FETÖ’ye karşı yaptığı operasyonlarla, başta Bülent Arınç olmak üzere birçok AKP’linin tepkisini çekmişti. 

FETÖ şüphelilerinin mal varlıklarındaki tedbir kararını kaldırması için iki AKP milletvekili odasını basmıştı. 

Direnince “seni süreriz” diye tehdit edilmiş, ardından da görevden alınmıştı. 

Ve o süreçte şöyle isyan etmişti: 

“Yaptığım soruşturmalarla beli kırılan Fethullahçı casusluk ve terör örgütü, sizlerin pek de tahmininden uzak olmayan siyaset ve bürokrasinin içerisinde yer tutan şakirtleri eli ve dili ile kişiliğime ve mesleğime ve hatta özelime dair ipe sapa gelmez iftira ve tezviratlarla, üzerime saldırıyor.” 

Sonunda mesleği bırakmış ve avukatlık cüppesini giymişti. 

Eski Manisa Cumhuriyet Savcısı Kazım Özsoy’un kısa öyküsüydü okuduğunuz. 

Öğrendim ki işte o simge isim şimdi siyasete girdi ve İYİ Parti’ye katıldı. 

Rozetini partinin Teşkilat Başkanı Koray Aydın taktı. 

Kazım Özsoy’u aradım ve bu yeni yola neden çıktığını sordum. Özetle şunları söyledi: 

“Türkiye’de siyaset maalesef üç ayrı amaç için yapılıyor. Bir, maddi güç için. İki, popüler olmak için. Üç, vatan için. Ben üçüncü amaç için siyasete girdim. Çile çekmeye talip oldum. Savcılıktan emekli olunca vatan borcum bitmedi, İYİ Parti’de ödemeye devam edeceğim.” 

Bakalım, eski savcı Kazım Özsoy aradığı adaleti siyasette bulacak mı?