Frankfurt yakınlarındaki Hanau kenti bir aşırı sağcı tarafından kana bulandı. 43 yaşındaki aşırı sağcı Tobias Rathjen, kent merkezinde Türkiye kökenli göçmenlerce işletilen iki nargile barını silahla bastı, aralarında 4 Türk'ün de olduğu toplam 9 kişiyi öldürdü.

CHP Yurtdışı Birlikleri, yaşanan katliamla ilgili yaptığı açıklamada, katliamın faili kadar bu katliama neden olan siyasal ve sosyal atmosfere de dikkat çekti.

"Hanau’da yaşanan bu vahşet, kişilik bozukluğu olan bir caninin sıradan davranışı sonucu gelişigüzel ortaya çıkmış değildir. O meczubu cesaretlendiren ve katliam yapacak kadar nefretle dolduran sosyal ve siyasal atmosferin yaratıcıları da bu katliamdan sorumludurlar." ifadelerine yer verilen açıklama şöyle:

Dünya ekonomisine ve siyasetine yön vermeye çalışan emperyalist güçlerin 50 yıldan beri dayattığı çirkin neoliberal politikaların kaçınılmaz bir sonucu olarak ırkçılık, ayrımcılık ve gericilik gibi insanlık ayıbı yapılanmalar giderek kendini daha çok hissettirmeye başlamıştır. Öyle ki, nefret suçları en geri kalmışından en gelişmişine bütün devletlerin en temel sorunları arasındadır ve dünya devletleri çağımızın en büyük sosyal tehlikesi olarak karşımıza çıkan bu gerçeklik ile yüzleşmek zorundadırlar.

Özellikle, demokrasiyi bir yaşam biçimi olarak benimsemiş olan çağdaş ülkelerin yöneticilerinin ve halkının bu konularda çok daha hassas davranmaları gerekmektedir. Yazılı basında, televizyon programlarında ve sosyal medya platformlarında fikir özgürlüğü gibi masum bahanelerin arkasına sığınılarak yapılan ırkçı ve gerici propagandalar, nefret suçlarını körüklemektedir.

Rakiplerden iki oy daha fazla alıp iktidara gelebilmek adına evrensel insani ve demokratik değerleri savsaklamak gelecekte içinden çıkılamayacak toplumsal sorunlara zemin hazırlamaktadır. Almanya’da aşırı sağcı bir partinin bazı bölgelerde iktidara gelecek oranda halktan destek bulmuş olması bir tesadüf olabilir mi? Almanya'da var olan kurumsal ve yapısal ırkçılığın üzerine yeterince gidilmediği kanısındayız.

Hanau’da yaşanan bu vahşet, kişilik bozukluğu olan bir caninin sıradan davranışı sonucu gelişigüzel ortaya çıkmış değildir. O meczubu cesaretlendiren ve katliam yapacak kadar nefretle dolduran sosyal ve siyasal atmosferin yaratıcıları da bu katliamdan sorumludurlar.

Faşizm bütün insanlığın düşmanıdır. Hiçbir ülkenin ırkçısı veya gericisi bir başka ülkenin ırkçısından veya gericisinden daha kıymetli değildir çünkü, nefret, ırkçılık ve gericilik birer insanlık suçudur.

Almanya Cumhurbaşkanı Sayın Frank-Walter Steinmeier’in Hanau’daki katliamda yaşamını kaybeden insanların anıldığı etkinliğe katılmış olması memnuniyet vericidir ama ırkçılık sorununu çözmek için daha ciddi adımlar atılması gerekir. Almanya gibi ırkçılığın en derin acılarını yaşamış çağdaş ve demokratik bir ülkenin devlet adamları, politikacıları ve yöneticileri daha sorumlu davranmak zorundadırlar.

Bu düşünceden yola çıkarak Alman devlet adamlarını ve yetkili kurumları gelişen bu tehlike karşısında yasal kısıtlamalar da dahil daha ciddi ve caydırıcı önlemler almaya davet ediyoruz. Aksi halde bugün Hanau’da, bir başka gün bir başka şehirde masum insanlar katledilmeye ve canımız yanmaya devam edecektir. Unutmamak gerekir ki, hiçbir şey insan yaşamından daha kıymetli ve daha kutsal değildir.

Cumhuriyet Halk Partisi Yurtdışı Birlikleri olarak Hanau’da yaşanan ırkçı saldırıyı şiddetle kınıyor, bu gibi acı olayların bir daha asla yaşanmaması için emniyet ve istihbarat birimlerinin ırkçı yapılanmalara karşı daha duyarlı olmalarını talep ediyoruz.

CHP Yurtdışı Birlikleri

Bildiriye imza veren Birlik Başkanları: