Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, partisinin haftalık basın toplantısında konuştu. Milli Görüş liderinin gündeminde ekonomi vardı.

“BU POLİTİKALARLA GÜNÜ KURTARABİLİRSİNİZ AMA TÜRKİYE'NİN GELECEĞİNİ KURTARAMAZSINIZ”

Karamollaoğlu'nun açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“Akaryakıta her gün zam gelirken yaş çay yüzde 73 ile ödüllendiriliyor. Erdoğan'ın açıklamalarının ardından ÇAYKUR çaya yüzde 44 zam yaptı. Kusura bakmasınlar bu kafayla enflasyonu değil çiftçiyi üreticiyi sıfırlarlar. Çözüm ithalatın önünü açmak gibi gösteriliyor halbuki esas olan çiftçiyi destelemektir. Belki bu politikalarla günü kurtarabilirsiniz ama Türkiye'nin geleceğini kurtaramazsınız. İktidar bilmeli ki ekonomide yaşanan problemler görmezden gelinerek çözülemez. Bu süreçten ancak problemlerle yüzleşip, köklü reformlarla çıkılabilinir.

Sadece ülkemizde değil tüm dünyada küresel gıda krizi yaşanıyor. Biz bu gerçekleri görmezsek problemleri çözemeyiz. Gıda, tarım ve hayvancılığı öncelikli alan ilan edip derhal gıda stratejisi belirlenmelidir. Üretici borçlarında yapılandırılmaya gidilmeli, anapara borçları uzun vadeye yayılmalı ve verilen destek ileri zamana ertelenmelidir. Her zaman ısrarla gıda tarım ve hayvancılığı Türkiye'nin bir numaralı meselesi olarak ele almayı uygun görüyoruz.

Ne yazık ki bunun lafı ediliyor ama bir türlü gerekli adımlar atılmıyor. Kaynaklar başka yerlerde kullanılıyor. Bugüne kadar ısrarla ekonomide atılması gereken adımları sıralarken israfı bir numaralı sorun olarak gördük. İktidarda meydan okumalar, kürsülerde 'hodri meydan' demeler, laf kalabalığı çok.

“ALLAHTAN KORKUN DEMEKTEN BAŞKA ELİMİZDEN BİR ŞEY GELMİYOR”

Yakında Rize- Artvin Havalimanı açıldı. Biz yatırımlara karşı değiliz Türkiye'nin ihtiyaçlarını karşılayacak yatırımlara dünden daha fazla ihtiyacı var bunu biliyoruz ancak yatırım yapılırken öncelik sırası olmasını ısrarla vurguluyoruz.

Siz bir havalimanı yapacaksınız. O havalimanına bir uçak bile inip kalkmayacak. Balıkesir Havalimanının kulesi hizmet binası pisti personeli var tek şey eksik inip kalkan uçak yok. 1 milyon yolcu hedeflenmiş ama 1 tane bile yolcu gelmemiş. 28 ay olmuş ama bu havaalanına bir tane uçak inmemiş. Allahtan korkun demekten başka elimizden bir şey gelmiyor.

Bir de Kütahya havalimanı var. Hedef 1 milyon 200 bin yolcu. Peki ne kadar uçak inip kalkıyor? Bir senede sadece 7 bin yolcu gelip gitmiş. Bunların hepsi yatırım diye geçiyor. Olmasa ne olur bu havalimanı? Hiçbir şey olmaz. Üretime dönük, ülke ekonomisine katkı sağlayan binlerce yatırım var. Para bunlara değil hizmet adı altında israftan başka faydası olmayan yatırımlara gidiyor.

“VATANDAŞIN EV ALMA HAYALİ BİLE ORTADAN KALKMIŞ BULUNUYOR”

Konut fiyatlarının bu kadar artışında hükümetin uyguladığı yanlış politikalar etkili. Konutta yüzde 0,99 kredi veriliyor. Kendi geçimini sağlamayan adam bunu ödeyecek konut sahibi olabilmek için. İktidar ya beceremiyor ya bilmiyor. Beceremiyorsa bırakıp gitsin, bilmiyorlarsa bilenlere sorsunlar. Meydana gelen problemin köküne indiğimiz zaman sonuç şu. İnşaat maliyetindeki bir ay artış bile yüzde 10. Bu artışların olduğu sektörde konut fiyat atışının olması normal.

