Uzmanlar, Kılıçdaroğlu'nun hamlelerini yorumladı: 'Erdoğan kendi kabuğuna çekiliyor, iktidar seçmeni kriz ortamında sorgulama yaşıyor'

Aksoy Araştırma'nın kurucusu Ertan Aksoy ve siyasal iletişim danışmanı Suat Özçelebi, elektrik faturası protestosu, SADAT çıkarması ve TURKEN Vakfı'na dair açıklamaları başta olmak üzere CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'nun son adımlarını değerlendirdi.

Uzmanlar, Kılıçdaroğlu'nun hamlelerini yorumladı: 'Erdoğan kendi kabuğuna çekiliyor, iktidar seçmeni kriz ortamında sorgulama yaşıyor'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun Ensar Vakfı ve TÜRGEV’in ABD’deki TURKEN Vakfı'na toplamda 1 milyar lira transfer ettiğini söylemesi; bunun Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesinin 'kaçış planı' olduğunu vurgulaması siyasetin gündemine oturdu.

Kılıçdaroğlu’nun, seçim güvenliği endişesiyle SADAT’ın önüne gitmesinden sonra yaptığı ikinci hamlenin vakıflar üzerinden oluşturulan yapıların deşifresi olması, aynı zamanda seçim öncesi muhalefetin vitesi yükselttiğini de gösteriyor.

Birgün gazetesinden Umut Serdaroğlu'nun haberine göre uzmanlar ekonomik kriz içerisinde mücadele eden yurttaşların ülkenin kaynaklarının nerelere harcandığını dair çok daha duyarlı olduklarını söylerken; Kılçdaroğlu’nun bu ve benzeri, hamlelerinin pozitif sonuç ürettiğini ifade ettiler.

'İZLENEN İLETİŞİM STRATEJİSİ DOĞRU'

Kılıçdaroğlu’nun yolsuzluk yapan şirketler hakkında yaptığı açıklamalarla ilgili konuşan Aksoy Araştırma’nın kurucusu Ertan Aksoy, “Ekonomik krizin olduğu dönemlerde yolsuzluk içeren her şey seçmende normal döneme göre daha büyük bir karşılık bulur” dedi. Ülke kriz içerisindeyken paylaşılan bu bilgilerin doğru bir strateji olduğunun altını çizen Aksoy, “Ülkede kriz yokken belki açıklamalar önemsenmeyebilirdi. Ancak kaynak sorunun yaşandığı dönemde paraların yurtdışına kaçırıldığı iddia edilmesi kesinlikle seçmen üzerinde etkili olacak” diye konuştu.

Muhalefetin, izleyeceği politikanın içerisinde doğru eleştiri ve vaatlerle toplumun umudu olması gerektiğine değinen Aksoy şöyle devam etti: “Baktığımızda inanç ve kimlik üzerinden yapılan siyaset ve eleştiriler tartışmaları da beraberinde getirir. Ancak şu anda izlediği gibi kaynakların kullanımı üzerinden yapılacak her eleştiri doğru politikadır ve bu konuda eleştirilerine, açıklamalarına devam etmeleri gerekir.”

'BÜROKRASİDEN BİLGİ AKIŞI GÜÇLENMİŞ DURUYOR'

Bu tür açıklamaların da mutlaka devamının geleceğini düşündüğünü belirten Aksoy, “Anladığımız kadarıyla bürokrasiden bilgi akışı güçlenmiş duruyor. Neredeyse 20 yıllık bir iktidar var. Bu süreçte yaşanan olumsuzluklar belli ki muhalefetin gündeminde kalacak ve bu durum seçime kadar sürecek. Şu anda toplum nitelikli yoksulluk içerisinde. Nitelikli insanların bile yoksul olduğu ülkede kaynağın yurtdışına çıktığını görmek bir günlük gündem olarak kalmaz” diye aktardı.

Son olarak Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından sonra AKP’li bakanların teker teker açıklamalarda bulunma nedenine de değinen Aksoy “Yapılan açıklama AKP’ye anında cevap verme ihtiyacı doğurdu. Ancak doğrudan konuya cevap vermek yerine dolaylı yoldan başka iddialar ortay atmak paniğin göstergesidir. Siyasette evet ya da hayır vardır ve bunun dışındaki yanıtlar iletişim gürültüsü yapma çabasıdır. Bu açıklamalar sadece kendi seçmenini rahatlatır, AKP’den kopan yüzde 20’lik seçmene etki etmez” diye konuştu.

'GÜNDEMİ MUHALEFET BELİRLEMEYE BAŞLADI'

Bir süredir Erdoğan’ın gündemin arkasında kaldığını söyleyen siyasal iletişim danışmanı Suat Özçelebi, muhalefetin ekonomik buhrana yönelik izlediği politikaların da çok değerli olduğunu söyledi. Özçelebi, “4 milyon elektriği kesilmiş yurttaşla empati yaparak, evinde elektriği kesilmesi pahasına dayanışma göstererek yaşanan sorunlara işaret ediyor. Bunlara ilişkin çözüm önerilerini de dile getiriyor. Kaftancıoğlu’na getirilen siyaset yasağına karşı verdiği tepki, mitingin Bursa’dan İstanbul’a alınması, SADAT önünde yaptığı açıklamaların muhalefet stratejini parçaları olarak okumak mümkün” diye konuştu.

'ERDOĞAN KENDİ KABUĞUNA ÇEKİLİYOR'

Bütün bu sürecin Kılıçdaroğlu’nun kutuplaşmayı kırmaya karar vermesiyle başladığını dile getiren Özçelebi, “Erdoğan kendi kabuğuna çekiliyor, kendi kendine bir duvar ördü. İktidar seçmeni kriz ortamında sorgulama yaşıyor. Kararsızlarda yer alanlarda ciddi kafa karışıklığı yaratacak hamleler bunlar. Herkes büyük maddi sıkıntılar yaşarken bu tür iddialar daha kolay karşılık bulur” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun izlediği politikaların anketlere henüz yansımadığını söyleyen Özçelebi, “Bunun sebebi AKP ve MHP’den kopan oyların çoğunlukla CHP’de toplanmaması. Merkez sağ bir adres daha mümkün bu kitle için. Özellikle İYİ Parti ve ittifakta bulunan diğer partilerin desteğiyle bu sürecin iktidarın aleyhine döndüğünü söylemek mümkün” diye konuştu.

'KARARSIZ SEÇMENLER İÇİN DAHA DİKKATLİ BİR DİL GELİŞTİRİLMELİ'

Özçelebi muhalefetin hamlelerin arkasında seçmene güven vermeye uğraşının da olduğunu belirterek, “Kimi çevrelerde, seçimlerin yapılmayacağı, AK Parti’nin ne olursa olsun iktidardan gitmeyeceği gibi seçmende yılgınlık, korku yaratan söylemlere, iklime cepheden savaş açmış durumda. Bunu iktidarı sandıkta göndereceğiz, seçimlerin yapılmaması olasılığı yok ve seçimlerde güvenliği her koşulda sağlayacağız, her şeyin farkındayız diyerek gösteriyor” diye konuştu.

Son olarak iddialı kararları verirken adımların daha dikkatli atılması gerektiğini söyleyen Özçelebi, “Erdoğan’a kişisel olarak yapılan çıkışların, AKP’den kopacak seçmende direnç oluşturma, kararsızları yeniden sorgulamaya itme gibi riskleri var. Bu yüzden kararsız seçmenler için seçime kadar dikkatli bir dil ve politika geliştirilmeli” dedi.