AKP ve MHP gruplarının ortak hazırladığı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, TBMM Adalet Komisyonu’nda kabul edildi ve bugün TBMM’de görüşülmeye başlandı.

Söz konusu yasa teklifine her kesimden tepkiler geldi. Yasa teklifinden cinsel saldırı ve uyuşturucu gibi suçlardan ceza alanların yararlanacak olması büyük tepkiyle karşılandı.

Bu yılın verilerine göre 355 hapishanede toplam 282 bin 703 tutuklu ile cezaevleri tarihin en yüksek kapasitesine ulaştı.

Gazeteciler, aydınlar, akademisyenler ve siyasiler ‘terör’ kapsamından yargılandıkları için söz konusu yasadan yararlanamıyorlar.

11 ÖRGÜTTEN AÇIKLAMA: “ADALETİN SESİNİ YÜKSELTMEYE ÇAĞIRIYORUZ“

Covid-19 salgınının ülkedeki yayılımının önüne henüz geçilemedi ve hapishaneler ciddi risk altında. Muhalefetin karşı çıktığı yasa teklifine dönük 11 siyasi parti ve örgütün imzasıyla dün “İnfaz yasasında eşitlik istiyoruz” şeklinde bir açıklama yayımlandı.

“Adaletin sesini yükseltmeye çağırıyoruz” denilen açıklamada hapishanelerdeki yetersiz beslenme, ısınma, havalandırma, gün ışığından faydalanma, yeterli hekim ve sağlık personelinin bulunmaması, muayene ve sevk sürelerindeki uzunluk, hijyen ürünlerinin parayla satılması, temiz ve sıcak suya erişememe, düzenli ve etkin bir sağlık hizmetinden faydalanamama, kötü muamele gibi konulara dikkat çekilirken salgın hastalıklara en elverişli ortamın cezaevleri olduğu vurgulandı.

HDP, DBP, Devrimci Parti, EMEP, ESP, SODAP, Sol Parti, SYKP, TİP, TKP ve Yeşil Sol Parti’nin imzasıyla yapılan açıklamada “Cezaevlerindeki tutuklu ve hükümlülerin sağlık ve yaşam hakları devletin ve iktidarın güvencesi altındadır. Ancak iktidar tarafından teklif edilen bu düzenleme ile ortaya çıkmıştır ki, AKP-MHP bloğu yaşam ve sağlık hakkı bağlamında sadece kendisine yakın olanları düşünmektedir. Kendisine muhalif olanların yaşam ve sağlık hakkı ise açıkça ihlal edilmektedir. Bu iktidar ayrımcıdır. Muhalif duruşları nedeniyle tutuklu veya hükümlü bulunan siyasiler, geçmiş dönem milletvekilleri, belediye başkanları, gazeteciler, akademisyenler, sosyal medya paylaşımları ile düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olan yurttaşlar, öğrenciler bu düzenlemenin kapsamı dışında tutulmaktadır. İktidar kendisine muhalif olanların yaşam hakkını hiçe saymaktadır.” denildi.

Örgütler aynı zamanda yasanın hasta ve yaşlı, çocuklu tutuklu ve hükümlülerin, tahliye edilmelerini veya infazlarının ertelenmesini de kapsamadığının altını çizdi.

“Hukuk ve insan hakları örgütlerini ve kurumlarını, muhalif siyasi partileri, toplumsal muhalefetin bütün kesimlerini, sendikaları, dernekleri, meslek örgütlerini, vicdan sahibi bütün yurttaşları bu düzenlemeyi ve iktidarın bu ayrımcı ve insanlık dışı tutumuna karşı adaletin sesini yükseltmeye çağırıyoruz.” denilen açıklamada “Hırsızların, rüşvetçilerin, mafyanın, uyuşturucu u tacirlerinin, kadına yönelik şiddet uygulamış olanların, çocuk istismarcılarının, tecavüzcülerin faydalanacağı bir düzenleme, sadece iktidara muhalif olanları, düşünce ve ifade özgürlüğünü kullanmış olanları kapsam dışı tutmaktadır. Muhalif duruşları sebebiyle tutuklu ve hükümlü olanların kapsam dışında tutulmasını, bu insanlık dışı ayrımcılığı asla kabullenmeyeceğimizi bir kez daha ifade ediyoruz.” diye kaydettiler.

GAZETECİLERDEN ADALET ÇAĞRISI

Dışarıdaki gazeteciler de infaz paketinde tutuklu gazetecilerin de yer alması için kampanya başlattı. Gazeteci Dayanışma Ağı ve Haberin Var mı? platformu yaptıkları çağrılarla halkın haber alma hakkının korunması ve halkın gerçek bilgiye ulaşması için tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını istedi.