GERÇEK GÜNDEM - CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Parti Meclisi Toplantısı öncesi güncel ve siyasal gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulunuyor.

Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Yüzüncü yılı Sivas'ta kutladık. Şimdi buradayız. Bu süreç içerisinde hep beraber görüyoruz ki iyi yönetilen savrulan Türkiye gerçeği var. Hepimize sorumluluklar düşüyor

82 milyon kişiye, komşularımıza, dünyaya karşı sorumluluklarımız var. Bunun bilincinde hareket etmeliyiz. Güzel haberler de geliyor. Sevinçlerimizi de üzüntülerimizi paylaşacağız.

DÜNYA İKİNCİSİ OLAN SÜMEYYE BOYACI'YA TEŞEKKÜR

Engelli bir kardeşimiz Sümeyye Boyacı gümüş madalya kazandı. CHP olarak bütün üyelerimiz adına kendisine teşekkür ediyoruz. Bayrağımız göndere çekildi. Onun verdiği katkıyı sıradan bir kişi veremez. Azim ve kararlılıkla sorunu aştı.

Sümeyye Boyacı

12 EYLÜL

Acılar dedik. Birisi de 12 Eylül. Öncesinde ve sonrasında çok kişi hayatını kaybetti. Fidan gibi gençlerimiz birbirlerini öldürdüler. Sonra bunlar hapishanede buluştular. İki taraf da yaapılan yanlışları gördü.

TEKİN BİNGÖL'ÜN YENİ KİTABI

Tekin Bingöl, 'CHP'li olup kaç kişi hayatını kaybetti' diye bir araştırma yaptı. 'Canlar Pahasına Özgür Türkiye' isimli. Bu ilk adım devamının gelmesini isteriz. CHP'liler elit derler ya hep. Anadolu'nun değişikyerlerinde yaşam mücadelesi veren kardeşlerimiz onlar.

Yeni bir siyaset anlayışını Türkiye'ye getirmek istiyoruz. Kavgadan uzak bir siyaset anlayışı. Herkesi kucaklayan, her insana saygı duyduğumuz bir siyaset anlayışı. Eleştiri yapacağız, bilgiye dayalı bir eleştiri anlayışı.

CHP eleştiriyorsa bir şey olduğunu vatandaş bunu bilmeli. Kimin çıkarı için, bu ülkede yaşayanların çıkarı için. Kimseyi ötekileştirmeyeceğiz. Aynı vatanda yaşıyorsak niçin bir başkasını ötekileştirelim? www.gercekgundem.com 'un toplantıdan derlediği habere göre Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle sürdürdü:

Yeni siyaset felsefemizin özünde yatan budur. İktidar sahipleri bazen belirgin bir şekilde bu ayrımı yapıyorlar. Şehitler 82 milyonun onurudur.  Hepimiz şehit yakınlarına sahip çıkıyoruz. Şehitleri ve şehit yakınlarını 15 Temmuz'da ve diğerleri diye ayırt edemezsiniz. Biz bunlara karşı çıktık siz 15 Temmuz'u destekliyorsunuz dediler. Hayır. Şehitler arasında ayrım yapılmasına karşıyız dedik.

ANNELER

Toplumun gündeminde anneler var. Anne için evladın ne kadar değerli olduğunu ancak anneler bilir. Çocuk hastalandığında anne de hastadır. Hayatı bir anlamda çocuğuna bağlıdır. Kendisinden daha iyi bir yaşam standardı sağlamasını ister. Her çocuk annesinin turnasıdır. Anneler arasında da bir ayrım yapılıyor.

Cumartesi Anneleri, Diyarbakır Anneleri. Nasıl bir ayrım? İkisi de çocuklarını istiyor. Bir anne Diyarbakır'da diyor ki: "Benim evladım geri gelmeyecek, sizin ki inşallah gelir."

Bu tabloya baktığımızda annelerin hukukunu savunmak gerekmiyor mu? Cumartesi Anneleri 702 haftadır evlatlarının fotoğrafını taşıyarak kimseye bir söz söylemeden oturuyor. Evlatlarının mezarını istiyor.

Diyarbakır Anneleri. Onların da evlatları var? Bu annenin acısı yok mu? Oda ister evladının gelmesini, üretmesini, alın terini dökmesini, evlat sahibi olmasını. Oğlunu askere vatan savunması için göndermiş. Ama terör örgütü kaçırmış.

Bakanlarla görüştüler. Ben aktardım yetkililere. Bu çocukların kurtarılması lazım diye. Yetkili değiliz elimizde güç yok. Yetki sahibi olanlar güç sahibi olanlar gitmiş annelerle oturuyor.

