İyi Partili Çıray, AKP'li Hakan Koştu yönetimindeki Bergama Belediyesi'nin "köy malları" olarak bilinen 832 dönüm tarım arazisini satışa çıkarmasına tepki gösterdi. Köylülerin de isyan ettiği satışla ilgili Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum'un yanıtlaması istemiyle TBMM'ye bir soru önergesi veren Çıray, "Satış kararı alınan söz konusu köy taşınmazlarının kime, kimlere ve ne kadar bedelle satılması planlanmaktadır... Köy malları da Katar'a mı satılacak" diye sordu. 

İzmir Milletvekili Aytun Çıray, 3 Mart Çarşamba günü, Bergama Belediye Meclisi’nde görüşülen ve cumhur ittifakının oylarıyla kabul edilen, yaklaşık 50 milyon TL değerinde, toplam 831 bin 938 metrekare büyüklüğündeki 19 tarlanın satış kararı alındığını hatırlattı. Köy malları olarak bilinen bu arazilerin satışına yöredeki köylüler, sendikalar, çevre platformlarının itiraz ettiğini, ancak AKP ve MHP'nin buna kulak tıkadığını vurgulayan Çıray, köy halkının atalarının büyük bir gayretle biriktirerek, bağışlayarak elde ettiği ve kuşaktan kuşağa aktarılan bu taşınmazların ortak kullanıma sunulmuş araziler olduğunu, bugünkü değerleri üzerinden satışa sunulması durumunda köyde yaşayanların ihaleye girmesinin ekonomik anlamda mümkün olmadığını söyledi.

"Yol sevdası bir türlü bitmedi"

İYİ Partili Çıray, bu arazilerin yöre çiftçisi tarafından kiralanarak ekonomiye kazandırıldığını vurgularken, "Belediye yönetimi 'yol yapacağız o yüzden ya borçlanacağız ya da gayrimenkul satacağız' açıklamasını yapıyor. AKP’nin 20 yıldır ülkenin değerlerini satarak yol yapma sevdası bir türlü bitmedi" dedi.

"Köy malları da Katar'a mı satılacak?"

Çıray, bu ata yadigârı 19 köy taşınmazının satış kararına yöre köylülerinin, muhtarların (Kadıköy, Çitköy, Aşağıkırıklar, Ferizler, Çamköy, Sarıdere), İYİ Parti İlçe Teşkilatının, Belediye Meclis üyelerinin, Bergama Demokrasi Platformunun, sendikaların ve Bergama Çevre Platformu üyelerinin de itirazlarda bulunduğunu, yöre halkının sesi olmaya devam edeceklerini belirtti.

Köylünün taşınmazlarının bir gelir kaynağı olarak görülmesinin, Türkiye’nin bu ucube Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile içinden geçtiği otokratik rejim mekanizmasının nasıl da memleketin en yerel damarlarına kadar işlediğinin açık bir örneği olduğunu belirten Çıray sözlerine şöyle devam etti:

"Cumhuriyetimizin birikimi olan ne kadar yerli ve milli kamu kuruluşumuz varsa hepsini satarak geleceğimizi ipotek altına alan AKP iktidarı, yakın zamanda su kaynaklarımızın bile işletmesini Katar’a vermeye kalktı. Köy malları da Katar'a mı satılacak?

1986 yılından AKP'nin iktidara geldiği döneme kadar 8.2 milyar dolarlık özelleştirme yapılırken, 2002'den günümüze toplam 62 milyar dolarlık satış gerçekleştirildi. Doymak bilmeyen AKP yöneticileri her alanda olduğu gibi ata yadigarı olan söz konusu köy arazilerinin kime satılacağını dahi şeffaf bir şekilde söylemiyor. Ancak Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün şu sözlerinin değerini bilenler köylü ile ters düşenlere sandıkta gereken cevabı açıkça verecektir: (Milletimiz çiftçidir. Milletin çiftçilikteki çalışma imkanlarını, asri ve iktisadi tedbirlerle en yüksek seviyeye çıkarmalıyız. Türkiye’nin gerçek sahibi ve efendisi, gerçek üretici olan köylüdür. Eğer milletimizin büyük çoğunluğu çiftçi olmasaydı, biz bugün dünya üzerinde olmayacaktık.)"

Çıray, önergesinde şu sorulara yanıt istedi:

1- Yöre köylülerinin itirazlarına rağmen söz konusu arazilerin satış kararının alınması, köylülere atalarından kalan mallarını zorla ellerinden alınması demek değil midir?
2- Belediye yönetimi bu uygulamasını “ya borçlanacağız ya da gayrimenkul değerleme” kararı alacağız şeklinde açıklamaktadır. Bergama Belediyesi’nin bütçesinde yol ve park yapımı için yeterli kaynağı yok mudur? Bu kamu hizmetlerinin karşılanması için köylülerin mallarının satışı dışında başka bir yol yok mudur?
3- Satış kararı alınan söz konusu köy taşınmazlarının kime, kimlere ve ne kadar bedelle satılması planlanmaktadır? Açıklamayı düşünüyor musunuz?