GERÇEK GÜNDEM- Uzun süredir Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyeti ile kontrolü CHP'ye bırakılan İş Bankası hisselerini Hazine'ye devretmek için çalışmalar yapan AKP iktidarının bu konuda süreci hızlandırmak istediği ortaya çıktı.

Basına yansıyan bilgilere göre, Türkiye İş Bankası’nın hisselerinin Hazine’ye devri için başlatılan çalışma konusunda AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir an önce sonlandırılması talimatını verdi.

YARKADAŞ: BU BİR 'ÇÖKME' PLANIDIR

Gazeteci Barış Yarkadaş, Erdoğan'ın İş Bankası hisseleri için verdiği talimatın bir çökme planı' olduğunu belirtti ve İş Bankası yönetimine de çağrıda bulundu.

TV100'de Ahu Özyurt'un 10'dan 12'ye programında konuya dair açıklamalar yapan Yarkadaş, AKP'ye "Batırdığınız ekonomiyi İş Bankasına çökerek kurtaramazsınız" diye seslendi.

Barış Yarkadaş, konuya dair açıklamalarını şöyle sürdürdü:

"İktidar partisi, kendi genel merkez binasında, kendi MKYK'sında CHP'ye ilişkin bir karar alıyor. Atatürk'ün mirasına ilişkin bir karar alıyor. Bir özel bankayla ilgili karar alıyor. AKP Genel Merkezinde, CHP'nin kontrolünü sağlamakla yükümlü olduğu İş Bankası hisselerine yasadışı bir şekilde çökme operasyonu ile el konulması konuşuluyor. Bir tek parti iktidarı, bir başka partinin ne yapması gerektiğine karar veriyor. Bu haber de Türkiye'nin çok partili rejime geçtiği 14 Mayıs'ın yıldönümünde basına yansıyor. "

"AKP'NİN İŞ BANKASI RÜYASI, ABD'NİN KÜBA'YI YOK ETME RÜYASI GİBİ"

Medyaya yansıyan haberde yapılacak düzenlemenin partilerin ticaret yapmasını yasaklayacak bir düzenleme olduğu şeklindek iddiaya tepki göstren Yarkadaş, "Şimdi AKP'nin bu İş Bankası rüyası, ABD'nin Küba'yı yok etme rüyası gibi. Bir türlü bitmiyor, bir türlü de gerçeğe ulaşamıyor. Biz 2 yıldır AKP'nin İş Bankası'na çökme planını konuşuyoruz. Bunu adı açıkça İş Bankası'na çökmne operasyonudur. 'Siyasi partilerin ticaret yapması yasaklanacak' gibi boş lafları bıraksınlar. Siyasi partiler ticaretten elini çekecekse, önce AKP siyasetten çekilsin. AKP'nin kendisi bir ticari partiye dönüşmüş zaten. AKP'den bir siyasi parti diye söz edebilir miyiz? İhalelerin yandaşlara verildiği, muhalif işadamlarının nefes borularının kesildiği bir dönemdeyiz." diye konuştu.

"BU MODEL CUMHURİYET'İN EKONOMİ MODELİDİR"

Yarkadaş, "İş Bankası'ndaki Atatürk hisselerine Menderes de el koymak istedi, 12 Eylül'ün faşist lideri Kenan Evren'in de ilk hedeflerinden biri buydu. İş Bankası'nda Mustafa Kemal Atatürk'ün vasiyeti ile ortaya konulan hisselere el koymak isteyenlerin rüyaları bir türlü bitmiyor. Niye? İş Bankası'nı yok etmek demek, Mustafa Kemal'in vasiyetini ortadan kaldırmak demektir. Çünkü Mustafa Kemal İş Bankası'nı kendi talimatı ile kurdurmuş ve bunu Cumhuriyet'in ekonomi modeli olarak ortaya koymuştur. İş Bankasını kâr ettiren ve dünya bankaları arasına sokan işte bu Cumhuriyet'in ekonomi modelidir ve İş Bankası'na yaşam kaynağı sağlayan iştirakleridir. Çünkü Mustafa Kemal, İş Bankası'nı kurarken çok sınırlı bir parayla bir de maden şirketi alarak İş Bankası'nın iştiraki haline getirmiştir ve o maden şirketinden kazanılan para İş Bankası'nı ayakta tutmuştur, kâr ettirmiştir. Bu iştirak modeli Cumhuriyet'in ekonomi modeli olarak bugüne kadar da gelmiştir." dedi.

