AKP'li Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı döneminde basın danışmanlığını yapan Karar gazetesi yazarı Akif Beki, eski AKP milletvekili Burhan Kuzu'nun yargıya baskı yaparak uyuştucu baronu Zindaşti'nin serbest bırakılmasını sağladığı iddialarını bugünkü köşesine taşıdı. 

Beki, "Burhan Kuzu şiddetle Burhan Kuzu'ya karşı. Biri yana yakıla neyi savunuyorsa, öbür kişiliği daha hararetle tam tersini!" düşüncesini dile getirdi. 

Beki,"Biri; İranlı uyuşturucu baronu Zindaşti'yi, hakimlere baskı yaparak serbest bıraktırdığı suçlamalarına ateş püskürüyor. Tanımam dedigi Zindaşti'yle yemek yerken fotoğrafı, vatandaşlık başvurusunda referansı, tahliyesi için arayıp baskı yaptığına dair hakim ifadeleri, en son da telefonla görüşme ve mesajlaşma trafiğini gösteren HTS kayıtları ortaya çıktı. Yine de yalanlıyor ilişkisini. Günahına girildiğini, yargısız infaza uğradığını, adının haksızca karalandığını, itibarına alçakça saldırıldığını ama masumiyetinin er geç yargıda kanıtlanacağını savunuyor." görüşünü savundu. 

Beki yazısında şunları kaydetti: 

Tepkisi, HTS kayıtlarını yayınlayarak suç işlediğini iddia ettiği Cumhuriyet gazetesi ile yargıyı kendisine karşı etkilemekle suçladığı Kılıçdaroğlu'na.

"Cumhuriyet Gazetesi, bu yaptığı alçaklığın bedelini yargı önünde ödeyecek. HTS kayıtlarını açıklamak suç, ifade vermediğim ise külliyen yalan.Yargılama sürerken HTS kayıtlarının açıklanması suçtur. Yalan ve iftiranın adresi olan Cumhuriyet hakkında suç duyurusunda bulunacağım. Yargıyı rahat bırakın. Cellatlık yapmayın" diye çıkışıp hukuk da öğretiyor...

"Sayın Kılıçdaroğlu, 6 Mart tarihinde ifade vermeye gittim. Grup toplantısında kurduğunuz cümleler doğru değil. Hukuki süreç devam etmektedir. Konuşmalarınızla yargıyı etkilemek istiyorsunuz. Bu sözler bir genel başkana yakışmıyor. Yargı bağımsızlığına olan saygınız bu mu" diye fırça çekip teklemeden ders de veriyor bir Burhan Hoca.

Öteki ise unutkan, aynı hukuki hassasiyetleri hatırlayamıyor. Anayasa profesörlüğü kapısına uğramamış gibi, o damarı hiç depreşmiyor. 

Talkını ele verirken, salkımı kendi yutmakta hiçbir sakınca görmüyor.

Yukarıdaki hukuk isyanının altında şu tivitleri hala duruyor mesela:

"Osman Kavala Henry Barkey ile tam 93 saat 34 dakika telefonla görüşmüş. Bir Türk vatandaşı, bir CIA ajanıyla bu kadar uzun süre ne görüşmüş olabilir?"

"Yabancı unsurların, Kavala davasına üst düzey temsilcileriyle ilgi göstermesinin ne anlama geldiği böylece daha iyi anlaşılıyor olmalı."

"Osman Kavala konusu gizemli! Duruşmasına neredeyse tüm Avrupa Ülkelerinin temsilcilikleri ve ABD tam kadro katıldı. Ayrıca CHP de tam kadro oradaydı. Peki Kavala’nın özelliği ve ayrıcalığı  nereden geliyor? Biri bunu açıklasın. Öyle ya! Öteki yargılananlara neden ilgi yok?"

Gördüğünüz üzere, Burhan Kuzu şiddetle Burhan Kuzu'ya karşı.

Biri yana yakıla neyi savunuyorsa, öbür kişiliği daha hararetle tam tersini!