CHP İzmir Milletvekili Kani Beko, Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının görevden uzaklaştırılarak yerlerine kayyum atanmasından bir an önce geri adım atılması çağrısı yaparak, “Bu açıkça seçmen iradesine yapılan gasptır, halka rağmen iradeye yapılan bir darbedir, demokrasi ve hukuk devleti adına bir utanç tablosudur” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi İzmir Milletvekili Kani Beko, İçişleri Bakanlığı’nın görevlerinden uzaklaştırarak kayyum atadığı Diyarbakır, Van ve Mardin belediye başkanlarının görevlerine bir an önce iade edilmesi çağrısı yaptı.

Yaptığı açıklamada halkın iradesinin yok sayıldığı vurgusu yapan CHP’li Beko, “Halkın oyuyla seçilmiş belediye başkanlarının görevden alınması ve yerlerine kayyum atanması maalesef ilk kez karşılaştığımız bir durum değil. Halk iradesinin bu değersizleştirilme çabaları artık bir seçmen yıpratma siyasetine dönmüştür.

Hatırlarsanız KHK ile 85’e yakın belediyeye kayyum atanmıştı. AKP biz bu belediyeleri kesin alırız hesabı yaptı ama son yerel seçimde halkın büyük tepkisiyle karşılaştı. Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de kaybettiler; onunla kalmadı 16 milyon insanın yaşadığı İstanbul’da kaybettiler, Ankara’da kaybettiler.

Kayyum atanan 85 belediyenin hemen hemen tamamını kaybettiler. Halk AKP’ye bir ders vermiş oldu aslında ama pek ders almış gibi değiller. Demokratik yollarla ve kanunlara uygun olarak seçimlere girmeye hak kazanmış ve halkın iradesiyle başkanlık makamına getirilmiş kişilerin seçim öncesi var olan soruşturma ve kovuşturma dosyalarından dolayı görevden alınmaları demokrasi adına çok vahim ve üzücü bir olay.

Bu açıkça seçmen iradesinin gaspı, halkın iradesine yapılan bir darbedir. Demokrasi ve hukuk devleti adına bir utanç tablosudur” açıklamalarında bulundu.

DİĞER BELEDİYELERE DE ATANMAYACAĞININ GARANTİSİ YOK!

Görevden almaların gerekçesi olarak adli soruşturmanın selametinin gösterilmesini eleştiren CHP Milletvekili Kani Beko, şunları dile getirdi: “Belediye başkanlarının dışında binlerce kamu kuruluşunda adli soruşturması olan görevliler var. Özellikle son dönemlerde sosyal medya üzerinden açılan davalara da bakarsak ülkede rekor düzeyde açılmış soruşturma var.

Bu rekor düzeydeki soruşturma için herkes görevden mi alınacak. Öğrenciysen okuldan, doktorsan hastaneden, iş yerinde çalışıyorsan 3-5 ay işten mi uzaklaştırılacaksınız.

Bu kafalarla bu ülke yönetilmez. HDP ve CHP’li belediyelere kayyum atandığını gördük, yaşıyoruz. Yarın diğer belediyelere de kayyum atanmayacağının bir garantisi yok.

Bundan sonra bu topraklarda ya diktatörlük olacak, ya da demokrasi olacak. Halkın vermiş olduğu oy kutsaldır. Belediye başkanları seçimle geldiyse seçimle gitmeleri gerekir. Anayasa’nın 2’nci maddesinde belirtilen hukuk devleti ilkesi gereğince idari mercilerin eylem ve işlemlerinin sınırı yalnızca ve yalnızca hukuktur.

Görevden alınan arkadaşlarımızın devam eden soruşturmaları varsa mahkeme kararlarının beklenmesi gerekiyor. Aksi takdirde sınırı ve sonu olmayan keyfi bir sistem oluşur ki bu da kabul edilemez. ‘Susma sustukça sıra sana gelecek’  sloganı şimdi daha bir anlamlı.

Halkımızın özellikle görevden alınan belediye başkanlarına, demokrasiye, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmalarını istiyorum. Seçme ve seçilme haklarına sahip çıkılmazsa, keyfi ve lütufkar hale gelen, tek adam yönetim anlayışı yerleşecektir. Bu asla kabul edilemez!”