GERÇEK GÜNDEM - Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısına açıklama yaptı.

Kılıçdaroğlu, "Bir video paylaştım. Devlet memurlarınıza görevinizi yapın dedim.Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin memurlarısınız. Pazartesi kim yasa dışı talimat verirse orada durun ve yapmayın. Doğru söylüyorum, haklı söylüyorum değil mi Onlar malı götürürken bunları söyledim Saray ve şurekası baştan aşağı bunları söyledi: Vesayetmiş, darbeci zihniyetmiş. Allah akıl fikir versin. Hırsızlığa bulaşmayın dedim. Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarmış bulunmazsanız namertsiniz." ifadelerini kullandı. 

Kılıçdaroğlu'nun açıklamaları şöyle oldu:

Türkiye'nin bir değişime, dönüşüme, akılcı politikalara ihtiyacı var. Beraber, birlikte olacağız. Engeller çıakratabilirler. Yolumuza kararlıklıkla devam edeceğiz. 

Muhtarlara belediye meclisi toplantılarına katılmayı bile fazla görüyorlar. Bizim iktidarımızda söz sahibi olacaklar. 

Astsubayların göreve başlama derecesi bile haksızlık içeriyor. Milletin iktidarında çözülecek. Tazminatları ile ilgili sorun var. Bunun giderilmesi lazım. 

Daha önce de bu sözler verilmiş. Sayın Erdoğan müjde ile başlıyor konuşmasına, hayırlı olsunla bitiriyor. Ne müjde var, ne hayırlı olsun. Ben söyledim belki kulağına gider. Kılıçdaroğlu'ndan önce yapacağım diye. Yaptıracağım ona. 

Kamuda çalışan 530 bin civarında sözleşmeli personel var. KPSS'ye giriyorlar, normal bir devlet memuru ile aynı eğitime sahipler. Ama hakları yok. Sözleşmeleri yenilenmezse kapıya konuyorlar. Sözleşmeli personelin durumunu TBMM'de tartışmaya açacağız. Bu sorunu orada ya çözeceğiz ya çözeceğiz deyin.

Sosyal kimlikler üzerinden politikayı kararlılıkla sürdürüyoruz. Bütün sosyal medya kimliklerinin sorunlarını masaya yatırıyoruz. 

"DEVLETİN KURUMLARINA SAHİP ÇIKMAK CHP'YE YAKIŞIR"

Türkiye'nin iyi yönetilmediğini biliyorsunuz. Kağıt toplayan da manav da kasap da biliyor. Ama bu devlet bizim devletimiz. Devletin kurumlarına sahip çıkmak en çok CHP'ye yakışır.

Fiyat istikrarından sorumlu olan kim: Yasaya göre Merkez Bankası. Sıcak siyaset Merkez Bankası'na müdahale ediyor. Onların sağlıklı karar almasını engelliyor. 

Yarın zeytinin fiyatı ne olacak elli değil. Herkes zam bekliyor. Merkez Bankası'nın kullanacağı araçları doğrudan kendisi belirler diyor yasa. Saray karar almasını engelliyor. 

Merkez Bankası'nın kendi kültürü var. Dışarıdan eleman getirmek doğru değil. Kültürünü yok eder. Unutmadık: Merkez Bankası'nın kasasından alınan 128 milyar doların Maliye Bakanı'na bırakıldığı süreci unutmadık. Hangi kurla kime satıldığını bilmiyoruz?

"1 CENTİ BİLE MERKEZ BANKASININ DEĞİL"

Gittik Merkez Bankası'na 'Bankanıza sahip çıkın' dedik. Sıradan bir banka değildir. Bankanın kendi kültürü, çok iyi yetişmiş kadroları vardır. Merkez Bankası'ndaki 128 milyar doların alınıp kararını Hazine ve Maliye Bakanlığı inisiyatifine bırakan süreci unutmadık. O paranın kimlere, hangi kurdan satıldığını bilmiyoruz. 123 milyar dolar var diyorlar var ama başkasının parası. 123 milyar doların 1 centi bile Merkez Bankası'nın değil.

