CHP İstanbul Milletvekili ve İstanbul eski İl Başkanı Gürsel Tekin Mehmet Mert'e konuştu Gündemdeki tartışılan konuları değerlendiren Tekin, İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu'nun başlattığı Atatürk tartışması hakkında önemli açıklamalarda bulundu.

Gazete Damga'dan Mehmet Mert'in haberine göre; "CHP'nin tüzüğünde Mustafa Kemal Atatürk yazıyor. Yani CHP'nin anayasasında" diye konuşan Tekin, "Onun için böyle bi tartışmayı yeniden alevlendirmek benim parti kültürüme yakışan bir şey değildir. Canan Hanım ya bu manada söylememiştir, ya da bir kusur işlemiştir diye düşünüyorum" ifadelerini kullandı.

"Anayasanızda çok açık bir şekilde Mustafa Kemal Atatürk yazıyorsa, hiçbir tartışmaya mahal veryeceksiniz demektir" serzenişinde bulunan Tekin, "Hele hele CHP'de yöneticiyseniz. Kişisel düşüncem, Canan Hanım'ın bu manada demediğini düşünüyorum. Benim duygularımı inciten bir mesele doğrusu" açıklamasında bulundu.

Erken seçimden yanayım

Erken seçim söylentilerine değinen ve "Bütün muhalefet partileri seçime hazırlıklı olmalı" diyen Tekin, "CHP tabi ki erken seçime hazır, ama 2019 yerel seçiminden sonra kamuoyuna açık ilan eden, hatta sizin gazetenizde de haber oldu, tek erken seçim isteyen siyasetçi benim. Benden başka isteyen de yok. Ne muhalefette ne de ana muhalefette. Doğrusu bende çok merak ediyorum. Ya ben yanılıyorum erken seçim istemem konusunda, ya da erken seçim istemeyenlerin bir gerekçe söylemeleri gerekiyor. Benim gerekçelerim çok açık. Sokaktaki vatandaşın talepleri. Şuan her ne kadar pandemi sürecinden geçiyor olsak bile, 2018'den beri hızla ekonomik krize doğru gittiğimizi hepimiz çok iyi biliyoruz. Resmi verilere baktığınızda, 2018 yılına baktığınızda Ankara'nın en büyük icra dairesi, yani Türkiye'deki bütün icra dairelerinin önünde bir basın toplantısı yaptım. 21 milyon 800 bin icra dosyası var. Yani bir ülkede bu kadar icra dosyası varsa, ekonomi iyi midir, kötü müdür deniliyorsa, orada meseleye vakıf değilsin demektir. Dolayısıyla 2001 yılındaki ekonomik krizin verilerine de baktım; 7 milyon 800 bin icra dosyası vardı. Kıyaslayın bu iki rakamı" ifadelerini kullandı. TÜİK verilerine de değinen Tekin, "İç politika meselelerini çok yakından izliyorsunuz, hem orada hem dış politikada sorunlar var. Tüm bu sorunlar varken muhalefetin erken seçim talep etmesi çok doğaldır. Çünkü bütün bu sorun yaratanların sorunu çözemeyeceğini, yeni bir anlayışa ihtiyaç olduğunu gösteriyor. Ben en başından beri erken seçimden yanayım. Bu kadar birikmiş meseleleri iktidarın yeniden çözme şansının olmadığını hepimiz görüyoruz" dedi.

25 ilçede yüksek oy aldık

CHP'nin çok ciddi projeleri olduğunu ifade eden Gürsel Tekin, "2015 yılında açıkladığımız projeler 50 yıllık öngörü üzerine yapılmıştır. Bir yerel seçim yaşadık. Seçmenin oy verir mi, vermez mi algısını kırdık. Sultangazi'de yüzde 38 gibi bir oranda oy almışsınız, Bağcılar'da devrim niteliğinde oy almışsanız o zaman milletin CHP ile bir sorunu olmadığını görmüş olduk. Ben İstanbul'u bilen birisiyim. 600 küsür mahalleyi dolaşan biriyim. O mahalle muhtarlarıyla iletişimi olan bir siyasetçiyim. Ak Parti'nin çok yğksek olduğu 25 ilçede çok yüksek oylar aldık. Ama ne yazıktır belki CHP olarak, kendimizi toparlayarak özeleştiri yapmamız lazım. 14 ilçemizin ikisini kaybettik, 9 ilçemizde de oylarımız azaldı. Yani 2014 yılındaki oyu alamadık. Ben bununla ilgili çok ciddi çalışmalar yaptım. Çünkü Arnavutköy'de çok büyük oranda oy alıyorsanız, kendi kalelerinizde oylarınızın azalmasının bir nedeninin olduğuna inanıyorum. O nedenleri Genel başkanımıza ilettim" diye konuştu.