Vatandaşın ev alma hayali bile ortadan kalkmış bulunuyor. Ev sahibi ile kiracılar arasında birçok yerde tansiyon yükseldi, mahkemelik oldu. Bu fiyat artışları toplumsal barışı da tehdit ediyor. İşsizlik oranı şubat ayında yüzde 10,1 olarak açıklanırken mart ayında 11 olarak açıklandı. Şunu unutmayın ki bu rakamlar TÜİK'in açıkladığı rakamlar. İktidarı üzmemek için çok büyük gayretle rakamlara takla attırılan rakamlar.

Enflasyonu 3 rakama çıkardılar. Merkez Bankası'nın rezervleri eridi. Güven yerde sürünüyor. Maalesef bu başarısızlıkların temeli bu iktidarın yanlış politikalarına dayanmaktadır. Çözüm istikametinde de hiçbir adım atılmamaktadır. Bu kadar başarısızlığın, liyakatsizliğin olduğu ülkede iktidar seçime gidelim millet karar versin derdi. Ama böyle bir cesaretleri yok. Zamanı gelecek biliyoruz. Biraz daha dişinizi sıkın diyorlar ama kimsenin tahammülü kalmadı. Toplum patlama noktasına geldi.

“SARAY DA YAPSANIZ HAVALİMANI DA YAPSANIZ KÖPRÜ DE YAPSANIZ EĞER İNSANLAR O İMKANI KULLANAMIYORSA BU BİR İSRAFTIR”

Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı'nın arifesindeyiz. Gençlerimize yönelik sorunların gündeme getirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Türkiye'nin en önemli sorunlarının başında israf geliyor. İsraf mal ve imkanların gerekli olmayan amaçlar için veya fayda vermeyen yatırımlarda kullanılmasıdır. Saray da yapsanız havalimanı da yapsanız köprü de yapsanız eğer insanlar o imkanı kullanamıyorsa bu bir israftır. Ama israf sadece para ve mal ile de ilgili değildir. Erdoğan bugün en büyük israfı gençler üzerinden yapmaktadır. Yanlış eğitim politikalarıyla heba ediliyor. Avrupa'dan eğitim seviyesi yükseldikçe işsizlik düşmektedir. Ama Türkiye'de durum aksine gelişmektedir.

“CEBİNİZDEKİ TELEFONLARA KİMSENİN LAF ETMEDİĞİ BİR TÜRKİYE'Yİ HEP BİRLİKTE İNŞA EDECEĞİZ”

Türkiye'nin yarınlarında sizlere ihtiyaç var. Sizi hor göre geleceğinize ipotek koyan bu iktidarın ne varsa yerine koyacağız. Cebinizdeki telefonlara kimsenin laf etmediği bir Türkiye'yi hep birlikte inşa edeceğiz. Sinemaya kahve içmeye gidemediğiniz bu kötü gidişe dur diyecek ve bu karamsar tabloyu değiştireceğiz. Umutların bitti zannedildiği günlerde 19 Mayıs günü Milli Mücadele fişeği atılmıştır. Bugün de karamsarlığa kapılmanın gereği yok. Yeniden Büyük Türkiye'yi inşa edeceğiz.

(Atatürk Havalimanı yıkımı hakkında) Biz ülkemizin ciddi problemlerine eğileceğimize maalesef genelde eskiden yapılmış faydalı hizmet gören ama yeni yatırımlara ihtiyaç duyulan adımların atılmasına karşı değiliz? Neden kapatıldı? Bir sürü fikir ortaya atılıyor. Transit yolcu için kullanılması mümkündü. İktidar bu havalimanının yeniden açılma ihtimali korkusuyla yıkma kararı aldı. Türkiye'ye İstanbul'a ihanetin ta kendisi olur. Cumhurbaşkanının kendisi söylemişti. Bu en büyük ihanetlerden birisi olur. Bizi dinlemiyorlar.”