CHP'nin Meclis'e sunduğu, FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için hazırlanan önerge MHP ve CHP arasında tartışmalara neden olmuştu. MHP lideri Devlet Bahçeli bu konuda yaptığı açıklamada, " ‘Bunlar hangi partide varsa ortaya çıkartın’ diyoruz. Diyoruz ki, kim bunlar kardeşim? CHP’nin içinde varsa çıkartın, MHP’nin içinde varsa çıkartın, bürokraside varsa çıkartın, sağdan soldan görevlendirilmişler varsa çıkartın. Bazılarını ABD görevlendirmiş adı bağımsız… Biz bunu soruyoruz. Yoksa CHP’nin kuracağı komisyonun üç üyesiyle bu iş olmaz." demişti.

 

 

Hürriyet yazarı Abdulkadir Selvi de bugünkü köşesinde, "Bahçeli bu konuda önemli bir çıkış yaptı. Yurtta Sulh Konseyi’nin siyasi ayağının olup olmadığını tartışmaya açtı. 'Bize yetki versinler ortaya çıkaralım' dedi." diyerek Bahçeli'nin bir bildiği mi var diye sordu.

 

İşte Selvi'nin yazısının ilgili bölümü:

 

BAHÇELİ’NİN BİR BİLDİĞİ Mİ VAR?

CUMHURİYET Halk Partisi, FETÖ’nün siyasi ayağının araştırılması için bir önerge vermişti. Ancak hemen Meclis Genelkurulu’na getirmediler. CHP Grup Başkanvekili Engin Altay’la konuştum. “FETÖ’nün siyasi ayağıyla ilgili iddiayı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli gündeme getirdiği için önce MHP’nin bir önerge vermesini bekledik” dedi. MHP araştırma önergesi vermedi. Bahçeli, muhalefetin peşine takılmayacaklarını açıkladı. CHP teklifi grup önerisi olarak Meclis Genelkurulu’na getirecek. Büyük ihtimalle de AK Parti ve MHP oylarıyla reddedilecek.

FETÖ’yle mücadelede CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki yanlış söyleme imza attı.

 
1- 15 Temmuz kontrollü darbe iddiası,

2- 15 Temmuz darbe girişiminin kilit ismi Adil Öksüz’ün MİT bağlantısının olduğu iddiası.

Oysa CHP, 15 Temmuz darbesine karşı durmuştu. CHP milletvekilleri o gece Meclis’teydi. Darbecilerin bombaladığı Meclis’te demokrasinin yanında yer almışlardı. Geçmişte 27 Mayıs’ı desteklemiş, 12 Mart’a Nihat Erim’i Başbakan vermiş, 28 Şubat’ı alkışlamış, 27 Nisan e-muhtırasını onaylamış bir parti açısından 15 Temmuz, CHP’nin demokrasi sicilindeki en parlak sayfayı oluşturuyordu. Öyle ki 27 Mayıs’taki rolü nedeniyle ‘CHP artı ordu eşittir darbe’ denkleminin kurulduğu bir parti için 15 Temmuz’daki duruşları övgüye değerdi. Ancak CHP bunu uzun süre taşıyamadı. 15 Temmuz için tiyatro diyen FETÖ’yle aynı dili kullandı.

Kılıçdaroğlu da dile getirse de 15 Temmuz’un siyasi ayağının araştırılması konusu ise MHP Genel Başkanı tarafından gündeme taşındığı için önemliydi. Bahçeli bu konuda önemli bir çıkış yaptı. Yurtta Sulh Konseyi’nin siyasi ayağının olup olmadığını tartışmaya açtı. “Bize yetki versinler ortaya çıkaralım” dedi. Darbeciler 27 Mayıs’ta olduğu gibi doğrudan kendileri mi yönetecekti, yoksa sivillerden oluşan bir hükümet mi teşkil edeceklerdi? Bahçeli’nin bu sorusu o açıdan önemli. Bahçeli yoksa cevabını bildiği bir soru mu soruyor?