Kovid-19 salgının hızla yayıldığı bugünlerde Sağlık Bakanlığı'nın birçok özel ve vakıf hastanesini pandemi hastanesi ilan etmesinin ardından Kızılay’ın eylemsizliğine ve işlevsizliğine dikkat çeken CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, bu durumun kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Kızılay’ın uzun süredir ortalarda görünmeyişinin altını çizen ve Kızılhaç’ın birçok ülkede canla başla salgınla mücadele ettiğine dikkat çeken Beko, tıp merkezi, üretim tesisleri ve hastaneleri olan Kızılay’ın ortada görünmeyişini kurumsal iflas olarak yorumladı.

Son günlerde salgının hızla yayıldığını ve hastanelerde vaka sayılarının da olağanüstü arttığını hatırlatan Kani Beko, “Kızılay’ın Kayseri, Konya, İstanbul Kartal, Maltepe ve Bakırköy ilçelerinde tıp merkezi ve hastanelerinin bu süreçte ne tür bir işlev yüklendiğini sormak gerekir. Ulusal bir mücadele içinde olması gerekenler; oğullarını ve yakınlarını bir yerlere atayıp onları kariyer sahibi yapmanın ve şaibeli kurumlara aracılık dışında neye yarıyor, merak ediyorum” diye sordu.

Kani Beko

Avrupa’nın birçok ülkesinde Kızılhaç’ın canla başla mücadele ederken, Kızılay’ın reklamsever başkanının ortalıkta görünmeyişine dikkat çeken Beko, “acaba Manhattan'da olabilirler mi? Malum vakfın bir yurt inşaatı vardı. Onunla mı ilgileniyorlar, başkanın oğlunun keyfi yerinde mi, afiyette mi?

Salgının gittikçe artacağı ve tüm ülkeye yayılacağı maalesef her geçen gün daha da belirgin biçimde görülüyor. Virüs yayıldıkça yayılıyor. Yayılmayı sınırlandırabilmek için Güney Kore gibi olabildiğince test yapmak gerek. Ancak bu testleri satmışlar, hepsi satılmış. Ülkeye kalmamış. Şimdi fahiş fiyata yeniden almak için çırpınıyorlar. Sağlık çalışanları için yeterli maske, eldiven olmadığını söyleyenler Nisan sonunda üretime geçecekmiş. 150 yıllık tarihi olan dünyanın ilk Kızılay’ından yapılan açıklama içimizi parçalıyor ama artık şaşırmıyoruz. Varsın Kızılay yurtdışında camii ilaçlaya dursun, maske dağıtmaya devam etsin. Bu ülke insanı en zor gününde yanında olmayanları unutmayacağı gibi bu büyük badireyi de irfanıyla, dirayetiyle, dayanışmayla aşacaktır. Ülkenin hali meydanda. Ülkenin köklü kurumlarını kayırmacılık merkezine çevirdiler. Söyleyecek söz de kalmadı” diye konuştu.

Kızılay’ın kayırmacı başkanından değil ama kurumsal kimliğinden yanıt beklediğini vurgulayan Beko, “Kızılay Başkanı bir de sıkılmadan, ülkemizin sağlık sektörünün de dışa bağımlı olduğunu söylüyor. Nisan ayı sonunda üretime geçmeyi planlıyorlarmış. Aralık'tan beri ne yaptın. Kimleri nerelere atadın? Manhattan’daki bina için kimlere aracı oldun. 150 yıllık göz bebeğimizin saygınlığını yerle bir edecek hangi işlere giriştin? Sen onu söyle önce. Ciddiyetsiz, iş bilmez, saygısız tutumunuzun bedeli yurttaşların göz göre göre ölüme sürüklenmesidir. Beş aydır, bu virüsün dünya çapında yayılımı biliniyor. Tüm dünyada olağanüstü tedbirler alınıyor. Ülkemizi yönetenler ise kolonya dağıtmak istiyorlar. Hesapsızlıklarının sonucunu genciyle, yaşlısıyla bu toplum canıyla ödedi, ödüyor. Kendilerince tüm basiretsizliklerinin faturasını dış dünyaya kesecekler. Sermayeye kaynak, halk içinse kolonya ve dua dışında pek bir şey önermeyenlerin istifasını istemenin de bir anlamı kalmamıştır. Önceki Ulaştırma Bakanının başına gelen kamuoyunun malumudur. Yeni atanan ise daha Meclis’te yemin töreni yapılmadan koltuğa kuruluyor. İlk yaptığı açıklamada Millet yok. Millete hizmet yok. Milletin koltuğunda oturup birilerine yaranmanın gayretine tutulmuş. İşte yüzyılın sağlık felaketi karşısında içinde bulunduğumuz durumun özeti budur. Söyleyecek söz kalmıyor… Bu Halk, bu Millet yapılanları hak etmiyor” dedi.