Sadece seçim zamanı değil!

CHP Genel Sekreteri olduğu dönemde partiye üye yapmak için büyük çaba sarf ettiğini dile getiren Gürsel Tekin, "Özellikle Z kuşağı hadi gidelim, üye olalım demiyor. İnternetten ulaşmak istiyor. Mobil araçlarla partimize binlerce insanı kattık. Keşke bu devam edebilseydi. Bizden sonra gelen arkadaşımız devam ettirmek istemedi. Özellikle İstanbul'un çeperlerindeki vatandaşlarımız için kurmuş olduğumuz Cumhuriyet Halk Evleri vardı. Çok ta başarılıydı. İki yıl sonra sonuçlarda büyük değişiklik gördük. Ben gittikten sonra arkadaşlarımız ne yazık ki onu da kapattılar. Nedenini hiç anlamadığım bir şeydi. 16 Ağustos'ta il başkanı oldum, 15 Eylül'de erken seçim kararı aldık arkadaşlarımızla. İstanbul'u karış karış gezdik. Muhalefet şu alışkanlıklarından bir türlü vazgeçemedi; seçimden seçime sokağa çıkmanın seçmen tarafından çok ciddi tepkiyle karşılandığını bilmeleri lazım. Bana zaman zaman diyorlar seçim yok, neden dolaşıyorsun diye. Seçim dönemi sizin seçmeniniz dışında seçmenle iletişim kurmada sorun yaşıyorsunuz. Ama seçim yoksa çok kolaylıkla o iletişimi kurabiliyorsunuz. Bütün bunlar mutlaka hayata geçmeli. Sadece İstanbul değil, 81 il için seferberlik ilan edilmesi lazım. Vatandaşla paylaşmanız lazım hayallerinizi, öngörülerinizi. Gittiğim yerlerde CHP'nin ne projesi var sanki dediklerini duyduğumda çok üzülüyorum. Halbuki CHP bir proje partisidir" açıklamasında bulundu.

Kendimizi anlatamamışız

Konuşmasını, "Gitmediğiniz köy sizin köyünüz değildir. Ben 86 bin kilometre yol dolaştım" şeklinde sürdüren Tekin, "Erzurumlu, Yozgatlı, Konyalı CHP'yi ancak Sayın Erdoğan'ın, Sayın Özal'ın anlattığı şekilde biliyor. En büyük dezavantajımız bu. Bizi rakiplerimiz anlatmış, biz kendimizi anlatamamışız. Böyle olunca vatandaşın ayağına gideceksiniz. Tüm arkadaşlarımıza da söylüyorum. Dünyanın en politika seçmeni Türk seçmenidir. Bu saatte hangi taziye evine gidersek, hemen siyaset konuşulur. Yani siyasete bu kadar vakıf olan bir toplum, aynı zamanda siyasi süreci iyi biliyor. Gidip onlara ders vermeyeceksiniz. Gidip onlardan ders alacaksınız. Göreceksiniz ki seçmenin tüm algısı değişecektir, ki değişti de" ifadelerini kullandı.

