İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener KRT TV'de Söz Meclisi'nde Çiğdem Akdemir'in sorularını yanıtladı.

Meral Akşener'in açıklamalarından satır başları:

Bizim konumumuzda olanlar yaş anlamıyla, tecrübe anlamıyla, Genel Başkan şapkamla herkese örnek olmak mecburiyetindeler.

Evde kalmak son derece zorluyor ama çalışıyoruz. Dijital teknoloji hayatımızda olduğu için günlük hayatım gene memleket meselesi, partimizin işleyişi, arkadaşımızın çalışmaları, onları birleştirmek gibi çalışmalarla geçiyor. Ama zorlu bir süreç.

Özellikle dikkat ediyorum ki, bazı yanlış anlaşılmalar var. 65 yaş üzeri insanların risk taşıdığına dair kanaat var. Ve bu insanların dışarı çıkması yasaklandı. Mesela o yanlış anlaşıldı. Onlar salgınla karşılaştıklarında ölüm riskiyle karşı karşıya kalıyorlar. Fakat genç nesil bu insanların taşıyıcı olduğunu düşündü. Sosyal medyada çirkin, hepimizi üzen konularla karşı karşıya kaldık. 

Gençler daha hafif atlatabilir diye bir bilgi var ama görüyoruz ki, İngiltere'de 22, Türkiye'de 33 yaşında gencecik insanlar için de tehdit unsuru. Virüsle ilgili net bilgiler yok, tevatür çok fazla. Bilim insanlarının söylediklerine dikkat etmemiz gerek. 

Herkes tehdit altında. Dün Sağlık Bakanı sayın Koca bir şey daha söyledi; herkes kendi OHAL'ini ilan etsin. Bilim Kurulu üyelerinin pek çoğu bireysel olarak yaptıkları açıklamalarda gencin - yaşlının bir süre zorunlu karantina diyeceğimiz bir süre evlerinde kalmalarını gerektiğini söylüyorlar. Koca'nın söylediği bireysel olaganüstü hal de bunun yapılması gerekliliğini ilan etmek.

Zorunlu karantinayı devleti yöneten iktidarın ilan etmesi gerektiğini bilim insanları da söylüyor. Dün sayın Koca da böyle bir cümle sarf ederek söylemiş oldu.
Bu niye olmuyor kısmına bakmamız lazım. Tek kişinin iki dudağı arasındaki sistemde yürüyoruz. Her şeyin başı sayın Erdoğan... Her konuda kendisinin kararına müracaat ediliyor.

Bir şey daha dikkatimi çekti. Bilgisayar üzerinden bir konuşmada MEB okulların açılma açılmama kararını sayın Erdoğan'a sordu. 'Tatilin devam etmesi gerektiğini düşünüyoruz, sizin fikriniz nedir' diye sorsa, bunu anlarım. 'Bu konuda emrinizi almak istiyorum' lafı olmaz.

Profesyonel bakış açısında karar verilir, onaya sunulur. Direk kararda Erdoğan'a gidilirse olmaz.

Bir şey dikkatimi çekiyor, valiler görevlendirilmiş değil. İçişleri Bakanlığı sürekli kararname çıkarıyor fakat bakanlığa bağlı görünür valiler görevlendirilmiyor. Valiler devletin ve hükümetin temsilcileridirler. Sağlık Bakanlığı'nın koordinatörlüğünde kurulan Bilim Kurulu olumlu bir harekettir. Bu kurulun benzerlerini valiler başkanlığında illerde yapmalısınız. Bu yok. Bir keşmekeş var. Bilim insanları öneriler getiriyor ve onların söyledikleri siyasi onaya tabi tutuluyor. Bu da olmamalı.

Bilim insanları zorunlu karantina uygulanmalı diyorlar. Hiç değilse 3 hafta uygulanmalı diyorlar. Bu bir hastalık, bir sağlık meselesi ve bir salgın. Ben doktor değilim, dolayısıyla bu konuda atılacak adımları söyleyecek olan bilim insanları. Onlar kendi aralarında konuşuluyor. Sızanlara baktığınız zaman, adına ister sokağa çıkma yasağı deyin, ister zorunlu karantina deyin, yapılması gerekliliğini söylüyorlar.