Cumhuriyet Gazetesi yazarı Barış Pehlivan, “AKP’deki casuslar” başlığıyla kaleme aldığı yazısında, DEVA Partisi kurucularından Metin Gürcan’ın “casusluk” suçlamasıyla tutuklanmasının ardından başlayan tartışmaya dahil oldu.

Wikileaks belgelerinde yer alan dosyaları aktaran Pehlivan, Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’ın, Pentagon ve Stratfor için çalışanlarla ilişkilerine değindi. 

“İBRAHİM KALIN’IN DA STRATFOR’UN TÜRKİYE’DEKİ KAYNAKLARINDAN BİRİ OLDUĞUNU ÖĞRENİYORDUK”

Pehlivan, yazısında şu ifadeleri kullandı: 

“‘Bu adam büyük bir kaynak... Bu adamla kurduğum ilişki ve yaptığım görüşme kesinlikle gizli kalmalıdır.’ 

Okuduğunuz not Pentagon’un danışmanlığını yapan George Friedman tarafından yazıldı. ‘Bu adam’ dediği Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın’dı. 

Tarih: 27 Şubat 2012. WikiLeaks ‘Küresel İstihbarat Dosyaları’ adı altında sızıntılara başladı. Sızıntının kaynağı, merkezi Teksas olan küresel istihbarat şirketi Stratfor’du. Müşterileri arasında Pentagon, ABD İç Güvenlik Bakanlığı, ABD Savunma İstihbarat Departmanı ve CIA vardı. Şirket abonelerine istihbarat sağlıyordu. İşte tüm bu özellikleriyle Stratfor için “Gölge CIA” deniyordu. Keza, kurucusu George Friedman da ABD Savunma Bakanlığı’nın (Pentagon) danışmanı ve Amerikan askerlerinin okullarındaki strateji hocasıydı. Friedman’ın liderliğindeki Stratfor, tüm dünyadan kilit roldeki istihbaratçıları ve diplomatları çalışanı yapmıştı. Heyhat! WikiLeaks’in sızdırdığı belgelerden, İbrahim Kalın’ın da Stratfor’un Türkiye’deki kaynaklarından biri olduğunu öğreniyorduk. Ve o dönem Erdoğan’ın başdanışmanı olan Kalın’ın Stratfor ile ilişkileri ne kadar da çarpıcıydı... 

“KALIN İLE İLİŞKİSİNİN SAKLI KALMASINI BİLDİREN NOTU ÇALIŞANLARINA İLETİYORDU”

Bakın... Tarih: 31 Mayıs 2010. Friedman istihbarat toplama gezisi için eşiyle Türkiye’ye geldi. Çifti İstanbul’da gezdiren aracı ve şoförü kim sağladı, dersiniz? Maalesef, İbrahim Kalın! Sadece bu da değil... Kalın, Türkiye’de “Gölge CIA” lehine haber de yaptırıyor ve bunu Stratfor’a bildiriyordu. Sızan yazışmadan okuyalım: ‘Sevgili George ve Kamran, bazı medya kuruluşlarına Stratfor’un Türkiye ve Balkanlar hakkındaki raporunu haber yapmalarını söyledim ve ürettikleri haberlerin linklerini aşağıda gönderiyorum. İbrahim.’ 

İşte bundandır ki... Friedman, 14 Eylül 2010 tarihli e-postasında, İbrahim Kalın ile ilişkisinin saklı kalmasını bildiren notu çalışanlarına iletiyordu.”

“GÜRCAN’IN YAPTIĞI CASUSLUKSA ÜLKEYİ YÖNETENLER ARASINDA DA CASUSLAR VAR”

Pehlivan, AKP’nin önemli isimlerinin ilişkilerini de aktardığı yazısını şöyle sürdürdü:

“Hangi birini yazayım? Bugün damadı bile her türlü imtiyaza sahip olan Bülent Arınç’ın ABD Büyükelçisi’ne TSK’yi şikâyet etmesini mi anlatayım? Askerlerimizin başına çuval geçirildiği 2003’te ABD Büyükelçisi Robert Pearson’la gizlice görüşüp TBMM Başkanı sıfatıyla TSK’nin ‘hatalarından’ bahsetmesini mi hatırlatayım? Ya da Erdoğan’ın UNESCO’ya temsilci atadığı başdanışmanı Gülnur Aybet’i mi yazayım? 

Onun ABD’li düşünce kuruluşu Wilson Center’da Güneydoğu Avrupa uzmanı olduğunu mu anımsatayım? Aybet’in ’15 Temmuz darbe girişimini kurgulamakla’ suçlanan Wilson Center için hazırladığı raporları mı listeleyeyim? Bakın... İktidarın içerideki stratejilerini ve dış politika hamlelerini ABD büyükelçilik temsilcilerine düzenli aktaran AKP’li bakanları saymıyorum bile. Bugün hain ilan etme şampiyonu olan AKP medyasındaki isimlerin, yabancı diplomatlarla kurduğu çarpık ilişkilere değinmiyorum bile. Büyükelçilikteki ajanlara, Genelkurmay Başkanı Büyükanıt’ın ailesinin özel hayatına dair sunum yaptırıp AKP milletvekilliğine yükselenleri söylemiyorum bile. Ne mi diyorum? Şunu: Gürcan’ın yaptığı casusluksa ülkeyi yönetenler arasında da casuslar var.”