CHP kurucu bir partidir

Seçmenin CHP'nin kurumsal kimliğiyle sorunu olmadığını vurgulayan Gürsel Tekin, "Sayın Erdoğan'ın anlattıklarıyla CHP'ye negatif bakan bir kitle var tabi. Ama şuna emin olun, eğer giderseniz o kitleyi inandırabilir ve rahatlatabilirsiniz. Ekonomik krizlerin yaşandığı bir ülkede, daha çok sosyal demokratik partiler tercih edilir. Hak, hukuk, adalet, eşit paylaşım. Rahmetli Ecevit'in dediği gibi; toprak işleyenin, su kullananın... Tam da dönemini yaşıyoruz. Kırıkkkale' de, oy oranımızın en düşük olduğu yerde dolaşırken sağolsun eski MHP başkanı bizimle dolaştı. Sonra heyetimize de yemek yedirerek göndermişti. Yine Batman'da kadınlarımız üstümüze karanfil atmıştı. Yani şuna emin olun, 86 bin kilometrelik yolculuklarımızda çekimler yaptık. Tüm coğrafyayı gezdik, 5 yılda negatif bir şey yaşamadık. Kritik bir süreçte, 2016'da Diyarbakır'ı dolaştık, HDP de sokağa çıkamıyordu, Ak Parti de. Biz iki gün olağanüstü bir gezi yaptık. Tüm Diyarbakırlılara teşekkür ediyorum. Büyük ilgi gördük. Bir arkadaşım gelip bana, bizimle güvenlikten sorumlu bir komiser dolaşıyor, sizinle bir şey paylaşmak istiyor dedi. O kardeşimiz dedi ki; "Ben ülkücüyüm. Sizi kutluyorum. Burada seçmen iki parti arasında sıkıştı, CHP olarak nefes aldırıyorsunuz." Bir kamu yöneticisi, oradaki gidişatı bile biri olarak bunları söylemesi beni çok sevindirdi. Şunu söylemek istiyorum; CHP kurucu bir partidir" ifadelerini kullandı.

2 büyük mesele var

CHP'nin Cumhurbaşkanı adayı ve Muharrem İnce hakkında değerlendirmede bulunan Gürsel Tekin, "Konuşmuş olduğumuz mesele 2023'ü ilgilendiren bir meseledir. CHP yöneticileri erken seçim isteselerdi, bu konuda net düşüncelerimi ifade ederdim. İktidar zaten hiç istemiyor, CHP'de isteyen yok. 2-3 yıl sonraki meseleyi konuşuyorsak; dilim bunu söylemeye varmıyor ama sadece emniyet verilerine baktığınızda iki acı meseleyle karşılaşıyorsunuz. Birincisi intiharlar, ikincisi hırsızlık olayları. İstanbul'u gezmezseniz İstanbul'la ilgili cümle kurmayacaksınız. Türkiye'nin nüfusu 83 milyon, 6 milyonda misafirlerimiz var. Irak, Afgan, Suriyeli... Bu altı milyon insan nasıl geçiniyor, kaç tanesi cezaevinde? Cezaevinde olma sebebi nedir? Çocuğuna mama çaldığı için boşverin kimliği. Ne zaman isterseniz Ak Parti'nin Bağcılar'dan çok oy aldığı meydanına gidelim de bakalım. Esenyurt Meydanında insanlar kafelere gidemiyor. Çay parasını nasıl öderim diye. Sultangazi'de biliyorsunuz çay ucuz, bir yere oturduk çay bir lira olmasına rağmen duvarda veresiye isteme yazıyor. Sanki İsviçre'deyiz. Yazıktır, günahtır. Hangi partinin vekili gelirse gelsin ben götüreyim. Bir gazete, televizyon kendine dert etsin. Gidip görsün meydanları. İçimiz acıyor. Eskiden televizyon kanalları yapıyordu. Bunları iktidarı kötülemek için yapmayın ama gidin bir görün. Mahmutbey esnafının önemli kısmı Ak Parti seçmenidir. Gittim, gördüm; ne konuştuklarını takdir edersiniz" dedi.

KİMSENİN SUYUNU KESMEYİN!

