AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan,Etik Eğitimi ve Etik Eğitici Yetiştirilmesi İşbirliği Protokolü İmza Töreni'nde açıklama yaptı.

Erdoğan, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun “TÜRGEV ve Ensar vakıfları aracılığı ile 1 milyar lira ABD’deki paralel bir vakfa transfer edilmesiyle birkaç yüz kişilik grup için kaçış planı yapıldığı"nı belirterek bürokratlara seslendiği açıklamasına yanıt verdi. 

Erdoğan, "Kamu görevlilerimize demokratik hukuk devleti sınırları dışında söz söyleyen herkes bu devletin de bu milletin de düşmanıdır. Böyle bir rezilliğe izin veremeyiz. Bir cumhurbaşkanının ailesini hedef alarak böyle bir süreci işletmek akıl karı değildir. Tüm kamu görevlileri müsterih olsunlar. Türkiye'nin böylesi arkası karanlık operasyonlarla kaybedecek tek bir anı yoktur." ifadelerini kullandı.

Erdoğan'ın açıklamalarının satır başları şöyle oldu:

Kamuda etik değerleri korumak hepimizin ortak sorumluluğudur. Artık tüm dikkatimizi büyük Türkiye hedefine yöneltebileceğimiz kritik bir döneme girdik.  Geçtiğimiz 20 yılda kamu hizmetlerinin kalitesi konusunda çok önemli mesafe kat ettik. Asırlık ihmalleri bu kadar kısa sürede telafi etmek elbette kolay olmadı.

Etik Kurulumuzun giderek artan çabalarını Cumhurbaşkanı olarak daima destekledim, desteklemeyi sürdürüyorum. Geçtiğimiz yıllarda tarihinin en iddialı yönetim değişikliğini gösteren Türkiye, bu vasfını gelece taşıma iradesini de göstermiştir. 

Son dönemde ana muhalefet partisinin başındaki zatın kamu görevlilerini açıkça tehdit ettiğini gördük.

Ülkemiz yönetim sisteminde kamu personeli olmak uzunca süredir belli sınavlara, süreçlere bağlı olarak yürümektedir. Terör örgütlerinin güdümüne girenler de yine hukuk eliyle tasfiye edilmektedir.  Son dönemde giderek sıklaşan bir şekilde ana muhalefet partisinin başındaki zatın kamu görevlilerine hakaret ettiğini hatta açıkça tehdit ettiğini görmeye başladık. Elbette herkes eleştirilebilir.

Biz de geçmişte valisinden müfettişine, hukuka uygun olmadığını düşündüğümüz işlemleri nedeniyle tenkit ettik. Yapılan iş ve işlemleri eleştirdik. Ama şeriatın kestiği parmak acımaz diyerek ortaya çıkan iş ve işleme de riayet ettik. Ana muhalefetin başındaki kişinin kullandığı yöntem demokratik hukuk devletine uygun yöntem değildir. Kendisine oy vermedi diye kimi zaman da kamu görevlilerini alenen hedef göstermektedir. Attığı imza için genel müdürü tehdit etmek ne demek? Baskın yapar gibi kamu kurumlarının kapısına dayanmak ne demek? Hukuk devletinde böyle bir tarz olabilir mi? Asla... 

Açıkça ilan ediyorum. Kamu görevlilerine demokratik hukuk sınırları dışında söz söyleyen herkes bu milletin de bu devletin de düşmanıdır. Böyle bir kepazeliğe, ahlaksızlığa izin veremeyiz. 

Bir cumhurbaşkanının ailesini hedef alarak böyle bir süreci işletmek akıl karı değildir. Kamu görevlilerin tek bakacakları yer anayasa ve yasalardır. Hariçten gazel okuyanların naraları ile bu devlet iş yapmaz.  Tüm kamu görevlileri müsterih olsunlar Türkiye'nin böylesi arkası karanlık operasyonlarla kaybedecek tek bir anı yoktur.