"AKP, İŞ BANKASI'NI DA VARLIK FONU'NA AKTARMAK İSTİYOR"

İş Bankası'nın mali tablosu hakkında bilgiler veren Barış Yarkadaş, bu tablonun AKP'nin iştahını kabarttığını belirterek şöyle konuştu: "İş Bankası'na neden çökmek istediklerini anlamak için, İş Bankası'nın röntgenini çekmemiz lazım. İş Bankası şu anda dünyanın 75'inci büyük bankasıdır. Değeri 30 milyar TL'dir. 50 milyar TL de özkaynağı vardır. 2018 yılıdna 7 milyar lira, 2019 yılında ise 6.1 milyar lira kâr etmiş. Buradan Cumhuriyet Halk Partisi'ne gelen tek bir kuruş, tek bir çekirdek yoktur. Atatürk'ün vasiyetinde verdiği görev gereği CHP, İş Bankası'ndaki hisselerin yüzde 28'ini kontrol etmekte, buradan gelen kârlar da Türk Dil Kurumu ve Türk Tarih Kurumu'na aktarılmaktadır. Türk Tarih Kurumu'nun başına da şu anda Atatürk düşmanı olduğunu açıkça ilan eden, Atatürk'e hakaret eden bir kişi AKP tarafından getirilmiştir. AKP'nin gözünü şu karartıyor: İş Bankası 2019'da ekonomiye tam 382 milyar TL katkı sunmuş. Şu anda da kasasında 295 milyar TL nakit mevduat var. AKP, bu inanılmaz ekonomik tabloyu gördüğünden İş Bankası'ndaki hisseleri Medeni Kanun'un 557. maddesine aykırı biçimde kendi uhdesine almak, sözde bağımsız temsilciler atayarak buradaki parayı da Varlık Fonu'na aktarmak istiyor. Çünkü Varlık Fonu'nda para kalmadı. Ocak ayında Varlık Fonu'na sınırsız borçlanma yetkisi verildi. Şimdi İş Bankası'nda yüzde 28 hisseyi de 'bağımsız kurullarla temsil ettiriyorum' adı altında Varlık Fonu'na katarsanız gidip yurt dışından para aradığınızda İş Bankası'nı teminat olarak gösterebilirsiniz." 

"BATIRDIĞINIZ EKONOMİYİ İŞ BANKASI'NA ÇÖKEREK KURTARAMAZSINIZ"

