Ankara'nın Çubuk ilçesinde şehit Er Yener Kırıkçı'nın cenaze töreninde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik linç girişimine ilişkin açılan davanın ikinci duruşması Çubuk 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada şikayetçi olarak dinlenen CHP Ankara Milletvekili Murat Emir, Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ın tanık olarak dinlenmesini talep etti. Emir, şu ifadeleri kullandı:

SLOGAN ATILDIĞI BİLGİSİ GELDİ

“Şehit cenazesini Çubuk İlçe Başkanımdan bir gün önce öğrendim, saat 18.00 civarıydı. Sayın Genel Başkanı bilgilendirdim. Sayın Genel Başkanın cenazeye katılacağı bilgisi geldi. Cenazeye katılacağımızı Genel Başkanın koruma ekibi ilgili daireye bildirildi. Genel Başkanımızla aynı araçtaydık. Koruma görevlilerinden sloganlar atıldığı bilgisi geldi. Biz devletin gerekli güvenliği aldığını düşünerek, cenaze yerine gittik. O sırada her an bu taşkınlıkların sonlandırılacağını ve cenaze namazının kılınacağını düşünüyordum. Olaylar gittikçe şiddetlendi.

TOP ARABASININ ARKASINDAN YÜRÜMEDİLER

Dikkat çekici bir olay oldu. Her şehit cenazesinde katılan bütün erkan protokol gereği şehidin konulduğu top arabasının arkasından yürür. Burada Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar’ı ve protokolü göremedik. Top arabasının arkasından yürümeden ayrıldılar. Başta Hulusi Akar olmak üzere diğer bakan ve görevlilerin neden top arabasının arkasından yürümediğini ve devlet protokolüne uymadığını mahkemenizin araştırması gerekir. Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve diğer yetkililerin tanık olarak dinlenmesini istiyorum. Kendilerini bundan neyin alıkoyduğu sorulmalı. Akar’ın aydınlatması gereken en önemli nokta devlet protokolünün neden top arabasının arkasından yürümediğidir.

40 DAKİKA YAKIN DİYE BAĞIRDILAR

Biz bir anda azgın kalabalık ile baş başa bırakıldık. Ondan sonra etrafımızdaki mülki erkanın korumaları da çekilince Genel Başkanın korumaları ve bizler o kalabalıkla baş başa bırakıldık. Bana da vuruldu ama kimin olduğunu göremedim. Özellikle tekme şeklinde. Dizimden yaralandım ve yaralandığıma ilişkin raporu mahkemeye ilettim. Uzun bir yürüyüş yaptık, nereye gittiğimizi bilmiyorduk. Genel Başkanın sığındığı eve gidinceye kadar ‘Öldürün, vurun, bırakmayın’ şeklinde tehditlere maruz kaldık. Evde geçirdiğimiz süre 1,5 saat. Saldırganlar yaklaşık 40 dakika evin etrafında bekleyebildiler. Eve de girebilirlerdi. Oradaki fiziksel olanaklar düşünüldüğünde özellikle güvenlik çemberinin alınmadığı ve bizim ‘Yakın’ diye tehdit edildiğimiz o 40 dakikanın araştırılması lazım. Bilinçli olarak güvenlik tedbiri alması gerekenlerin almadığını düşünüyorum.

Akar ve yanındakilerin top arabasının arkasından neden yürümediğini, eve sığınana kadar yapılan yürüyüşte niye etkin önlem alınmadığını, biz evin içindeyken 40 dakika kadar niye güvenlik çemberi oluşturulmadığını araştırmadan mahkemeniz görevini yapmış sayılmaz. Olayın bütün yönleriyle araştırılması için öncelikle orada görevini yapmayanların ve ihmal edenlerin araştırılması ve olayın organize bir linç girişimi olduğu ortadayken arkasındaki güçlerin ortaya çıkartılması şarttır.”