Gelecek Partili Selçuk Özdağ, gazeteci Orhan Uğurluoğlu ve eski Ülkü Ocakları Başkanı Afşin Hatipoğlu'nun art arda saldırıya uğramasının ardından gündeme gelen eleştiriler ve iddialar hakkında konuşan Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin Karar gazetesi yazarlarını hedef alması tepkilere neden oldu.

BABACAN: TEHDİTLERİNİZLE BASINI SUSTURAMAZSINIZ

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Karar yazarlarını hedef alan sözlere tepki gösterdi.

"Daha geçen hafta iki gazetecinin saldırıya uğramasının ardından iktidar ortağı yine üç gazeteciye yakışıksız ifadelerle saldırmıştır.

Siyasetçinin görevi öfkeyi teşvik etmek değildir. Tehditlerinizle basını susturamazsınız."

SERKAN ÖZCAN: İKTİDARIN KÜÇÜK ORTAĞI AÇIK BİR ŞEKİLDE ŞİDDET VE KAOS İSTİYOR

Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan da paylaşımıyla Bahçeli'ye tepki gösterdi. Özcan'ın açıklamaları şöyle:

 "Her iktidar ülkesinde huzuru ve barışı arzular. Maalesef bu koalisyon iktidarının küçük ortağı açık bir şekilde şiddet ve kaos istiyor. AK Parti'ye kayyım atandığını düşünenler siyasi partileri, siyasetçileri ve gazetecileri tehdit ediyor.

Ülkemiz geçmişte bu türden tehditlerden ve sonrasındaki şiddet ortamından çok çekmiştir.

Sn. Cumhurbaşkanı acilen nasıl bir Türkiye görmek istediğine karar vermelidir. Tehditlerin, kaosun ve şiddetin kol gezdiği bir Türkiye mi yoksa milletin arzuladığı huzurlu bir Türkiye mi?"

YENEROĞLU: ŞİDDETLE KINIYORUM

DEVA Partisi İstanbul Milletvekili de, MHP lideri Bahçeli'nin Karar yazarlarını hedef almasını Twitter hesabından yaptığı paylaşımla eleştirdi.

"Gazetecileri açıkça hedef gösteren ve suç işleyen MHP Genel Başkanı'nı şiddetle kınıyorum. Basın özgürlüğüne ve demokrasimize yönelik bu saldırıya karşı tüm demokratların tutum alması zorunludur.

Ak Parti de şiddete mesafe koymayan ortağı ile ilişkisini sonlandırması gerekir.

Tehdit edilen gazeteci arkadaşlarımız Elif Çakır, Yıldıray Oğur ve Taha Akyol yalnız değiller. Kendilerine acilen koruma tahsis edilmesi gerekir.
Devamlı anayasal haklara saldıran ve şiddete mesafe koymayan parti yöneticilerinin suçları artık yargının gündemine girmesi gerekir."