Gürsel Tekin, "Başarısızlıklarda CHP'nin hiç kusuru yok mu?" sorusuna da "Şuna emin olun, hiç medyaya ihtiyacımız olmaz. Kendinize hergün 2 saat CHP İl Başkanı, CHP'nin tüm seçilmişleri; bugün partin için ne yaptın demelisiniz. Derdi olanların derdiyle ilgileneceksiniz. Yapabildiğiniz kadar yardımlarda bulunacaksınız. Kısacası seferberlik ilan edeceksiniz. Hergün dolaşıyorum. Sayın Erdoğan çok sayıda buzdolabı satılıyor deyince; bir semtimize gittik. Hangi ece gireyim diye bir gazeteci arkadaşımız sordu, istediğiniz eve girin dedim. Yılda bir kere Turist Ömer gibi gitmeyin ama. Gazeteci arkadaşımız çıktı eve, ben çıkmadım. Döndüğünde gözyaşlarını gördüm. Buzdolabı çalışmıyor, elektrik yok dedi. Anadolu'da iyi kötü bir dayanışma yaşıyor insanlar. Ama burada böyle bir şey yok. Çünkü herkes zor bela kendine yetişiyor. Arkadaşlarıma haksızlık etmek istemiyorum. Çok çaba sarfeden arkadaşlarımız var. Ben istisnasız iktidar medyasında her gün haberim. Teşekkür ederim onlara. Sosyal medya hesabımda paylaştığım bir değerlendirme için 20 dakika haber yaptılar. İsviçre'den bağlantı kurdular. Ben asgari ücretle ilgili bir şey paylaşmıştım. Burada kiralar pahalı deniyor ekranda. İBB Başkanı ben değilim, Ekrem İmamoğlu dedim. Sorun değil, haber yapsınlar. Siz bir şeyler yaparsanız, muhakkak haber olursunuz. Kimsenin suyu, elektriği kesilmeyecek dendi. Binlerce insanın elektriği, suyu kesik. Diyorlar ya evden okusun çocuklar; o evde elektrik yoksa ne yapacak o çocuk? Vicdan azabı çekmeyecek misiniz? CHP belediyelerine de sesleniyorum; fukaranın faturalarından dolayı kesmeyin elektriği, suyu, doğalgazı" cevabını verdi.

CHP'NİN İMAR RANTINA DUR DEMESİ LAZIM!

Gürsel Tekin İBB yönetimi hakkında da "Erdemli siyasetçiler dünyanın her yerinde eleştiriye açık olmalıdır. Körü körüne her şeye iyi denmez. İktidarın sorunu da bu ya; her şey güzel diyorlar. Çıkıp kusurları kabul etmek lazım. CHP'de eksikler var, ama büyük bir çaba da var. Bu eksiklikleri söylemek bana düşmez" değerlendirmesini yaptı. "Sayın Erdoğan 1994'te aday olduğunda toplumda çok karşılığı yoktu" diyen Tekin konuşmasını şöyle dürdürdü; "Ulaşım sorununun çözülmesi için krediye ihtiyaç var. Bu kredinin verilmemesi insanlara ihanettir. Bizim galiba yerel olsun, genel olsun tüm sistemimizi değiştirmek lazım. Şuan da 81 ilimiz de borç batağında. Bu kabul edilir bir durum değil. İktidar alışkanlık haline getirdi, ben kendi başkanlarımdan rica ediyorum; kamu harcamalarını kesin ve en aza indirin. Bizim CHP olarak yapmamız gereken bu. Şeffaf belediyeciliği sonuna kadar sürdürmeliyiz. İstanbul bugün yaşanabilecek bir şehir olmaktan çıktı. Dikey yapılaşmalar İstanbul'a büyük bir yük ve sorun oldu. CHP'nin bu imar rantına dur demesi lazım. Kötü alışkanlıklardan vazgeçilmeli. Kirli bir şehir oldu. Örneğin Beyoğlu; yüz sene önce olan yapıların üstünde bugün kaçak yapılar var. Dünyanın neresine giderseniz gidin tarihi binaların üstünde çatıya bile izin verilmez. İstanbul 81 ilin bileşkentidir. Ekonomi, sanayi, her şeyimiz İstanbul'da. Buranın başına bir şey gelmesi Türkiye'nin başına bir şey gelmesidir. Bilim insanları depremin maliyetini bile hesap etmek istemiyor. Yer bilimciler her gün çağrı yapıyor, isyan ediyor. Türkiye'nin en büyük sorunlarından olan yolsuzluk, yoksulluk, yasaklar sorunudur. CHP Bunların üstesinden gelecektir."