İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, Haber Global'de Erdoğan Aktaş ile Eşit Ağırlık programının konuğu oldu.

Ekrem İmamoğlu, 'Bir TRT dizisine 20-25 milyon lira para niye aktarsın İstanbul Büyükşehir Belediyesi? Sizin de televizyonunuz var, bir TV’ye bir program yapılacaksa buna sponsor olmak belediyelerin işi mi?'ifadelerini kullandı. 

Ekrem İmamoğlu'nun konuşmasından satır başları şöyle:

Vakıf ve derneklerle ilgili uygulamalarınız oldu. Bazı vakıf ve derneklere yapılan yardım veya ödenekler kesildi. Burada bir tartışma da var. Bunun siyasi gerekçelerle hatta rövanşist duygularla yapıldığı yönünde eleştirildiniz. Buradaki temel kaygınız neydi?

Çok tespitimiz var. Tek tek açıklamak istemiyoruz. Her birisi bir manzara oluşturacak ve biz bunları topluma deklare edeceğiz. Biz şuna yemin ettik: Şeffaf olacağız, hesap vereceğiz, varsa bir dönemin karanlık noktaları onu da insanların önüne koyacağız. Dini vakıflar diyorlar. Yanlış. Bizim hiçbir dini vakıfla ilgili sorunumuz yok. Çok saygın vakıflar var. Siz İstanbul’a hizmet ediyorsunuz ama tüm kaynaklarınızla 3-5 vakfa hizmet ediyorsanız o vakıflarla ilgili yönetici ve faaliyetlerine baktığınızda sizin adalet teraziniz ona müsaade etmiyorsa ben ona dur derim. Bütünüyle inceledik. Yüzlerce noktasında vakıfların kiralarını ödüyoruz. Yurt binalarını yapıyoruz anahtar teslimi. Tefrişine kadar veriyoruz, bir takım fiziksel ihtiyaçlarını da karşılıyoruz. Niye bir tek yatağı yok İBB’nin? Benim kapımı bir sürü öğrenci çalıyor. “Bana yurt olanağı sağla diyor”. Büyükşehir belediyesinin niye bir tek yatağı olmaz. Yasal olumsuzluklar engelse gidereceğiz. Belediyenin yurdunun olmasının ne sakıncası olabilir.  

Yasal bir engel var mı bununla ilgili? 

Var. İstanbul’un kamuya ait en sağlıklı ve güvenilir vatandaşın kendi oylarıyla seçip hayata kattı ilk sıradaki kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’dir. Belediye iştirakleriyle vereceğiz bunu. Adrese teslim vakıf niye? Bir fayda üretecekseniz şartname hazırlar ihaleye çıkarsınız. Böyle bir şey de yok. 100 yataklı yurdu verdiniz, 30 yatağı mı benim? Belediyenin bir avantajı mı var? Anadolu’dang elen bir garibanı ben oraya yerleştirebiliyor muyum? Hayır. Biz Belediye’nin mülklerini ve varlıklarını en doğru şekilde hayata kazandırmakla ilgili mesuliyetimiz var. Biz bunu yerine getirdik. Göreceksiniz 100 milyonlarca lira bu kaynakların yatırımlara dönüşmesi, bir takım hizmetler üretmesi konusunda çok verimli bir İBB dönemini yaşatacağız.

Geçici hizmet veren alanlar üretirsiniz. Bir diziye sponsor olmazsınız öyle bir yapıyı insanlara kazandırırsınız. 

Bu ne demek? 

Bir TRT dizisine 20-25 milyon lira para niye aktarsın İstanbul Büyükşehir Belediyesi? Sizin de televizyonunuz var, bir TV’ye bir program yapılacaksa buna sponsor olmak belediyelerin işi mi? Onu bir yapımcı yapar. TV bundan reklam alır, para kazanır. Bu ve bunun gibi sorgusuz sualsiz yapılan harcamalardan biz İstanbul halkının cebinden çıkacak lüzumsuz paraları kurtarıyor ve tekrar İstanbul halkının cebine sokuyorsak tekrar ediyorum bunu ilk alkışlayacak ve memnuniyetini dile getirecek olan bu kadim kentin geçmişte belediye başkanlığını yapmış ve bu güzel kentin bir hemşehrisi olarak Sayın Cumhurbaşkanı’dır.  