"83 MİLYONU TEFECİLERE TESLİM ETTİLER"

128 milyar dolar kime gitti, kim aldı 128 milyar doları? Merkez Bankası'na sahip çıkacağız. Devri iktidarımızda Millet İttifakı olarak geldiğimizde Merkez Bankası'nın saat gibi nasıl çalıştığını, ekonominin nasıl değiştiğini, düzeldiğini göreceksiniz. Sizin tefeci sektöründen haberiniz var mı?

Bu sektöre hizmet edenlerden haberiniz var mı? Başta Londra'daki bir avuç tefeci ve yurt içindekiler. Onlara dünyanın faizini ödüyorlar. Erdoğan şahsım hükümeti bu tuzağın içindedir. 511 milyar doları tefeci sektörüne aktaran bunlar.

Tefecilere hizmet eden bir siyasi iktidar Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ekonomisini düzeltemez. Sadece ve sadece tefeci sektörüne hizmet eder. Her gün faizi memleketin fakir fukarası ödüyor. Saray ve şukerası bir kuruş ödemiyor. 83 milyonu teslim ettiler. Az kaldı. Sandığa gideceğiz ve hep birlikte göndereceğiz.

"SAVCILIĞA SUÇ DUYURUSUNDA BULUNMAZSANIZ NAMERTSİNİZ"

Bir video paylaştım. Devlet memurlarınıza görevinizi yapın dedim.Siz Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin memurlarısınız. Pazartesi kim yasa dışı talimat verirse orada durun ve yapmayın. Doğru söylüyorum, haklı söylüyorum değil mi?

Ben bunları söyledim Bremen mızıkacıları harekete geçti. Neymiş devlet memurlarına hakaret ediyormuşum, vesayetmiş, darbe özlemiymiş... Yahu ben hırsızlığa izin vermeyin diyorum; 'Niye söylüyorsun' diyorlar. Allah akıl fikir versin.  Savcılığa suç duyurusunda bulunacaklarmış bulunmazsanız namertsiniz. 

Erdoğan'a hakaret içeren ifadeler varmış, 'hırsızlık yapmayın' diyorum, 'hırsızlık yapın' desem suç duyurusunda bulunacaklarmış. Yasal ölçüler içinde konuşuyorum

Saray'ın baş memuru var. Fuat Bey. Vesayet ve paralel yapı oluşturmaya çalışıyormuşum. Çalışanlarımızın diyor. Kimsin sen? Devlet memuru ne zamandan beri çalışanlarınız oluyor. Bu lafı kullandığın andan itibaren toplumu bölüyorsun. Devletin memuru milletin işini yapar. Kullandığım her cümlenin kanunda yeri vardır. 

Gideceksin Erdoğan ailesinin vakfından torpil yapacaksın, devlete yerleşeceksin. Biz bunu yapınca kıyamet kopacak. Bürokratlar emir aldık diyebilir. Yasa dışı emri yapmayacaksın. Kanun bunu söylüyor.

"MAFYATİK İLİŞKİLERE GİRENLERİ TEHDİT EDİYORUM"

Siz devlet memurlarını tehdit mi ediyorsunuz? diyor. Yasal ölçüleri içinde çalışan kimseyi tehdit etmek benim haddim değildir. Hangi görüşten olursa olsun; devletine ve milletine hizmet ediyorsa başımın üstünde yeri var. Mafyatik ilişkilere girenler varsa onları tehdit ediyorum. Kimsenin hakkını yedirmeyeceğim. Kula hakkı yiyecek, malı götürecek, her türlü rezilliği yapacak buna niye ses çıkarmayım? Sen malı götürenlerin sırtını sıvazlıyorsun. Onların sırtından malı götürüyorsun ses çıkarmıyorsun. Balık baştan kokar bunları çok iyi biliyorum. 

Kara kış geliyor. Nasıl Merkez Bankası'na gittik. Enerji sektörü temsilcileriyle de görüşeceğiz sorunların çözümü için. Hiç merak etmeyin geliyor gelmekte olan.