AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Meclis’te bütçe görüşmeleri sürerken düzenlediği Katar ziyaretinin ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Erdoğan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin tutuklu iş insanı Osman Kavala ve HDP’nin tutuklu eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki kararlarını tanımadıklarını söyledi.

'AİHM'İN KARARLARINI TANIMIYORUZ, YOK SAYIYORUZ'

"Avrupa Birliği’nin icra komitesi olarak adlandırılan Bakanlar Komitesi, Osman Kavala ile ilgili olarak Türkiye'ye ihlal cezası verdiğini ifade etti. Selahattin Demirtaş ile ilgili de benzer karar alabileceğini söyledi. Yorumunuz, değerlendirmeniz ne olur?" sorusunun yöneltildiği Erdoğan, "Buna yorum yapmaya gerek yok ki. Biz, Avrupa Birliği’nin Kavala’yla, Demirtaş’la, şununla, bununla ilgili aldığı kararları tanımıyoruz" şeklinde yanıt verdi.

"Olay bu kadar basit. Yok farz ediyoruz” diyen Erdoğan, “Bizim indimizde bunlar yok hükmündedir. Bunları kaç kez açıkladık. İster anlasınlar ister anlamasınlar. Bizim yargımızın vermiş olduğu kararın üzerinde biz, Avrupa Birliği kararı tanımıyoruz. Ne biliyorlarsa onu yapsınlar” ifadelerini kullandı.

DEMİRTAŞ'I HEDEF ALDI

Erdoğan, ‘terörle mücadele’ konusundaki bir soruda da Demirtaş’ı hedef aldı. 'Edirne cezaevindeki zat' diyerek seslendiği Demirtaş’ın ortak mücadele çağrısını hatırlatan Erdoğan, "Sen önce kendi tabanına bir sinyal ver bakalım. Senin tabanının şu anda miting yapacak mecali kaldı mı? Biz tabi bunlarla muhatap olacak durumda değiliz" ifadelerini kullandı. "Benim milletimin özellikle bu konudaki tavrı çok açık" diyen Erdoğan, sözlerini, "Milletim teröristlere veya terörizme asla taviz vermeyecektir" şeklinde sürdürdü.

NE OLMUŞTU?

Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi, AİHM'in kararı uyarınca iş insanı Osman Kavala’yı tahliye etmeyen Türkiye için ihlal süreci başlatmıştı. 47 üyeli Avrupa Konseyi’nde bu sürecin başlatılması için gerekli 32’den fazla üye Ankara aleyhinde oy kullanmıştı. Konsey, Ankara'ya 19 Ocak'a kadar süre tanımıştı.

Konseyin ihlal süreci başlatılması yönündeki kararının ardından ikinci aşamada; Bakanlar Komitesi'nin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 46. maddesinin kendisine verdiği yetki uyarınca Türkiye'yi toplu bir şekilde AİHM'ye şikayet etmek için ayrı bir karar alması bekleniyor. Bu yönde alınacak kararda da üyelerin üçte ikisinin oyu gerekiyor.

AİHM'nin ihlal yapıldığı yönünde görüş bildirmesi durumunda da Komite, Türkiye'ye karşı alınacak önlemleri değerlendirerek. Bu önlemler arasında Türkiye'nin Konsey üyeliğinden çıkarılması veya oy hakkının askıya alınması da bulunuyor.