AKP Genel Başkan Danışmanı Prof. Dr. Yasin Aktay, 10 büyükelçinin Osman Kavala'nın serbest bırakılması çağrısını ve beraberinde yaşanan tartışmaları değerlendirdi. 

Aktay, Yeni Şafak gazetesinde yayımlanan yazısında "Erdoğan’ın radikal gibi görünen ama haklılığını kimsenin sorgulayamadığı çıkışının da tamamen hesapsız olduğunu kimse söyleyemez. Rest çok radikal ve Türkiye için sonuçları çok ağır olurdu ama unutulan bir şey, bu ülkeler için de bunun hiç ucuza gelmeyeceğiydi" ifadesini kullandı.

Türkiye'nin vazgeçilebilir bir ülke olmadığını söyleyen Aktay, "Aslında bu tür testlerle üstünlük kurma denemeleri yapılır ilişkilerde. Amaç elbette yok etmek değil, boyun eğdirmektir. Bu denemelere karşı kendi konumunuza, gücünüze, kendi bakışınıza göre bir tavır alırsınız. Ya kendinizi hor ve hakir görür sineye çekersiniz veya gücünüzü hissettirir, kabul ettirir ve daha eşit, adil bir ilişkiye kapı aralarsınız" diye yazdı. Aktay, şöyle devam etti:

"Türkiye’ye şimdiye kadar bu güçlere karşı diplomasi adına öğretilen hatta ezberletilen şey Türkiye’nin tek taraflı muhtaçlığı, acizliği, güçsüzlüğü. Erdoğan’ın bu ezberlerle kayıtlı olmadığı biliniyor ama galiba bu aralar bir cesaret geldi.

'OLAN OSMAN KAVALA'YA OLDU'

Arada olan zaten davası kanaatimce kendisine de haksızlığa yol açan bir siyasallık konusu olmuş olan Osman Kavala’ya oldu. Elçilerin bu denemede Kavala’yı sadece bir enstrüman olarak kullandıklarını söylemiştik, işin sonucunda da ne yazık ki, öyle oldu.

'UCU YAKINLARIMIZA DA DOKUNSA ADALETTEN SAPMAMAK EN ÖNEMLİ HASSASİYET OLMALI'

Bu olayın bir hayırlı getirisi de umarız bazı davaları siyasallaştırma konusunda sergilediğimiz hiç de iyi sayılmayacak performansımızı, hiçbir kompleks altında kalmadan gözden geçirmek olur. AK Parti’nin kalkınma yanında hatta ondan da önce en önemli davası 'adalet' ise, hoşumuza gitmese de bize karşı olsa da ucu yakınlarımıza da dokunsa adaletten sapmamak en önemli hassasiyeti olmalı.