MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 100 maddelik anayasa taslağıyla ilgili tartışmalar devam ederken bu taslakla ilgili kimsenin bilgisinin olmadığı konuşuluyor. Günboyu'nun kulislere dayandırdığı haber şöyle:

MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Anayasa değişikliğine ilişkin bir paket ile ortaya çıkması Ankara’da hiç sürpriz olarak karşılanmadı.

Aylardır Ankara’da böyle bir anayasa değişikliğinin gündeme getirileceği biliniyordu.

Çünkü artık bıçak kemiğe dayanmıştı.

2003’den bu yana uygulanan ekonomik politikalarla Türkiye bir slumpflasyon dönemine girmiş ve ekonomide bıçak kemiğe dayanmıştı.

125 milyar dolar dış borçla devleti alıp, dış borçları 450 milyar dolara çıkartan AKP hükümeti, devletin bütün stratejik kurumlarını da satmış ancak Merkez Bankası’nın yedek akçesini bile hazineye devredecek kadar aciz duruma düşmüştü.

Şartların bu noktaya geleceği biliniyordu.

Kötü bir mirasyedi olan hükümet, İngiliz bankerlerden dolar bazında yüzde 10 ile borçlanarak günü kurtarmaya çalışırken, olmayan ekonomik özgürlüğün siyasi özgürlüğü de kısıtlayacağı ve akla gelmedik taleplerle karşılaşılacağı biliniyordu.

Bugün Türkiye’de yönetilemeyen bir ekonomi ile toplumun birçok kesimini birbirine düşman etmiş bir iktidar var.

Ve bu iktidar 2017’de değiştirilen Anayasa ile yeni bir seçime gitmesi halinde hezimete uğrayacağını görüyor.

Zira anketlerde AKP ve küçük ortağı MHP’nin birlikte oyları yüzde 40’ları bile bulmuyor.

Anketlerde Tayyip Erdoğan’a karşı kim aday olursa olsun Erdoğan’ın işinin kolay olmayacağı üstelik Mansur Yavaş’ın adaylığı söz konusu olduğu zaman da Yavaş’a oy vereceğini söyleyen seçmenin sayısı %60’lar seviyesine çıkarken bu tablonun artık Tayyip Erdoğan’ın uykularını kaçırdığını Saray ve çevresinde bilmeyen yok.

O halde ne yapılacak?

Tek adam anayasası’nın verdiği kazanımları bir gecede kaybetmeyi göze alamayacak olan Erdoğan’ın ucube bir sistem olan Cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminden vazgeçtiği konuşuluyor uzur süredir kulislerde.

Erdoğan’ı kurtaracak tek formül yeniden Parlamenter Sisteme dönüş.

Ama…

Seçimden önce bir rejim değişikliğiyle seçime 2016 öncesinin şartlarıyla gitmek ve her türlü şartta %30’lara düşmüş oylarıyla yeniden iktidarda kalmak nihai hedef Erdoğan ve tayfası için.

İşte bu yüzden Anayasa değişikliği için düğmeye basıldı yeniden.

İnsanlar hayat şartlarıyla, işsizlikle, aşsızlıkla boğuşurken, Türkiye’nin başka bir meselesi kalmamış gibi MHP Genel Başkanı Bahçeli’nin Anayasa değişikliği paketini gündeme getirmesi de işte bu planın bir parçası.

Bahçeli’nin iddia ettiği gibi 100 maddelik anayasa değişikliği paketine ilişkin MHP çevrelerinde kimsenin bilgisi yok.

Herkes Bahçeli’nin anayasa değişikliği paketini arıyor ancak gören yok.

İddia şu ki, aslında Bahçeli’nin elinde öyle 100 maddelik bir anayasa taslak metni de yok, Bahçeli’nin bunu hazırlayacak bir kadrosu da yok.

Oyun plânı muhtemelen şöyle işleyecek.

İyi Parti’nin de topa girmesi ve bu konuda iddiasını ortaya koyması zorlanacak.

İyi Parti’nin hazırladığı düşünülen Anayasa değişikliği paketinin ortaya çıkmasından sonra AKP de Haziran ayında kendi taslağı ortaya çıkartacak.

Sonrası kolay.

Ankara siyasetinin genel kuralıdır.

Siyasette önce olmazlar gösterilir, olurlara sıra sonra gelir.

Partilerin taslakları tartışılacak, televizyonlarda yandaşlar canhıraş savunacak ancak hiçbir konuda anlaşılamayınca, “Madem bu kadar tartıştık olmadı, en azından herkesin üzerinde hem fikir olacağı Parlamenter Sisteme dönelim”  plânı ortaya sürülecek.

Zaten CHP ve İYİ Parti’nin bu ucube sistem getirilirken ki tavrı belli.

MHP’nin de, “Hadi öyle olsun bakalım” tavrından sonra allem edilip kallem edilip sadece rejim değişikliğiyle konu halledilecek.

Bahçeli’nin çıkışının ardındaki senaryo bu.

Göreceğiz bakalım, CHP ve İyi Parti bu oyuna nasıl karşılık verecek?