Mustafa Kemal Atatürk’ün vasiyeti doğrultusunda gelirleri TDK ile Türk Tarih Kurumu'na devredilmek üzere CHP'nin temsil ettiği İş Bankası'nın yüzde 28.09'luk hissesinin Hazine'ye devredimesi hazırlıklarını değerlendiren bankanın eski Yönetim Kurulu Üyesi Müslüm Sarı, bu sürecin bir "itibar suikastine" dönüştüğünü bildirdi.

CHP kontenjanından İş Bankası Yönetim Kurulu üyeliğine seçilen ve 2019'da bu görevinden istifa eden CHP Parti Meclisi Üyesi Müslüm Sarı, AKP'nin hisselere el koyma hazırlığını BirGün'e yorumladı.

 

Tartışmaların kendi yönetim kurulu üyeliği döneminde başladığını anımsatan Sarı, "Bankanın anonim ortaklığından dolayı altı, CHP kontenjanından dört üyesi var. Bir de dışarıdan üyemiz var. Bu üyelerin tamamı, hisselere el konulmasından endişe duyuyor. O dönemde yaptığımız toplantıda tüm üyeler bu duruma karşı çıkıyordu. Bankayönetimi endişe içerisinde. Bu uygulamanın hayata geçirilmesini istemiyorlar" dedi.

ERDOĞAN SUÇ İŞLİYOR

Hisselere el konulacağına yönelik söylentilerin ardından bankanın değer kaybetmemek için sermaye artırımına gittiğini bildiren Sarı, "CHP'ye yönelik atılan bu adımla bankaya itibar suikasti yapılıyor. Piyasa değeri düşüyor" dedi.

 

Söylentilerin Sermaye Piyasası Kanunu'na göre suç olduğunu ifade eden Sarı, "Açık bir biçimde suç işleniyor. Bu adımı Recep Tayyip Erdoğan dışında herhangi biri atsaydı mutlaka hakkında soruşturma başlatılırdı çünkü burada aslında uluslararası bir itibar suikasti mevcut.

Bankanın yabancı yatırımcıları, önünü göremediği bu süreçte hisselerini satarsa İş Bankası'nın en büyük sorunu o zaman başlar. Söylenti çıkararak hukuka güveni yok ederseniz bunun sadece İş Bankası'na değil, ülke ekonomisine de zararı olur. Unutulmasın ki bütçenin dörtte biri kadar yabancı sermayeye ihtiyaç var. Uzun vadede yabancı yatırımcının gözünü korkutup Türkiye'den çekilmesine vesile olmak üzereler" diye konuştu.

 


ASIL AMAÇ CHP'Yİ BİTİRMEK

AKP'nin Atatürk'ün vasiyetine rağmen CHP'nin hisselerini Hazine'ye devretmek istemesinin nedenlerine ilişkin olarak da Sarı, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Bu hazırlıkta en önemli neden, CHP'yi köşeye sıkıştırmak. 'Atatürk'ün vasiyetine bile sahip çıkamadılar' dedirtmek istiyorlar. Bu mesele bir hukuki tartışma üzerinden yürümüyor çünkü hukuken bu hisseler bağışlanmış. Birinci ve ikinci derece mahkemeler bu konuda karar vermiş ve uygulama kesinleşmiş. Bu, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusunun tasarrufudur. Yasal düzenleme yaparak engelleri aşamayacakları kadar kritik bir mevzu ile karşı karşıyayız."

İKİNCİ ADIM VARLIK FONU

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, kişiselleştirilmiş politik ajandaya sahip. 'Tek adam zihniyetini toplumun en ücra köşesine kadar yayma' motivasyonuyla bu ve benzeri işlemleri hayata geçirmeye çalışıyorlar. İş Bankası gibi Türkiye'nin en büyük özel bankasının dört yönetim kurulu üyeliğine el koymak, eş ve dostlarına bu üyelikleri peşkeş çekmek istiyorlar. Hazine bomboş, bütçe ciddi miktarda açık veriyor. En büyük özel banka önce Hazine'ye daha sonra Varlık Fonu'na devredilecek ve bir miktar sıcak para girişi sağlanacak. Bu gibi politik ve ekonomik nedenlerle vasiyetin çiğnenmesi ulusal ve uluslararası hukukta kabul görmeyecektir."