GERÇEK GÜNDEM - ELİF ÜNSAL

AKP ve MHP tarafından hazırlanan ve 40 maddeden oluşan 'sosyal medya yasası' ya da 'dezenformasyon yasası' olarak adlandıralan Basın Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun teklifi dün Meclis'e sunuldu.

Teklifte yer alan bazı maddeler, basın üzerindeki baskıları daha da artıracak, sansürü derinleştirecek nitelikte. Meclis’ten değişmeden geçmesi durumunda, ülkenin “yasaklar cenneti” olması konusunda bir adım daha ileri taşıyacağı endişesi yaratan kanun teklifine ilişkin hukukçu milletvekilleri, “kabul edilemez” değerlendirmesi yaptı.

YENİ SUÇ EKLENDİ

Yasa teklifi ile Türk Ceza Yasası'na 'halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu eklenerek, "endişe, korku veya panik yaratma, ülkenin iç ve dış güvenliğini kamu düzenini ve kamu barışını bozmaya" yönelik yayın yapanların 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması öngörülüyor. Gerçek Gündem’e açıklama yapan hukukçu milletvekilleri ise ülkenin yasaklara, cezalara değil özgürleşmeye ihtiyacı olduğunu vurguladı.

ALİ MAHİR BAŞARIR: OLAĞANÜSTÜ ŞARTLARDA SEÇİME GİTMEK İSTİYOR

CHP’nin hukukçu isimlerinden Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır, yasa teklifi ile ilgili; “Bu soyut bir alan. Bu iktidar; bir konser için bir sanatçı için yasak koyan bir iktidar ve yargı tamamen kendi güdümünde. Böyle bir durumda iktidarı eleştiren, iktidara muhalefet eden birçok insan yargılanabilir. Türkiye’nin özgürleşmeye ihtiyacı var. Türkiye’nin baskıya, şiddete ve yasaklara ihtiyacı yok. Konser yasak, sosyal medyada yorum yasak, gazetede haber yapmak yasak, Meclis’te konuşmak bile yasak ki konuşan insanlara fezleke geliyor. Yani Türkiye yasaklar cenneti oldu” dedi.

Kanun teklifinin yapılacak seçimlerle ilgili olduğunu belirten Başarır, “Daha doğru bir ifade kullanayım; Türkiye’nin her yanı yasaklarla örüldü, bu olacak şey değil. Seçime girerken seçim yasasından tutun, sosyal medyadan basına kadar ayar veriliyor. Konserler yasaklanıyor, yarın mitingleri de yasaklar. Beyefendi olağanüstü şartlarda seçime gitmek istiyor.” ifadelerini kullandı.

“SARAY TİPİ BİR YASAK GELİYOR”

Başarır “Bu konu gerçekten uzmanlık gerektiren bir konu. Dünyadaki sosyal medya yasalarına bakılarak entegre bir şekilde bunun yapılması lazım. Sahte hesaplar konusunda kesinlikle hemfikirim ancak bundan en çok AKP zarar görecektir. Saray tarafından yönetilen yüzbinlerce sahte hesap var; bize hakaret eden, bizi tehdit eden, bize algı yapan kirli bir ekip var. Ama bunlar için bu yasanın uygulanmayacağını göreceksiniz. O yüzden bu yasayı evrensel hukuk kuralları çerçevesinde, dünya ülkelerindeki sosyal medya yasaları ile uyumlu bir şekilde yapmak gerek. Şu an Saray tipi bir yasak geliyor.” diyerek sözlerini sürdürdü.

“BU TEKLİF ANKETLER YÜZÜNDEN HAZIRLANDI”

TBMM Adalet Komisyonu Üyesi CHP Mersin Milletvekili Alpay Antmen ise konuyla ilgili Gerçek Gündem’e yaptığı açıklamada “Bu kanun teklifi anketler yüzünden hazırlandı. AKP artık hiçbir ankette önde değil. Ve yaptırdıkları her ankette fark daha da açılıyor” dedi.

“HALKIN SOYULDUĞUNU YAZARSANIZ BU YALAN MI”

“Yaşanan baskı, zamlar ve konut krizi nedeniyle de Tayyip Erdoğan ve AKP’nin hiçbir şekilde kazanma ihtimali yok” diyen Antmen, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bunu en iyi kendileri biliyor. Bu nedenle sansür ve otosansür politikasını bir arada yürütüyorlar. Teklifte ‘yalan haber’ konusu önemli. ‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ diye TCK’ya suç uyduruyorlar. Halkın soyulduğunu yazarsanız bu yalan mı? Döviz geçiş garantili köprülerle kamunun yağmalandığını yazarsanız bu yalan mı?

Ülkede konserler yasaklanıyor, iktidar çöl kanunu uyguluyor derseniz bu yalan mı? İktidar mensuplarına göre yalan. Oysa gayet ortada olan bir gerçek. Şimdi siz bu gerçekleri yazanlara 3 yıla kadar hapis isteyeceksiniz. Bu, konunun otosansür kısmı. İnsanlar gerçeği bilse ve yazsa karşılarına bunu çıkarmaya kalkacaklar.

Bir kanunsuzluğu, bir haksızlığı, ihaledeki usulsüzlüğü yazan gazeteci iktidarın işine gelmezse bu yöntemle susturulmaya çalışılacak. Bugüne kadar yazılar, söylenen birçok soyguna yalan dediler ancak sonradan anlaşıldı ki hepsi gerçek çıktı. Seçime giderken bunlar ülkedeki yoksulluğun, soygunun, hukuksuzluğun yazılmasını istemiyor. Akıllarındaki kaos ortamı seçim hazırlıklarının bir parçası bu. Ama ne yaparlarsa yapsınlar gitmelerini engelleyecek ne bir yasa ne de bir mucize yok.

“YAPILAN KANUN ANAYASA’YA VE TARAFI OLDUĞUMUZ ULUSLARARASI SÖZLEŞMELERE UYGUN DEĞİL”

Kimse de korkmasın; yapılan kanun Anayasa’ya ve tarafı olduğumuz uluslararası sözleşmelere uygun değil; bununla ilgili yandaş hakimlerine karar verdirmeye kalkarlarsa bile tamamı dönecek. Şimdiden söylüyoruz, bu teklifi geri çekin, demokrasiye ve özgürlüklere ve bağımsız yargıya güvenin. Yargıdan ve sosyal medyadan, gazetecilerden ve basından elinizi çekin.”