SÜLEYMAN SOYLU'YA SERT SÖZLER

Sen bakansın (Süleyman Soylu). Senin görevin sorunu çözmek, ne diye gidip oraya oturuyorsun? Çözeceksin sorunu. Acıyı çözmek. Yetki, imkan, güç, ordu, vali general sende. Diyarbakır Annesi'nin elinde sadece bir feryat var.

Süleyman Soylu HDP Diyarbakır İl Başkanlığı'nın önünde çocukları için eylem yapan Diyarbakır Anneleri'ni ziyaret ederek merdivenlere oturmuştu...

Şimdi anneleri de bölüyorlar. Yazık olan da bu. Anne annedir. İnsanlığın sürdürülebilirliğini sağlayan en önemli bir aktör. Acısını paylaşmak ortak görevimiz.

Vatandaş oy veriyor. İktidara geliyorsunuz. Vatandaşı bölmeyecek kutuplaştırmayacaksınız.  Bölerseniz ne olur? Adaletin içini boşaltısınız. Ne demiş Hz. Ali: Devletin dini adalettir.

Kimse kimseye baskı yapmasın diye adalet oluşturulur. Devlet adaletsizliğin kaynağı olursa toplum vicdanı derin yaralar alır. Her insanın varlık nedeni adalettir. Siz adaletsizliği besliyorsanız ciddi sorunlar doğar.

Adalete duyulan güven yerlerde sürklenirse bundan en büyük zararı vatandaş görür. Adalete güvenin yüzde 30'lara dştüğü görülüyor. İktidar sahiplerinin oturup düşünmesi lazım. Adalete sadece bizim ihtiyacımız yok. Bütün canlıların adalete ihtiyacı var.

Bu kadar yüce bir kavramın içini hangi iktidar boşaltabilir. Boşalttılar. Son 5 yılda uluslararası araştırmalarda Türkiye hukukun üstünlüğü konusunda 50 basamak geriye düştü. Adaletsizlik konusunda dünya rekoru. Bütün dünya Türkiye'de adaletsizlik olduğunu söylüyor.

CUMHURİYET ÇALIŞANLARI

Cumhuriyet Gazetesi çalışanlarına bakalım. Haksız hukuk yere yattıklarını herkes biliyor. İçeriden çıkamıyorlar. En sonunda çıktılar. Haksız bir şekilde içeride yatmalarının hesabını kim verecek?

Cumhuriyet yazarları tahliye sonrası

EREN ERDEM

Eren Erdem. PM üyemiz. Aylardır hapiste. Hiçbir delil yok. Sanıyorlar Eren Erdem fikirlerinden, yazdıklarından vazgeçecek. Eren Erdem'i idam da etseniz inandıklarından vazgeçmez. Siz FETÖ ile kol kola gezerken o kitaplar yazıyordu.

FETÖ BORSASI

Osman Kavala, yazarlar, askeri öğrenciler hapiste. Yeşil dolarları olanlar dışarıda. FETÖ borsasını önce AK Parti kanadından dillendirdiler. Orada da vicdanlı insanlar var. Bastıran parayı dışarı çıkıyor. İzmir'deki cinayeti unutmadık.

FETÖ ile hala iç içe olanlar devletin protokolünde yer alıyor. Beyefendi gitmiş Erdoğan'ın avukatları ile görüşmüş. Dünyanın parasını ödemiş. Hakimi savcısı korkudan dava açamıyor.

AK Partili, Ülkücü kardeşlerime sesleniyorum. Adalet hep beraber. Yazık günah. Adalet hayatın her alanında var. Gidip çiftçiye, esnafa sorun. Alın teri döken herkese sorun. Bu ülkede gerçekten adalet yok. İktidar sahibi olup adalet arayan yok. Adalet Reformu yapacağız. Meclis tatilde. Gider toplanırız çözeriz olayı. Ama birilerinden izin almadan olmuyor. Tek adam rejiminin getirdiği bu.

Türkiye kuralsız yönetiliyor. Bağımsız hangi kurum var? Bütün kurumlar dönüp Saray'a bakıyor. Ne söyleyecek diye? Göreviniz ne? Atın onları robotları koyun.

TANK PALET FABRİKASI

Tank Palet fabrikasını sattılar. Bana dünyadan bir örnek gösterin. Hangi ülke fabrikasını başka bir ülkenin fabrikasına satar. Resmi Gazete'yi gösterdik. Ses çıkmadı.

DEVLET BAHÇELİ'YE 1105 SAYILI KARAR ÇAĞRISI

Cumhurbaşkanlığı'nın ikinci bir kararı var 1105 sayılı karar var. Resmi Gazete'de yayınlanmıyor.

