HaberTurk yazarı Kübra Par, bugünkü köşe yazısında Merkez Bankası'nın kayıp olduğu öne sürülen 128 milyar dolar rezervi ile ilgili tartışmalara yer verdi. 

'128 milyar dolar nerede?' pankartlarına ve afişlerine yönelik müdahalelere değinen Par, iktidarın tatmin edici adımlar atmadığını bu nedenle 128 milyar dolar tartışmasında mühalefetin söylem üstünlüğüne sahip olduğunu belirtti. 

Par, ayrıca iktidarın şeffaf açıklamalar yapmadığı durumda kendi seçmenleri arasında da kafa karışlığı yaratılacağını yazdı. Par, ''İktidar şu dakikadan sonra krizi sakince yönetip şeffaflık temelinde açıklamalar yapmazsa kendi seçmeninin de kafasında soru işaretleri doğuracak'' ifadelerini kullandı. 

Par'ın ''128 meselesinde söylem üstünlüğü muhalefette' başlıklı yazısı şöyle: 

''Afişleri toplatmasalardı mesele bu kadar büyümeyecekti.

“128 milyar nerede?” diye bağıran ramazan davulcusunun peşine düşmeseler, davulcunun geçtiği sokaktakilerin dahi durumdan haberi olmayacaktı.

Yasaklarla muhalefetin kampanyasının etki gücünü katbekat artırdılar.

Oysa yapmaları gereken tek şey, herkesin anlayacağı şekilde kalem kalem rezervdeki hareketliliği anlatmak, hangi tarihte, hangi kur miktarından, kime, ne kadar satış yapıldığını açıklamak ve ekonomistlerin yönelttiği sorulara şeffaflıkla yanıt vermekti.

Nurettin Canikli dışında detaylı bir açıklama yapan olmadı.

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu’nun açıklaması da kamuoyunu tatmin edecek detayları içermiyordu.

Muhalefet artık işin tadını çıkarıyor, pankartlara polis müdahalesine karşı daha etkili eylemler bulmaya çalışıyor.

CHP Karşıyaka Gençlik Kolları üyeleri, ilçe binası tabelasının üzerine balonlara bağlı şekilde pankart asmış. Emniyet güçlerinin müdahale etmek için geldiği sırada da balonları serbest bırakarak pankartı gökyüzüne salmışlar.

Gökyüzünde balonla salınan pankartın çok daha fazla kişinin dikkatini çekeceğini söylemeye gerek yok sanırım…

Yani artık mesele, rezervlerin nasıl kullanıldığı değil halka kimin, neyi, nasıl anlatacağı haline geldi.

İktidar şu dakikadan sonra krizi sakince yönetip şeffaflık temelinde açıklamalar yapmazsa kendi seçmeninin de kafasında soru işaretleri doğuracak.''