İz Tv’de Ümit Kartal’ın sunduğu Kayıt programının konuğu CHP İzmir Milletvekili Bedri Serter oldu.

Tam kapanma sürecinden esnafın yaşadığı sıkıntılara kadar birçok konuda açıklamalarda bulunan Serter, iktidarın ülkeyi yönetemediğini vurguladı. Torbalı’daki yaşanan başkanlık seçimlerine dair açıklamalarda bulunan Serter, AKP’nin seçimi kazanmak için yaptığı hamleleri sert bir dille eleştirdi.

Dürüst siyaset’ çağrısı yapan Serter, “AKP’li vekil ve il başkanına sesleniyorum; insanların zafiyet noktalarından siyaset yapmayalım. Siyaseti dürüst yapalım. Para ya da başka şeyler teklif ederek siyaset olmaz.

İzmir’de güzel bir siyaset anlayışımız var. Menemen’de bunu bozdular. Ama artık tahammülümüz yok. Herkes yerinde denk dursun, hizasını bilsin” açıklamasında bulundu.

3 Mayıs Dünya Basın Özgürlüğü Günü’nü kutlayarak sözlerine başlayan Serter, tam kapanma sürecine dair eleştirilerde bulundu.

“Yine tek adam ne kadar verirse o oluyor” diyen Serter, “İlk günden itibaren -e devletten izin belgelerini alanlar dışarı çıkabilecekti. Önce 3’üne kardı sonra 7’sine kadar ertelendi. Bu da yönetilememenin göstergesidir. Biz hükümet olsaydık bu durumu 10 gün önceden hazırlamış olacaktık. Adım adım kim ne yapacak belirlerdik. Fabrikada işçiler yüzde yüz dolulukla çalışıyor. Bu olmamalıydı.

En azından yüzde elli kapasiteyle 8 saat çalıştırılabilirdi. Marketlerde de kaotik bir durum var. Biz Ekonomi Masası olarak da esnafımızı korumak için özellikle üç harflilerin ve marketlerin temel ihtiyaç maddesi haricinde bir şey satmasının önermiyoruz. Özellikle Kayseri Valisi’ni tebrik ediyorum. 20 yılsonunda yazık ettikleri bir Türkiye’de yaşamanın zulünü duyuyorum. Elimizden geldiğince çabalıyoruz” diye konuştu.

‘TÜM VEBAL HÜKÜMETTE’

17 günlük tam kapanma kararının yasaklara kısa süre kala duyurulmasının yine kaosa neden olduğunu söyleyen Serter, “Üretim bantlarının kesinlikle çalışması gerekiyor. Ama halkımız tatil beldelerine kaçtı. Bu da büyük bir hata. Bunu bile organize edemedik. Bu dönemde insanları hareketsiz bırakmak gerekiyordu. Son anda bildirince bu oluyor.

Yaptıkları kongreler de virüsü yaygınlaştırdı. İnsanlar da iktidarın yaptıklarını görünce kendilerini sokağa saldılar. Bu hastalık zengin fakir ayrıştırmadan öldürüyor. Bu virüs doğayla barışık olmamızı da hatırlattı. Sistemsizlik, yönetimsizlik ölüm sayısını arttırıyor.

Bunun vebali tümüyle hükümete aittir. Halkın egemenliğinin sahip olduğu bir Meclisi tek adam yönetimiyle yok etmem mümkün değil. Bunu fiilen bunu uygulamaya koyuyor. Ama çarşafa dolanıyor. ‘Saldım çayıra mevlam kayıra’ hikâyesiyle Türkiye kendi başına idare edilmektedir” dedi.

‘KİMSE MUTLU DEĞİL’

Ekonomi Masası olarak Türkiye’nin her yerini gezdiklerini ifade eden Serter karşılaştıkları manzaraları şu şekilde özetledi: “Gittiğimiz tüm bölgelerde esnafla, sanayiciyle toplantılar yapmaktayız.

Hiç kimse hayatından mutlu, memnun değil. Bunları görmek insanın canını acıtıyor. Geçtiğimiz hiçbir noktada AKP’li bir vekil yok. Çünkü çıkamıyorlar. Yüzleri yok. Dinleseler de anlatacakları adam onları anlamıyor. Böyle bir yönetim olamaz. Halk da bunun farkında. Biz dert dinliyoruz. Meclis’te, her yerde dile getiriyoruz.