Bahçeli'ye sesleniyorum 1105 sayılı kararı Erdoğan'dan al ve açıkla. Tarihi görevin. Ya da açıklayacaksın ya da Katar ordusuna fabrikayı peşkeş çeken iktidarı desteklemeyi keseceksin.

FAİZ

Ben bu ülkeyi tıpkı sizler gibi seven bir insanım. İnsanıma hizmet etmek istiyorum. Bir ülkenin silah fabrikası başka bir ülkeye peşkeş çekilemez. Havuz medyasının Yeni Şafak'ın 82 Milyon faizciye çalışıyor. Manşetini hala saklıyorum. Bu ülkenin 82 milyonunu Londra'daki bir avuç tefeciye mahkum ettiler.

Kimlerin mahkum ettiğini açıklarsan gazetecilik görevini açıklamış olacaksın. 17 yıldır yöneten kim, bakan kim? Sen bu soruyu soracak mısın? Sorarsan gazetecilik görevini yapmış olacaksın.

Hep söylerim. Londra'daki bir avuç tefeciye ülkeyi mahkum ettiler. 170 buçuk milyar dolar faiz ödedik. Sadece son 7 ayda her gün ortalama 49 milyon 767 bin 46 dolar faiz ödedik. Tank Palet 50 milyon dolar para bulamadın diye Katar ordusuna peşkeş çekiliyor. Her gün 50 milyon dolar faiz ödüyorsun. Her bir saatte 2 milyon 73 bin 644 dolar faiz ödüyoruz.

Memleketi bu hale kim getirdi? 17 yıl önce bu yoktu. Bütün bunlar hepimizin ortak değerlendirmesi gereken konular gideceğiz anlatacağız. Bu ülke bizim ülkemiz. Bu ülkeyi demokratik yollarla kurtaracağız. Kavga etmeyeceğiz anlatacağız. Hepimizin düşünmesi lazım. Bu işin particiliği yoktur. Kurtuluş Savaşı'nda şehitler vermiş ülkemi tefecilere teslim etmek istemiyorum.

Teslim alınan bu yapı Türkiye'yi dış politikada maceraya sürüklüyor. Suriye'de ne işimiz var? Hangi egemen güçler Türkiye'yi Suriye bataklığına sürükledi. Erdoğan, 'Bizi yalnız bıraktılar' dedi. Biri sırtını sıvazladı.. İstediklerini yaptı. Sonra çekip gitti. Sanane? Darmadağın ettiler Suriye'yi.

AKP'nin SURİYE SINIRINI İSRAİL'E PEŞKEŞ ÇEKMESİ

Toplumda unutuyor. Bazen unutuyoruz. İlk adım Suriye sınırındaki mayınlı alanı temizleyip yabancı bir devlete 44 yıllığına vermekti. Kim o devlet İsrail. İtiraz ettik. Yapmayın etmeyin dedik. AYM'ye gittik. AYM iptal etti.

Esad üzerinden bir şey başlattılar. Geldiğimiz noktaya bakın. Herkes karda zarar gören tek ülke var. Türkiye. Geçmişte dost olan iki ülke. Bir süre sonra birilerinin telkiniyle düşman ilan edildiler.

O sınır boyu tamamen İsrail'e verilseydi ne olacaktı? Bize niye AYM'ye gidyorsunuz diyorlar? Ülkemizi doğamızı sevdiğimiz için. Türkiye neden bu tuzağa düşürüldü. Yönetim yok Türkiye. Bütün bunlara rağmen yetkileri bir kişiye verdiler.

Orta Doğu'nun kabile şeyhleri bize meydan okumaya başladılar. Suriye'yle haangi gerekçeyle kavga ediyoruz. Egemen güçlerin Suriye'den çıkması lazım. Türkiye, İran, Irak ve Suriye'nin Orta Doğu işbirliği teşkilatı kurmasını istiyoruz. Akrabalık illişkilerimiz var. Hangi gerekçeyle bu oyuna geliyoruz. Hepimizin, AK Partili kardeşlerimizin oturup düşünmesi lazım. Vatanseverlik Milli İstihbarat Teşkilatı'nın terör örgütüne teslim edilmesi değildir.

ERDOĞAN'A ESAD ÇAĞRISI

Türkiye'nin dış politikasını Amerika ve Rusya belirliyor. Esad da diyor ki 'ülkemde terörist istemiyorum'. Çıkın kardeşim. Esad'la konuş diyorum. Asıl aktörle konuşacaksın. O da sen de toprak bütünlüğünü istiyorsun. Kendi ülkenin çıkarını savunacaksın. Bundan da bir haberler. Kimsenin umutsuzluğa kapılmaya hakkı yoktur. Niçin? Bu ülkede CHP vardır.