Açıklamada, kayyım atama usulünün olağan dönemlerde uygulanmasının hukuka ve siyaset kurumuna olan güveni zedeleyeceği, hukuka aykırı uygulamalarla çözüm aramanın doğru olmadığı belirtildi.

Açıklamada şu ifadelere yer verildi:

"Merkezi idarenin yerel yönetimler üzerindeki vesayetinin kaldırılması veya en azından zayıflatılması beklenirken 2016 yılında 5395 sayılı Belediye Kanunu'nda yapılan değişiklik ile mevcut vesayet güçlendirilmiştir. Seçilmiş olmak hiç kimseye suç işleme imtiyazı vermez ancak suç işlediği iddiasıyla görevinden uzaklaştırılan seçilmiş bir kişinin yerine bakanlık veya valilik tarafından geçici de olsa atama yapılması 2016 yılında yapılan değişiklik ile 'kanuni' hale getirilmiş ise de 'hukuki' değildir. Hukuka aykırı uygulamalarla çözüm aramak doğru değildir. Ancak, olağanüstü durumlarda istisnai olarak başvurulabilecek bir uygulama olması gereken kayyum atama usulünün olağan dönemlerde de uygulanması hukuka ve siyaset kurumuna olan güveni daha da zedeleyecektir".