AKP'nin İş Bankası'ndaki CHP hisselerini Hazine'ye devredip bağımsız yöneticiler atayacağı şeklindeki iddiasının da gerçeği yansıtmadığını, kamu bankalarının yönetimlerine atanan AKP'lileri örnek göstererek anlatan Barış Yarkadaş "Hiç utanmadan şunları yazıp konuşuyorlar, bağımsız kişiler gelecekmiş. Vakıfbank'ın başında eski İçişleri Bakanı var. Abdülkadir Aksu, hangi bankacılık yeteneğiyle Vakıfbank'ın yönetim kurulu başkanı? 'Bağımsız kişi' dediğiniz, eski AKP milletvekillerini İş Bankası'na doldurmak mı? Adalet ve Kalkınma Partisi ateşle oynuyor. Çünkü İş Bankası'nda el koymak istedikleri hisseler, Medeni Kanun'la güvence altına alınmıştır. Siz Atatürk'ün vasiyetini ortadan kaldırır, Medeni Kanun'da bir değişiklik yapmaya çalışırsanız, Türkiye'ye para getirmek isteyen yabancı sermayenin gözünü korkutursunuz. Çünkü Medeni Kanun'un üzerinde oynanması, mal güvenliğinin, mülkiyet ve tapu güvenliğinin ortadan kaldırılması demektir. Yarın başka bir kişinin mal varlığına da bu şekilde el koyabilirsiniz. Ondan sonra oturup ağlaşmayın 'İngiltere bizimle oyun oynuyor', 'borsalar bize film çeviriyor' diye. Sizin ekonomik gücünüzün olmadığını cuma günü gördük. 3 bankaya cuma günü güya işlem yasağı koydunuz, pazartesi günü özür dileyerek yasağı kaldırdınız. Ey Hazine Bakanı, niye yasak koydun, niye kaldırdın? Çık bir açıkla bakalım. Bir tane AKP'li bunu açıklayabilecek durumda mı? Batırdığınız ekonomiyi İş Bankası'na çökerek kurtaramazsınız." dedi.

"ATATÜRK'ÜN VASİYETİNİ YOK EDEMEZSİNİZ"

Yarkadaş, "Böyle bir şey olacağını ön görmüyorum ama oldu ki İş Bankası'na el koydunuz. Bu durumda İş Bankası'nda bir kişinin mevduatının kalacağını düşünüyor musunuz? Bu kadar açık söylüyorum. AKP, kendi genel merkezinde Atatürk'ün vasiyetini ortadan kaldırmaya çalışıyor. Hiç öyle Siyasi Partiler Yasası'nın arkasından falan dolanmasınlar. Bu işin Siyasi Partiler Yasası ile bir ilgisi yok. CHP'nin tek bir ticari işletmesi, tek bir ticari faaliyeti yok. Atatürk'ün vasiyetini yok edemezsiniz. Burada Atatürk'ün vasiyeti, ekonomik modeli ve mirasının yok edilmesine kimse izin vermez. Buradan da AKP'ye sesleniyorum, her sene temcit pilavı gibi gündem değiştirmek için, kutuplaştırma için bu konuyu gündeme getirmeyin. Bugünkü çıkarlarınız için Türkiye'nin geleceğini ateşe atmayın" diye konuştu.

İŞ BANKASI YÖNETİMİNE ÇAĞRI

CHP'li Yarkadaş, yaşanan tartışmalar karşısında İş Bankası yönetiminin sessiz kaldığına dikkat çekeren banka yönetimine de şu çağrıda bulundu: 

"İş Bankası'na yönelik yalanlara karşı İş Bankası yönetiminin, Yönetim Kurulu Başkanı'nın, genel müdürün çıkıp bir açıklama yapması lazım. Başlarını kuma gömerek İş Bankası'nı yönetemezler. Atatürk'ün kurduğu bankayı yönetiyorsan, Atatürk'ün mirasına el uzatıldığında da çıkıp itiraz edeceksin. Ama İş Bankası'nın genel müdürü 'acaba ben bir gün bu hükümette bakan olabilir miyim' beklentisine girmişse buradan da uyarıyorum, İş Bankası yönetimi çıkıp diyecek ki; 'Buradan CHP'ye giden tek kuruş yoktur. CHP bizim ortağımız değildir.' Bunları söylemek zorunda. Ağızını, gözünü, kulağını kapat, sus, ahali de zanntesin ki İş Bankası'ndan CHP'ye para gidiyor. Çıkıp bunları açıklayacaklar. Yüzde 28 hisse kontrolünün ne anlama geldiğini açıklayacaklar. 'Atatürk'ün mirasına dokundurtmayız' diyecekler. Öyle bedava orada oturmak yok. İş Bankası yönetiminin de, genel müdürünün de tarihsel sorumluluğu vardır."