Tek adam duyuyor ama duymazdan geliyor. Hatay, Mersin, Ankara, Çankırı, Adıyaman, Malatya, Kırklareli, Çorum, Van, Hakkâri, Şırnak, Siirt başta olmak üzere dokunmadığımız şehir kalmadı. CHP Ekonomi Masası yazan otobüsümüzle sohbet ede ede gidiyoruz. 135 milletvekili tam saha pres Türkiye’nin her yerindeyiz.”

Esnaf intiharları hakkında da konuşan Serter, “Esnafa dükkân kapatacaksın diyorsun ama ardından elektrik-su faturasını yolluyorsun. Sonra da ağzına bir parmak bal çalıp bin lira yardım yapıyorsunuz. Bu kime yetecek?

Bugün açlık sınırı 2736 lira. Bu rakamları göz önünde bulundurduğumuzda insanlar nasıl yaşayacak. Türk halkı olarak imece usul yaşamaya çalışıyoruz. Ama sefalet diz boyu. Sokağa çıktığınızda bunu çok net görüyorsunuz” dedi.

‘DESTEK OLMAK ZORUNDA’

Kısıtlamalarda halka yapılması gereken yardımlardan söz eden Serer, “Esnafa minimum 3 bin lira yardım vermek zorundayız.

Müzisyenlerimize de bir yıl boyunca her birine 3’er bin lira para vermeyi düşünüyoruz. Aile sigortalarının daimi olması gerekiyor. Emeklilerin ikramiyelerinin bin 500 lira verilmesi gerekiyor. Emeklimiz çok zor durumda.

İstihdam alanlarının daha büyük olması için paraların bu 5’li çeteye verilmesindense sanayi kesimine kaydırırdık. Devlet destek olmak mecburiyetinde. Her şeyi özel sektörden bekleyemezsiniz. Türkiye’nin kaynaklarıyla bunları yapmak çok mümkün.

Son bir yılda devlet 59 milyar vergi topladı. Son pakette vermiş olduğu yardım 5 milyar lira. Bunu da cebinden vermiş gibi yapıyorlar. Sultangazi Köprüsü, Avrasya Tüneli, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü, Karadeniz Otoyolu. Bunların bir tanesinin kaça mâl olduğunu bilmiyoruz. Yıllardır cevap alamadık. Babanın parasını mı harcıyorsun? Devleti borçlandırıyorsun. 84 milyonu borçlandırıyorsun. Bir de üzerinden geçilmeyen ücretleri de halkta alıp üç-beş müteahhide ödüyorsun” diye konuştu.

‘AŞI PROGRAMINA VERİN’

CHP’li belediyelerin pandemi sürecinde iyi bir sınav verdiğini belirten Serter, “Hiçbir şeyi beceremediler. Bu halk yalanlara doydu. Aşı yok. 3 haftada yapacağı aşıları 8 haftaya çıkardı. Hala yerli aşıyı üretemedik. Bu hastalık daha 1 yıl daha bizi süründürecek.

Partimizin belediyelerini aşı programına versinler bütün illerimizi rahat bir şekilde aşılarız. Belediyelerimizin pandemi döneminde halkına yaklaşımını çok net gösterdi. Paylaşarak, çalıp çırpmadan gerçekleri söylüyoruz” dedi.

Kısıtlamalarla birlikte getirilen içki yasağının gündem değiştirme çabası olduğunu söyleyen Serter, “Kala kala içki yasağına mı takılmış olacağız. Gündem değiştirmek için, Millet İttifakını tuzağa düşürmek için attılar ortaya. Yüzlerine gözlerine bulaştırdılar. İçen içiyor. Bunu engelleyemezsin.

Siyaseti de olmaz zaten. O zaman temel gıda maddeleri dışında kalanları da sattırmayacaksın. Esnafa diyorsun kepeğini indir. Üç harfliler de her şeyi satacak. Bu esnaf taş mı yiyecek? Esnaf artık her şeyi gördü. Seçimlerde bu hükümetin duası okunacaktır” diye konuştu.

‘ESNAF ÇOK AÇ KALDI’

Pazar günlerinin ‘esnaf günü’ olması yönündeki taleplerini yineleyen CHP’li Serter, “Pazar günü zincir marketler kapandığında esnafı ziyaret ettim ve cirolarını minimum yüzde 30 arttığını gördüm. Esnaf odaları bunun destekçisi olmak durumunda.

Tüm esnafımız açılsın, Kemeraltı Çarşı’mız açılsın. Esnaf çok aç kaldı. Bunu gidermek zorundayız. AVM’ler dâhil zincir marketlerden çok eziyet çekmekteyiz. Esnaf teşkilatını göreve davet ediyorum; Pazar günleri Esnaf Günü olsun. Bir tek ricam var; manav esnafımızdan fiyat istikrarı bekliyorum” diye konuştu.