Yanlış yapılan bir şey varsa biz zaten bunun hesabını veririz. Bakın şimdi müfettişler geldi Sayıştay’dan. Uzun zamandır gelmemişler. Gelsinler. İnceleme yapacaklar. Biz orada hesap vermek üzere görev yapıyoruz. Hesabını veririz.

İBB veya iştirakleri bir televizyon dizisine 25 milyon TL sponsorluğu mu var?

Sadece bir iştirakinden 12.5 milyon lira bir anlaşma. Bir diziye… Bunun gibi başka tespitlerimiz de var. Bütün bu israf kalemlerine her gün çalışılıyor. Bu iş magazinsel bir iş değil. Bana diyorlar ki, niye gidip Yenikapı’da araçları açıklamadın. Diğeri de diyor ki, orası şov yeri mi. Ben üzülüyorum. Ben hicap duyuyorum. Mutlu olmuyorum ki. Rakamları gördükçe de üzülüyorum. Kamu yöneticisi kim olursa olsun vicdanı sızlar. Yapılmayacak işlerin tümünü tabii ki vatandaşlarımızla paylaşacağız. Hatta arkadaşlarıma talimat verdim. Bütün iştiraklere talimatım şudur. 31 Aralık itibariyle bana, İstanbul halkına rapor vereceksiniz. Çünkü ben İstanbul halkına anlatacağım. Ne zaman göreve geldik? 6 aylık bu süreçte tespit ettiğimiz israf kalemleri, konuları, yaptığımız tasarruflarla elde ettiğimiz artı değerler tümüyle bunu İstanbul halkına şeffaf bir şekilde anlatacağız.

 

Özellikle mali durumla ilgili çok sıkı çalışan bir ekibimiz var. 2019 için öngörülen 23.8 milyar liralık bir gider bütçesi var. Şu anda yaptığımız çalışmalarla yıl sonunda 20 milyar liranın biraz üzerindeki gider bütçesiyle yılı tamamlayacağız. İştirakler hariç İBB’nin bütçesi. Elde ettiğimiz tasarruf rakamlarıyla gider bütçesini minimize etme çabası. 

Masrafları kısıyoruz, yetim ailelere, şehit ailelerine yapılan yardımlara zam da yaptık. Daha da yapacağız. Ben taahhütleri ocak şubat aylarında verdim. Önümüzdek bazı sorunlar var evet. Beklenti de yüksek. Bundan da mutluluk duyuyorum. Bütün bunlara çalışıyoruz. Aile sigortası denen son yılların en değerli tanımını hayata geçireceğiz. Bütün ailelerin gelirle ilgili raporunu ortaya çıkardıktan sonra açlık sınırının altında hiçbir aile kalmasın istiyoruz.

Biz açlık sınırın altındaki bir ailenin gelirini açlık sınırının üstüne kadar tamamlayacağız. Nakdi yardım da var ama sütünü de ekmeğini de yardım edeceğiz. Tüm yardımlarımızı tek bir sistem üzerinden kimseyi rencide etmeden, vatandaşın evine teslim ederek, kartını vererek Ocak ayının ilk çeyreğine kadar hayata geçireceğiz. 16 Ekim Dünya Gıda Günü’nde süt dağıtımına ilk kez başlıyoruz. 

Başvurular da olacak. Biz de çalışıyoruz. Yaptığımız çalışmaya göre 1 yıllık araç tasarrufundan 8-9 nüfusu yoğun ilçelerde yapacağımız dağıtımın bedelini karşılıyor. İstihdamla ilgili çalışmalara başladık. Devletin raporları bile 4 gencin birinin işsiz olduğunu söylüyor.