Habertürk yazarı Fatih Altaylı bugünkü köşe yazısında, koronavirüs tedbirlerinin hiçe sayıldığı ve bu yüzden eleştiri odağı haline gelen AKP ilk kongreleriyle ilgili bir iddiayı yazdı. 

Altaylı, "AK Parti’ye yakın isimler partinin bu kongrelerin coşkusuna ihtiyaç duyduğunu ve bu nedenle bunlardan vazgeçilmediğini söylüyorlar" diye yazdı.

Altaylı yazısında şunları kaydetti:

Sağlık Bakanı Fahrettin Koca özür diledi.

Kendisi ve Bakanlığı tarafından koyulan ve uyulması istenilen sosyal mesafe kurallarının hiçe sayıldığı etkinliklerde, bu kurallara kendisinin de uymadığını gösteren bir fotoğraf için.

“Öyle olacağını tahmin etmem ve böyle bir görüntü vermemem gerekirdi. Özür dilerim.”

Sonucu değiştiren ve geleceği şekillendiren bir cümle değil ama yine de önemli.

Etkili ve yetkili bir siyasetçiden uzun zamandır görmediğimiz, duymadığımız bir şey yaptı Bakan Koca.

Özür diledi.

Tabii yine de muhabirlerden bir soru daha beklerdim orada.

“Sayın Bakan, siz kendi katıldığınız bir cenaze için özür diliyorsunuz peki AK Parti’nin lebalep il kongreleri için ne düşünüyorsunuz?” diye sormalarını.

Sormadılar.

Tüm eleştirilere, toplumda yarattığı tüm öfkeye, kırgınlığa rağmen iktidar partisinin sosyal mesafesiz il kongreleri sürüyor.

Belli ki daha da sürecek!

Ve sonunda “Büyük Kongre” ile taçlandıracaklar bu “lebalep”liği.

AK Parti’ye yakın isimler partinin bu kongrelerin coşkusuna ihtiyaç duyduğunu ve bu nedenle bunlardan vazgeçilmediğini söylüyorlar.

Öyledir eminim.

Ama lokantalar kapalı iken, esnaf kan ağlarken, ev ziyareti bile neredeyse yasakken, millet cenazesini kaldıramazken bu kongrelerin sağladığı fayda ile verdiği zarar acaba karşılaştırılıyor mu?

Ve tabii en önemli soru.

Acaba bu kongreleri “Coşkuya ihtiyacı olduğu için” yapan Cumhuriyet Halk Partisi ya da bir başka muhalefet organizasyonu olsa idi izin verilir miydi?

Yoksa salgınla mücadeleyi baltalayan cehape zihniyeti mi denirdi!