İBB Başkanı Soyer’in ‘İzmir yoruldu’ açıklamasını da değerlendiren Serter, “Soyer haklı. Belediyeler esas yapmak istediklerini yapamıyor. Hükümetin eksiklerini de belediyeler tamamlıyor. O yüzden yoruldu. İzmir depremden dolayı da çok yoruldu. Belediyelerimiz destek verdi.

AFAD’a da teşekkür etmek lazım ama partimizdeki tüm isimler ellerinde geldiğince çalıştı. Deprem konutları yapılıyor. Depremzedeler kendi yaşam alanlarına sağlıklı şekilde dönmek istiyor. İhale de yine beşli çeteden birine verildi. Rakam rakam kaça mâl olduğunu da öğrenmek istiyorum” dedi.

‘DÜRÜST SİYASET’ VURGUSU

Torbalı’da gerçekleştirilen başkanlık seçimine dair konuşan Serter, AKP’nin seçimi kazanmak için yaptığı hamleleri sert bir dille eleştirdi. ‘Dürüst siyaset’ çağrısı yapan Serter, “Biraz sıkıntı yaşadık.

İsmail Başkan’ın emanetlerini yere düşürmemek zorundayız. Meclis üyelerimiz arasında üç kuruş değerlere kendini satabilen arkadaşlara denk gelebiliyoruz. Menemen’de de yaşadık Torbalı’da da bir arkadaşımızda yaşadık. Ama 17 arkadaşımız emanetini ayakta tutarak oylarını verdiler.

AKP’li vekil ve il başkanına sesleniyorum; insanların zafiyet noktalarından siyaset yapmayalım. Siyaseti dürüst yapalım. Her kişinin bir değeri vardır. İkisi de sevdiğim arkadaşımdır, buradan iletmek zorundayım. Para ya da başka şeyler teklif ederek siyaset olmaz. Duyumlarım da var. O adamı bugün böyle satın alırsın. Yarın başka yere başka türlü satabilir. Sana da zarar verir.

Siyasete zarar vermemek lazım. Mahkemeye intikal eden bir durum varsa bir an evvel çekmeleri lazım. Hiç yakışmıyor. Vefat eden bir başkanın ardından bu davranışlar onlara da zarar getirir. İzmir’de güzel bir siyaset anlayışımız var. Menemen’de bunu bozdular. Sineye çektik. Ama artık tahammülümüz yok. Biz de yumruğu vurmasını biliriz. Herkes yerinde denk dursun, hizasını bilsin. Aynı şeyler yaşanmayacak” açıklamasında bulundu.

‘SEÇİME HAZIRIZ’

Erken seçim iddiaları hakkında konuşan Serter, halkın dayanacak gücü kalmadığını belirterek, “Biz yarın seçim bekliyoruz. Çünkü halkımızın dayanacak gücü kalmadı. Artık hükümet yönetimsel zafiyete düşmüş durumda. Sadece menfaat doğrultusunda yönetmeye çalışıyor.

Onları da yüzlerine bulaştırıyorlar. CHP, Millet İttifakı ve dostlarımız seçime hazırız. Kesinlikle kazanacağız. Çünkü aynı insanların yönetiminden halk da bıktı. Acılar üzerinden siyaset yapılıyor. Herkese terörist diyorlar. Bunun üzerinden siyaset yapıyorlar. Önce aynaya bakacaksın” dedi.

‘ÖLÜNCEYE KADAR SORACAĞIZ’

Son olarak kayıp olan 128 milyar dolar hakkında konuşan CHP’li Serter, “Damat bakan istifa ettiği günden beri bunu sormaya başladık. ‘128 milyar dolar nerde?’ sorusunu ölünceye kadar soracağız. Hükümet olunca da bunun araştırmasını yapacağız. Çünkü bu halkın emaneti.

Hesabını vermiyorsan çekip gitmek zorundasın. 128 sayısından bile rahatsız oluyorlar. Suç olmazsa rahatsız olur musun? Pankartları toplattırdılar. Milletvekili odasını polis bastı. Bu soruyu vekil de soramayacaksa kim soracak, kime soracak? Türkiye Cumhuriyeti bu kadar rezil bir hükümet görmemiştir. İhtilaller gördük, böyle ıstıraplar yaşamadık” ifadelerini kullandı.