Ankara Üniversitesi ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi’nce TBMM’de düzenlenen 1921 Anayasası’nın Kabul Edilişinin 100. Yılı Sempozyumu’nda konuşan Şentop, sistem tartışmalarını özetle şöyle değerlendirdi:

“16 Nisan 2017 referandumu ile kabul ettiğimiz sistem, kuvvetler ayrılığı ve birliği bağlamında kuvvetler ayrılığını esas alan, hatta sert, katı kuvvetler ayrılığını esas alan bir sistem, başkanlık sistemi.

O bakımdan bugün Türkiye’de anayasal olarak yürürlükte olan hükümet sistemi, bir başkanlık sistemidir. Çok tuhaf, bu sözü bir yerde söyledim, bir gazetede, ‘Meclis Başkanı hükümet sisteminin başkanlık sistemi olduğunu itiraf etti’ diyor. Bunu okuyunca çok utandım, nasıl itiraf etmişim diye.

Aslında 16 Nisan 2017’den beri Türkiye’de hükümet sistemi, başkanlık sistemi. Bunu bilmeyen, ben itiraf ettiğim zaman öğrenen bir kişinin bu kadar büyük bir bilgi fukaralığıyla bir şeyler yazıyor olabilmesi hakikatten cesaret isteyen bir şey.

Maalesef Türkiye’de her malın alıcısı var. Eski bir tabir, kelimelerin mazur görülmesini isterim; ‘Topal atın kör alıcısı olur’.

Katı bir manuel vitesli araç anlayışına sahip olan birisiyse sürücü, ‘Debriyajı olmayan bir araç, araç olmaz’ diyebilir. Bugün parlamenter sistem mülahazalarıyla, ona dair tanımlamalar ve kriterler içinde yeni sistemi, başkanlık sistemini anlamaya çalışanların temel sorunu bu. Debriyajı olmayan araba, araba olmaz diyor ama arabalar gayet iyi gidiyor. Başkanlık sisteminde parlamenter sistemin unsurlarını ve tanımlarını aramak yanlış.

Bazı sözde gazeteciler, baro başkanlarına ‘iyi ki gitmemişsiniz zaten Meclis dediğimiz şey de nedir’ havasında yazmaya başladılar. Arkadaşlar, Meclis sizin istediğiniz gibi değilse, sizin o imtiyazlı pozisyonunuzu temsil eden şahısların sayısı Meclis’te azsa, Meclis bu milletin meclisi, TBMM, İstiklal Harbi’ni yürüten, milletin oylarıyla oluşan Meclis. Bu Meclis’i sizin itibarsızlaştırma, Meclis’e hakaret etme hakkınız yok.”