getirilen Kahveci ve Kütük'ün ortak noktası ise geçmişlerindeki şaibeler, rüşvet iddiaları ve siyasi davalarda yer almalarıydı. Kararname ile atanan isimler, kritik davalarda iktidarın politikaları doğrultusunda kararlar almıştı.

Zafer Koç, duruşma savcısı olarak yer aldığı Ergenekon davasında, tutuklu bulunan 32. Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'un tahliyesi yönünde mahkemeye görüş bildiren savcıydı. Koç aynı zamanda; dönemin savcısı Murat İnam’ın FETÖ’den yargılandığı ortaya çıktığı sıralarda Cumhuriyet gazetesi hakkında açılan FETÖ soruşturmasında yer almıştı. Zafer Koç, Cumhuriyet’e açılan davaya yargı camiasında İstanbul Grubu’nun önde gelen isimlerinden biri olarak adlandırılan şimdi Adalet Bakan Yardımcısı Hasan Yılmaz ile dahil olmuştu.

BERAT ALBAYRAK'IN MAILLERİ İÇİN "DEVLET SIRRI" DİYEN SAVCI

Antalya’ya atanan bir diğer isim Yakup Ali Kahveci ise İrfan Fidan’ın AYM’ye, Hasan Yılmaz’ın ise Adalet Bakan Yardımcılığına atanmasının ardından İstanbul Grubu’nun Çağlayan’daki en etkili isimleri arasında gösteriliyordu.

Terör Suçları Soruşturma Bürosunun başında olan Yakup Ali Kahveci, birçok siyasi davada soruşturmayı yürüten isimdi.

Kahveci, Berat Albayrak’ın mailleri için “devlet sırrı” diyerek sosyal medyada paylaşım yapan kişiler hakkında iddianame hazırlamıştı.

Gezi davasında da yer alan Kahveci’nin, Odatv’ye yapılan operasyon sonucunda hazırlanan iddianamenin altında da imzası vardı. Gazeteciler Barış Pehlivan ve Barış Terkoğlu hakkında iddianame hazırlayan Kahveci, gazetecileri tutuklamaya sevk etmişti. Pehlivan, Kahveci’nin kendisine “Metastaz 2 ne zaman çıkacak?” diye sorduğunu yazmıştı.

PEKER VE MANSİMOV'DAN "RÜŞVET" İDDİALARI

Siyasi operasyonların merkezinde yer alan Kahveci hakkında rüşvet iddiaları da vardı. FETÖ’den gözaltına alınan Palmali Holding’in sahibi Mübariz Mansimov hakkındaki iddianameyi de yazan Kahveci, Yakup Ali Kahveci’nin, Mansimov’un FETÖ üyeliğine dayanak olarak gösterdiği MASAK raporunda, Pal Gıda’nın o dönem TMSF’nin el koyduğu sahibinin FETÖ’den yargılandığı Faruk Güllüoğlu’na ödeme yapmasına yer verilmişti.

Mansimov ve Sedat Peker ise sosyal medya hesaplarından soruşturmayı yürüten yargı mensuplarına eski İçişleri Bakanı Mehmet Ağar tarafından rüşvet verildiğini iddia etmişti.

Antalya Adliyesi’ndeki üst düzey değişimde yeni gelen isimler “şaibelerle dolu” kişilerdi. Geçmişlerinde rüşvet, FETÖ Borsası iddiaları vardı. AKP’nin siyasi davalarında yer alan yargı mensuplarıydı. Benzer geçmişlere ve iddialara sahip yargı mensuplarının, aynı adliyede Erdoğan’ın avukatlarıyla bir araya gelecek olması ise yargı kulislerinde “amaç yeni sermayeler mi” sorusunu da gündeme getirdi. Öyle ki Antalya, Ukrayna savaşı nedeniyle birçok ülkede neredeyse “yasaklı” konumuna gelen Rus oligarkların yeni gözdesi konumunda. 

Kulislerdeki soru ise şu: Antalya Adliyesi’nde, Zafer Koç, Yakup Ali Kahveci, Gürkan Kütük, Erdoğan’ın avukatları Ahmet Özel, Mustafa Doğan İnal ve Kürşad Köhle isimlerinin bir araya gelmesinin asıl sebebi ise sermayenin ve paranın korunup gizlenmesi mi?